Akvaryumdaki Tiyatro

akvaryumdaki tiyatro

Behiç Ak’ın Günışığı Kitaplığı için yazıp resimlediği “Gülümseten Öyküler”e bir yenisi daha eklenmiş. “Akvaryumdaki Tiyatro” adlı 8. gülümseten öykü diğer Behiç Ak kitapları gibi kendi yaptığı resimlerle süslenmiş güzel ve yalın ve doğru bir dil kullanılarak yazılmış. Ve hakikaten hem gülümseten bir öykü hem de akılda kalıcı ve ilginç öğelerle beslenmiş güzel bir kitap ortaya çıkmış. Köy havası, doğallık, içtenlik ve kültürel öğeleri kitapta çok güzel bir anlatımla ele alarak, Behiç Ak çocuklara çok güzel bir tablo çizmiş.

 

 
Gelelim öykümüze, Balıklı köyün ahalisi balıklara o kadar düşkünmüş ki televizyon yerine evlerindeki akvaryumlarını izlemeyi tercih ederler ve mutlaka her evde bir akvaryum olurmuş. Günler geçtikçe  balıklı köyün doğasını çok sevip uzun zaman önce yerleşen Martin’in ingilteredeki arkadaşlarına yazdığı özendirici mektuplar sayesinde ingiliz arkadaşları da tek tek gelip köye yerleşmeye başlarlar. Derken köye bir gün bir yönetmen düşer! maksadı bir film çekmektir ama  yönetmenin senaryosu köy ahalisinin pek hoşuna gitmez, çünkü senaryoda onlara  göre bir rol yoktur. Köyde yaşayan insanlar hep beraber toplanıp bu konuyu konuşurlar, kimisi köy için iyi olur der kimisi kötü. Ortak bir uğraşları vardır o da  her birinin filmde bir rol kapmaya çalışmasıdır, böylece yönetmenin aklına girip ortaya çok değişik bir senaryo çıkartırlar. Bu arada herkes kendini çekilecek filme o kadar kaptırmıştır ki köydeki büyük tehlikeyi yani gölün sularının çok fazla yükseldiğini  filmde hiçbir rolü olmayan zühtü den başaka kimse farketmez. İşin ciddiyetini anlayan Zühtü ise artık filmde bir rol almayı değil hem köyü yükselen sulardan nasıl kurtaracağını hem de balıkları akvaryuma hapsetmeden izlemenin çarelerini aramaya başlar. Zühtü düşünür taşınır en sonunda bir çıkar yol bulur ve herkesi bu drumdan haberdar etmesi gerekir. Böylelikle kitabın sonu çok güzel bir dayanışma ve sorumluluk örneğiyle neticeye bağlanıyor.

Behiç Ak’tan yeni bir “gülümseten öykü”! Acaba akvaryumdan dışarıyı seyretmeyi hiç denediniz mi?
Galata’nın Tembel Martısı, Güneşi Bile Tamir Eden Adam ve Pat Karikatür Okulu ile küçük büyük her yaştan okuru etkileyen usta sanatçı Behiç Ak,  “gülümseten öyküler”inin sekizincisinde, doğal yaşama saygıya, insanı kalıplara sokan kent yaşamına dikkat çekiyor. Okurlarını bu kez “cennet”ten bir köşe olarak tanımladığı bir dağ köyündeki çok renkli yaşama konuk eden yazar, seyredenle seyredilenin çelişkisini tartışırken marka çılgınlığını ve modern kent yaşamını da eleştiriyor. Sanatçının özgün renkli desenleriyle canlanan, mitoloji ve halk kahramanlarıyla zenginleşen eğlenceli kitap, çocukları sorunlara yaratıcı çözümler geliştirmeye özendiriyor.

Toroslar’ın eteğindeki Balıklı Köy’de tertemiz bir göl vardı. Gölün balıklarını köy halkı öyle severdi ki, her evde bir akvaryum kurulmuştu. Gölün suları yükselmeye başladığında, nasılsa alçalır deyip hiç oralı olmadılar. Çünkü hepsi de, “gökten düşen” yönetmenin çekeceği filmle ve senaryodaki rolleriyle ilgileniyorlardı son günlerde. Doğal yaşam özlemiyle Balıklı’ya yerleşen İngilizler’den biriyse, yönetmenin kafasını iyice karıştırmıştı. Aralarında bir tek küçük Zühtü, göl sularının köyü kaplamaması için çözüm arayıp duruyordu…

  • Akvaryumdaki Tiyatro
    Yazan ve Resimleyen: Behiç Ak
    3-8 yaş, 114 sayfa
    Renkli resimli
    Kuşe kâğıt
    Günışığı Kitaplığı
Reklamlar

Akvaryumdaki Tiyatro” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Eve Giden Küçük Tren | Kitap Günlüğü | Hint Cevizi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s