Kızıl Dosya

Bu güzel Sherlock Holmes macerasını iki sene önce okuduğumda buraya eklediğimi sanıyordum -ne yazık ki unutmuşum.. Kasım ayının başında yaptığım hızlı bir kütüpane ziyaretinde elim yine Kızıl Dosya’ya gitti ve (beraberinde iki kitapla) mutlu mesut eve döndük. Böylece kitabı güzel ve kasvetli bir kasım günü yeniden okuma fırsatı buldum. Zaten çizgi roman okumayı çok severim, bir de işin içinde Sherlock Holmes olunca daha bi zevkle okudum! bu da kitabı kütüphaneden ikinci kez almış olmamı haklı çıkarıyor sanırım :)  Benim gözümde “Kızıl Dosya” Sherlock Holmes ile Dr. Watson’ın tanışıp 221b baker street’e taşınmalarını içerdiği için daha bi özel. Hem çevirisi hem de özellikle çizimleriyle enfes bir uyarlama olmuş. Çok beğendim! Eğer bir sahafta karşıma çıkarsa mutlaka kitaplığıma ekleyeceğim.

“Renksiz hayat çilesinin içinden kızıl bir cinayet ipliği geçer…”
Kana bulanmış odada bir ceset bulunur, ama üzerinde tek çizik bile yoktur. Duvara bir ismin bir bölümü yazılmıştır. Ardından bir nikâh yüzüğü ortaya çıkar… Sherlock Holmes’un izini sürdüğü Londra’daki bir evden Amerika Vahşi Batı’sına uzanan bu çarpıcı öykü, onun çıkarım bilimi için emsal vaka oluşturuyor, ancak yeni arkadaşı Dr. Watson için en büyük esrar, Sherlock Holmes’un ta kendisi.
“…ve bizim görevimiz onu çözmektir!”

 

Reklamlar

İda ve Mila Kuş Gibi

Hafize Çınar Güner’in ismini daha önce başka bir kitapla duymuştum, şimdi ise “İda ve Mila Kuş Gibi” adlı kitapla okuma fırsatı buldum.
İda ve Mila sahilde karşılaşıp arkadaş olan iki küçük çocuk. Mila bir hayal kuruyor, kuş olup uçma hayali. İda ise merak ediyor. Martılar, kargalar, kırlangıçlar… acaba Mila hangisi gibi olmak istiyor.
Bizim severek okuduğumuz İda ve Mila’nın hikayesini 2 yaş ve üzeri minik okurlar için Hafize Çınar Güner yazmış, Müjde Başkale resimlemiş. Sanırım İda ve Mila’nın devam kitapları da gelecek…

  • İda ve Mila Kuş Gibi
    Yazar: Hafize Çınar Güner
    Resimleyen: Müjde Başkale
    Yayınevi : Dinozor Çocuk

İda ve Mila iki yakın arkadaştır. Birbirleriyle oyuncaklarını, yiyeceklerini, giysilerini ve boyalarını ama en çok da hayallerini paylaşırlar.
Bu iki arkadaşın renkli ve çocuksu dünyasında bir geziye çıkıyoruz.
Bu gezide İda bize kuşları tanıtırken Mila da kulağımıza hayallerimizi fısıldıyor.
Hayata, doğaya, hayvanlara ve hayallere dair sımsıcak öyküler bu seride seni bekliyor!
İda ve Mila’ya eşlik edip, keşfe çıkmaya hazır mısın? Okumaya devam et

Kristina Digman ile Sanat Atölyesi

Bu haftanın başında katıldığımız etkinliklerden biri de Kumkurdu’nun çizeri Kristina Digman ile sanat atölyesiydi. Günler öncesinden etkinlik programında çocuklarla beraber yapılacak bu sanat atölyesini görünce öyle heyecanlandım ve mutlu oldum ki anlatamam -bu heyecanı ancak Kumkurdu kitaplarını okuyup bağrına basanlar bilir ;) Kumkurdu ile çizimlerine hayran olduğum çizer kalkıp Ankara’ya gelecek ben de heyecandan ölmeyeceğim-mümkün mü? Bir de atölyede kullanılacak doğal malzemeleri taa İsveç’ten toplayıp getirmiş ki dışarı her çıktığımda eve ceplerimde yaprak, dal vb. ile dolu dönen benim için bu malzemeleri incelemek tarifsiz bir mutluluk kaynağıydı. Kristina Digman ile buluşup güzel bir sanat etkinliği gerçekleştirmenin yanı sıra kendisinin yazıp resimlediği kitapları da inceleme fırsatı bulduk. Hakkında pek çok şey öğrendik, bol bol güldük ve çok eğlendik. Çok güzel bir gündü!

 

Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali

Ankara’da 9-16 Kasım tarihleri arasında Çocuklar için harika bir festival düzenlendi. Öncesinde neymiş bir bakayım dedim ve içeriğine şöyle bir baktıktan sonra hiç vakit kaybetmeden bir program belirledim. Sürekli evire çevire incelediğim festival kitapçığının içinde ise şöyle yazıyordu “Düş kurmanın bile lüks olabildiği çocuk yaşamlarını, o yaşamlardan yansıyan çığlıkları, dertleri, umutları da görünür kılmayı kendimize görev edindik. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali’nde birlikte olmak dileğiyle…”. Biz de fırsatımız varken hem filmler hem de atölyeler ile dolu dolu olan bu festivali kaçırmak istemedik. Böylelikle Mete’yle beraber İsveç çocuk edebiyatı sergisini gezip çok merak ettiğimiz filmleri izledik. Çocuklara yönelik birbirinden güzel çeşitli filmler dublajlı ve altyazılı olarak belirli bir program dahilinde sunuldu. “İlk Festivaline Gelsene” diye çağrı yapan bu güzel organizasyonda Mete’de ilk festival filmini izlemiş oldu. Benim dikkatimi en çok çeken filmlerden bazıları şunlardı: Ma vie de Courgette/Kabakçığın Hayatı, Die Sennerin und ihr Sohn/Yaylacı Kadın ve Oğlu, The Last Norwegian Troll/Son Norveç Trolü, Emil und die Detektive/Emil ve Dedektifler.

Bizim izlediğimiz filmlerden biri de Pija Lindenbaum’un “Siv sover vilse” adlı kitabından uyarlanan “Siv Sleeps Astray/Siv’in Uykudaki Yolculuğu”ydu. Benim bu filmden isveç’te ilk gösterime girdiği zaman haberim olmuştu ve acaba bizim de bir gün izleme fırsatımız olur mu diye düşünmüştüm ki festival programında görünce çok çok sevindim. Ve tabii ki gözlerimi kırpmadan izledim :)

Bu arada Burada Çocuk Büyüyor adlı İsveç çocuk edebiyatı sergisini gezerken çok hoşumuza giden bir şeyle karşılaştık -türkçesi tam olarak nedir bilemiyorum- hani şu fotoğraf çekim panosu/face in hole-photo board denilen şeyden vardı, hem de Pippi Uzunçorap’lı! Hiç durur muyuz hemmen denedik ve Pippi Uzunçorap olarak kameralara mutlulukla gülümsedik :)