Çıplaklar

çıplaklarIva Prochazkova’nın dikkatleri üzerine çeken çarpıcı romanı “Çıplaklar”, ergenliğin o kendine has çıplaklığını duyguların çeşitli halleriyle harmanlayarak bizlere sunuyor.
Kitapta beş farklı gencin ergenliğin en çıkmaz dönemlerinde yaşadığı sıkıntılarına şahit oluyoruz. Bu beş genç, yani Sylva, Filip, Niklas, Robin ve Evita… hepsi bir arkadaş gurubu olup birbirini tanımasa da kesişen yaşantılarında ergenlik, aşk, kendini bulma ve ebeveynlerle yaşanan sorunlar gibi beliri ortak paydaları var. Kısa süren bölümler halinde karşımıza çıkan gençlerden kimi bir kitap kurdu, kimi okuldan kaçıp kendini doğaya vuruyor, kimi eksik, kimi de bir arayış içerisinde… “Çıplaklar” çarpıcı cümlelerle birleşen ustaca bir anlatım sonucu ortaya çıkan etkileyici bir kitap ve bence yaz tatilinde çantada olması gerekenlerden bir tanesi. Ayrıca yazarın oldukça enteresan bir hayat hikayesi var, okumanızı tavsiye ederim.

Hayatla çıplak temas… hem çok güzel, hem çok acıtıcı! “Yaşın ilerledikçe, giyinmeye başlarsın. Giderek daha fazla tabaka edinirsin, bunlar seni duyarsız kılar. Bütün toplum çıplak kalsaydı, önce birbirimizi kucaklar, sonra da toplu harakiri yapardık.” “Kendini çıplak hissetmiyor musun artık?”Babası yavaşça ve üzgün bir ifadeyle başını iki yana sallıyor.”Belki de o kadar çok tabakam yoktur, ama doğrudan temas benim için bir mucize olurdu.” “Yani bütün bunlar… şimdi yaşadıklarım… geçecek mi?” “Büyük ihtimalle evet. Maalesef.”

Çıplaklık nedir? Giysisizlik mi? Gençlik mi? Ayıp mı?.. Giysilerimizden arınmak, çıplaklığın tek hali mi? Kumaşlara sarındığımız anda sonlanıyor mu çıplaklığımız? Hayat bizi tüm gerçekleriyle çevreler, toplumun gözünde tanımlar, kurallarıyla kısıtlar, normlarıyla biçimler, sistemleriyle düzenler, tenimize nüfuz etmeye çabalarken, mücadeleye çırılçıplak girişmek midir zor olan, katman katman, zırh zırh giyinmek mi? Peki, ya geçince çıplaklığımız; sona erer mi üşümemiz?

Kendin olmak, tenine temas eden hayata karşı ne kadar giyineceğini keşfetmekten, bu hayatın içinde kendini bulmaktan geçer. Belki bulanık bir nehirde, yakınlaşamadığın bedenlerde, yaşama pamuk ipliğiyle bağlı bir dostun varlığında, özüne erişemediğin bir rüyadan uyandığında ya da kendine çizdiğin sınırların ötesine baktığında… Çek yazar Iva Procházková, ergenliğin kaçınılmaz “çıplaklığını” ve hayatın yakıcı “soğuğunu”, Berlinli beş gencin kesişen yaşamları üzerinden anlatıyor.

  • Çıplaklar
    Özgün Adı: Die Nackten
    Yazar: Iva Procházková
    Çeviri: Ayça Sabuncuoğlu
    326 sayfa
    Roman
    ON8 Kitap
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s