Foucault’yu Sayıklamak

Fukoyu Sayiklamak KPK NEWPatricia Duncker’ın ödüllü ilk romanı “Foucault’yu Sayıklamak” ON8 Kitap’ın yeniler rafında kısa bir süre önce boy göstermeye başladı. “Foucault’yu Sayıklamak”, ince ince işleyen kurgusu ve olabildiğince özenli diliyle yazarlığın ve okurluğun sağlam tutkusuna açıklıkla değinen oldukça cesur ve etkileyici bir hikaye sunuyor.
Kitapta karşımıza çıkan şey bir yanda yazarının peşine düşen bir okur diğer yanda okuru için yazan bir yazar, yani sizin anlayacağınız derinlikli bir okur-yazar ilişkisi.
Kitapta bahsi geçen Paul Michel gerçek bir yazar değil ama öyle olmasına rağmen kitabı bitirene kadar sanki gerçekte öyle bir yazar varmış hissine fazlasıyla kapıldığımı farkettim. Bu anlamda yazarın kalem kullanmaktaki başarısı kendini kat kat göstermiş diyebilirim. Kitapta Paul Michel-Foucault mektuplaşmalarının yer aldığı bölüm is ayrı bir hoşuma gitti. Son olarak Foucault hakkında bilgi sahibi olanlar Paul Michel karakterinde ve kitap genelinde bir sis bulutu misali kendini hissettiren Foucault’nun izini rahatlıkla bulacaklardır. Meraklılarının kitabı bu yaz okumadan geçmemesini öneririm.
Herkese iyi okumalar…

Genç doktora öğrencisinin Paul Michel kitapları üzerine tez hazırlarken çaıştığı kütüphanede yine kendisi gibi tez hazırlayan bir öğrenci olan Germanist’le yolları kesişir.  Adını bilmediğimiz genç öğrenci, o zamana değin Paul Michel hakkındaki tezinde pek de ilerleme kaydedememiş bir haldeyken hayatına Germanist’in girmesi ve o baskın tarzıyla onu, bir akıl hastanesinde olduğu zannedilen  Paul Michel’i bulması için iteklemesiyle ucu açık bir yola dönüşü olmayacak bir şekilde girmiş olur. Öğrenci nerede nasıl bir halde bulacağını bilmediği ödüllü eşcinsel Fransız yazarı için Fransa yollarına düşmesiyle artık sadece onun metinleri üzerinde çalışmayacak, onunla yüz yüze konuşup neler düşündüğünü de öğrenme fırsatı yakalayacaktır.

Her şey bir doktora teziyle başladı. Öğrencinin, Fransız yazar Paul Michel üzerine hazırladığı tez, alelade bir akademik çalışmadan farksızdı. Cambridge Üniversite Kütüphanesi’nin tozlu rafları, profesörlerin bıkkın bakışları, metinlerin alışıldık incelemelerinden örülü bir yolda, anlamlar ve çağrışımlar arasında ilerliyordu.
Şikâyeti de yoktu, heyecanı da.

Oysa, birileri bu heyecanı fazlasıyla duyuyordu. Öğrenci, satırların ardındaki kişiye dokunmak üzere olduğunun ve benzerini tatmadığı duygulara doğru sürüklendiğinin farkında değildi… İngiliz yazar Patricia Duncker, metinle çıkılan özgün yolculuğun ve okurla yazar arasındaki saklı tutkunun izini sürdüğü ödüllü romanıyla ilk kez Türkçe’de.

“Hep birlikte bekledik. Ellerim, Paul Michel’le görüşmemin engellenebileceği korkusuyla terden sırılsıklam olmuştu. Durgun, esintisiz havada ve yapay ışık altında oturup lekeli spor ayakkabılarımı izleyerek, kendimi sefaletin kollarına bıraktım. Sonra bir mucize oldu. Bir el usulca omuzuma dokundu. Başımı kaldırdım ve Paul Michel’in bana hınzırca sırıttığını gördüm; dünkü bembeyaz önlüklü hemşire de hemen arkasında duruyordu.”

  • Foucault’yu Sayıklamak
    Özgün Adı: Hallucinating Foucault
    Yazar: Patricia Duncker
    Türkçesi: Murat Özbank
    252 sayfa
    ON8 Kitap

1951’de Jamaika’da doğan Patricia Duncker, Cambridge’deki Newnham College’da İngiliz dili ve edebiyatı okudu. Oxford’daki St Hugh’s College’da İngiliz ve Alman Romantizmi üzerine doktorasını tamamladı. Hayatının önemli bir kısmını yolculuklara ayıran yazar, yılın belli zamanlarında Almanya’da ve Fransa’da dersler veriyor. 2007’den beri yaşadığı Manchester’da Romantik Dönem, Victoria Dönemi ve çağdaş İngiliz edebiyatı üzerine dersler vermeyi sürdürüyor. İlk romanı Foucault’yu Sayıklamak’la (Hallucinating Foucault, 1996) hem Dillons İlk Roman Ödülü’nü ve McKitterick Ödülü’nü kazandı, hem de başka ödüllere aday gösterildi. Miss Webster and Chérif (Bayan Webster ve Chérif, 2006), The Strange Case of the Composer and his Judge (Bestecinin ve Hâkiminin Tuhaf Davası, 2010), Monsieur Shoushana’s Lemon Trees (Mösyö Shoushana’nın Limon Ağaçları, 1997) ve Sophie and The Sibyl (Sophie ve Kâhin, 2015) yazarın dikkati çeken kitapları arasında. Aynı zamanda, Sisters and Strangers: An Introduction to Contemporary Feminist Fiction (Kız Kardeşler ve Yabancılar: Çağdaş Feminist Edebiyata Giriş, 1992) ile yazarlık ve edebiyat üzerine yazılarının yer aldığı Writing on the Wall (Duvara Yazmak, 2002) adlı incelemeleri de bulunan, edebiyat üzerine pek çok deneme ve makale yayımlayan Duncker, akademisyenliğin yanı sıra editörlük de yapıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s