Dedem ve Ben


Dedem ve Ben,  bir büyükbaba ve torunu arasındaki esprili ve sevgi dolu bir ilişki üzerine oldukça iyi yazılmış bir kitap.
Dedesinin durmaksızın krep pişirmesi ve en sonunda evde oluşan krep yığınlarını sabah akşam yiyerek bitiremeyince sorunu bir domuz alarak çözmeye çalışmalarıyla başlıyor ikilimizin öyküleri. Olgun ve akıllı bir torun ve eğlenceli oyunlar icat eden bir dede düşünün çocukların hayal dünyalarında ne kadar eğlenceli bir atmosfer oluşur değil mi. Büyükbaba ve torun hakkındaki bu öyküler kesinlikle sık sık  yazılan tipik hikayelere benzemiyor.
Eksantrik dede ve onun farklı torununun küçük sakin ve kendilerine özgü bir dünyaları var kitapta, oldukça değişik dede torun diyalogları çıkıveriyor yolumuza ve o dünyada buluveriyoruz kendimizi. Bir kız çocuğunun ağzından dinlediğimiz kitaptaki öyküler büyük babasının yalnız yaşadığı evinde geçiyor, torun ve dedesinin gün içinde yaşadıkları eğenceli olaylar parça parça bölümler halinde sunuluyor okuyuculara. Başka bir baskın karakter olmadan sadece dede ve torun arasındaki yakın ilişki aktarılıyor, bunu güçlendirmek için olsa gerek dede ve torunun isimleri bile geçmiyor sayfalarda.
Ciddi ve enteresan şeylerle dolu tek tük cümleler ve kısa diyaloglar ise kitaba farklı bir hava katıyor, tatlı bir yalınlıkla sizi kavrıyor ve bir saniye bile bırakmıyor.

Çiftliğinde yalnız yaşayan dedesini ziyaret etmek kahramanımız torun için hep eğlence, hep macera dolu. Gün gelir dedesi krep pişirmek için kolları sıvar ama kendini öyle kaptırır ki durmak bilmez. Mutfakta krep yığınları yükseldikçe yükselir, imdatlarına bir domuz yetişir. Bir başka gün torun dedesine “dünyanın en iyi dedesi” madalyası takmak ister ama dedeyi ikna etmek kolay olmayacaktır. Dede torun 1 Nisan’da en muzip şakaları kim yapacak diye kıyasıya yarışırlar. Derken bir gün dedesi çatıya çıkıp da aşağıya inmeye cesaret edemeyince işi çözmek yine toruna kalır…

Savaş gerçeğiyle yüz yüze kalan bir çocuğun kaygılarını konu eden Geçtigitti Geçtigitti Geçtigitti adlı yapıtıyla büyük ilgi gören Marjolijn Hof yeni kitabıyla ikinci kez Türkçede. Akıcı diyalogları, gerçekçi kahramanlarıyla okurlarına şapka çıkartan ödüllü yazar, Dedem ve Ben’de bir dedeyle torunun renkli, eğlenceli, gülünç maceralarını anlatıyor. Çocukların güle eğlene okuyacağı bu kısa öyküler tek bir mekânda, dedenin bahçeli evinde geçiyor. Kahramanlar ise isimsiz, kimliksiz. İşte bu yalınlığın içinde hayal gücü dolu komik bir anlatım ve dede torunun sıcacık ilişkisi ışık saçıyor. Yeri geliyor dede torunu dizginlemeye çalışıyor, yeri geliyor roller değişiyor. Dede torun çılgın oyunlar oynayıp bugünün tadını çıkarıyorlar ama diyaloglarında incelikle yer bulan değişim, büyümek-yaşlanmak gibi gerçekler de öykülere farklı bir boyut kazandırıyor. Hem komik hem sürprizlerle dolu bu öyküler, okunmayı fazlasıyla hak ediyor.

  • Dedem ve Ben
    Orijinal Adı: Mijn opa en ik en het varken Oma
    Yazan: Marjolijn Hof
    Resimleyen: Judith Ten Bosch
    Hollandacadan Çeviren: Burak Sengir
    Hayy kitap, 128 sayfa
Reklamlar

Dedem ve Ben” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s