Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor

kırmızı başlıklı kızBeate Teresa Hanika “Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor” adlı kitabıyla çocuk istismarı yani konuşulması bile zor olan bir konu üzerine dikkatleri çekmeyi başarmış ve bu konudaki duruşunu ödülle ispatlamış bir yazar. Bu bol ödüllü kitabında da bizi Malvina adlı bir kızla tanıştırıyor ve Malvina’nın 14 yaşında girmesine iki hafta kala yaşadıklarına tanık ediyor. Malvina henüz 13 yaşında fakat yaşına çok ağır gelen bir sırrı var, yıllar öncesine dayanan ve hala devam eden. Malvina onu dinlemeyen babası, onu dinliyormuş gibi yapan evden uzakta okuyan bir abisi, migrenin arkasına sığınıp tüm gün yataktan çıkmayan bir annesi, ve pek iyi anlaşamadığı ablası ile beraber yaşıyor. Ayrıca ailesinin iteklemeleriyle ilgilenmek zorunda kaldığı yalnız bir büyükbabası ve yıllar önce verdiği tuhaf bir söz var bu nedenle ailesinin şiddetli iletişimsizliği bir yana Malvina’nın en büyük sorunu büyükbabasıyla.. Bir de en yakın arkadaşı var tabii, günlerini onunla geçirmekten keyif aldığı ve kaybetmekten korktuğu arkadaşı Lizzy..
Tüm bunların gölgesinde Malvina’nın içinde debelendiği ve kimsenin bilmediği içi farklı dışı farklı bir dünyası var.. Çift taraflı bir hayat yaşıyor tıpkı küçükken olduğu gibi…bir Malvina büyükbabasının evindeyken diğer Malvina ise parkta oyun oynuyor. Kitabın dilinin olabildiği kadar akıcı olmasındaki en büyük etken sanırım bu süreçte yaşadıklarını Malvina’nın ağzından dinlememiz.  Böylelikle onun nasıl düşündüğünü neler hissettiğini en derinden görebilme imkanımız oluyor. Malvina bu iki hafta içinde gel gitler yaşıyor, tamam diyor anlatacağım yardım isteyeceğim ama yapamıyor ya dinlenmezlerse ya gerçekten sorun bendeyse düşüncesi adım atmasıne engel olan bir bağ gibi ayaklarına dolanıyor onu tökezletip düşürüyor ve herkesin arkasında bırakıyor. Ama kimse onun bu çırpınışlarını göremiyor bazılarıysa görmek ve duymak istemiyor. Büyükbabasının göçmen komşusu bir şeylerin ters gittiğini sezinlediğinden herşey için çok geç olmamasını umarak Malvina ile konuşmayı deniyor. O ise kaçıyor kabullenmek istemiyor korktuğu şeyler karşısına dikilince, hep bastırılmış olduğundan o korkulara karşı glecek gücü kendinde bulamıyor. Malvina ne kadar sussa da içindeki çığ artık büyüyor ve ona getirdiği güçle çıkışlar yapmaya çalışsada bir dayanağı olmadığı için geriye çabucak iniveriyor. Büyükbabasının “sonra senin hakkında ne düşünürler” diye Malvina’nın bilincine işlediği korku en yakın arkadaşını ve sevgilisini kaybetme korkusuyla birleşip ağırlaşınca sırrını onlardan uzağa iyice derinlere gömmeye çabalıyor. Ama yaşadılarından sonra cesareti sounda yakalamayı başaran ve artık bağırmayı öğrenen biri oluyor. Benim tüm gün okuduğum bir kitap oldu, hem insan ruhunu altüst edici olup aynı zamanda kendine bu denli bağlayarak okutturması  yazarın haklı başarısının bir kanıtı olmalı.

“Babam bu sabah odama geldi; oda kapısını çok kararlı bir hareketle arkasından kapadı ve çalışma masamın sandalyesine oturdu. Tuhaf bir görüntüydü bu, çünkü oraya hiç oturmaz, odama neredeyse hiç gelmez. Bir süre yatağımın üzerindeki posterlere baktı, beğendiğim şarkıcıların posterlerine. Lizzy ile benim fotoğraflarımıza ise özellikle uzun uzun baktı, bir arkadaşımın olduğu daha önce hiç dikkatini çekmemiş gibi. ´Demek meşhur Lizzy bu,´ dedi ve sadece Lizzy ya da en iyi arkadaşın Lizzy değil de meşhur Lizzy demesi hiç hoşuma gitmedi.

  • Kırmızı Başlıklı Kız Ağlıyor
    Özgün Adı: Rotkäppchen muss weinen
    Yazar: Beate Teresa Hanika
    Türkçeleştiren: Ayça Sabuncuoğlu
    212 sayfa, Roman
    On8 Kitap
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s