Değirmenler Vadisi

Noelia Blanco’nun yazıp Valeria Docampo’nun eşsiz resimlemeleriyle süslediği “Değirmenler Vadisi” uzun zamandır beğenerek okuduğumuz kitaplardan biri.
Okuyanların içini umutla dolduran masalsı bir havaya sahip yapısıyla dikkat çeken kitap düşlerinin peşinde koşmayı bırakan insanlarla dolu bir vadide ufacık bir düşün ve o düşün peşine düşmenin ne denli değişimlere kapı araladığını anlatıyor.

Öncelikle söylemeliyim ki kitabın kapağının dokusu çok hoş, kadifemsi bir yapısı var ve elinize aldığınızda ne kadar farklı olduğunu daha okumadan hissettirebiliyor.
Bir de şu sayfaları yuvarlak kenarlı olan kitapları epey bi seviyorum. Bu nedenle kitap benim gözümde bir artı daha kazandı ;) Ayrıca üfleyip uçuşturmayı pek sevdiğimiz püf çiçeklerine rastlamak da mutluluk vericiydi.

Değirmenler Vadisine her şeyi en iyi yapan makinelerin gelmesiyle başlıyor tüm olanlar. İnsanlar zamanla hayal etmeyi rüzagar ise esmeyi bırakıyor bu vadide. Her şey şu en iyi makinelerin kontrolüne geçse de vadinin bir köşesinde kendi halinde yaşayan, küçük, kızıl saçlı bir terzi olan Anna ufak tefek söküklerle yetinmek zorunda kalsa da hayallerinden vaz geçmez. Ve günün birinde tıpkı kendisi gibi hayallerini saklayan Bay-Kuş’a rastlar…

  • Değirmenler Vadisi
    Özgün Adı: La Vallee des Moulins
    Yazan: Değirmenler Vadisi
    Resimleyen: Valeria Docampo
    Çevirmen: Gülce Göyçen Karagöz
    Sayfa Sayısı: 40
    Yayınevi: Abm Yayınevi

Değirmenler Vadisi’nde birbirine benzeyen erkekler, kadınlar ve çocuklar yaşarmış. Bir gün, herşeyi en iyi yapan “Makineler” gelmiş.
İşte bu makineler orada yaşayan insanların düş kurma yeteneklerini unutturmuş onlara. Oysa öncesinde insanlar kurdukları düşleri kendileri gerçekleştirmeye çalışırlarmış. Ama artık öylesine tembelleşmişler ki düş kuramaz olmuşlar.
Bu tehlikeli durumdan nasıl kurtulacaklar ki acaba? Kim onlara yeniden düş kurmayı armağan edecek ki?

Reklamlar

Sen de Hayal Edebilirsin

sen-de-hayal-edebilirsin“Sen de Hayal Edebilirsin” büyük küçük bütün okurlara Oriane adında küçük bir kız sayesinde hayal gücünün ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatan çok tatlı bir kitap!

Minik Oriane daha beşikte yatan küçücük bir bebekken teyzesinin bir seyehat sonrası ona gtirdiği pelüş hipopotamı -yani ‘Dudu’yu- yanından hiç ayırmayacak kadar çok seviyordur. Zaman geçer Oriane Dudu’yla beraber gün geçtikçe büyür. küçük Oriane bu zaman içinde Dudu ile maceralardan maceraya koşar, kimi zaman bir uçakta kimi zaman bir teknede türlü türlü oyunlar uydururlar. Fakat bir gün Oriane ne yaparsa yapsın Dudu hiçbir tepki vermez olmuştur.

Dudu’nun durgun halini anlamlandırmaya çalışan Oriane, durumu anne ve babasına anlatır. Oysa ne annesinin ne de babasının Dudu’nun sadece bir pelüş oyuncak olup hreket etmemesinin normal olduğunu söylemekten başka yaptıkları bir şey yoktur. Oriane hayal gücünün çoktan yitirmiş büyüklerden umudunu kesince güneşe, koca meşe ağacına hatta gerçek bir hipopotama bile danışır. Ancak aradığı yanıtı bir türlü bulamaz. Ta kii umutları tükenmiş bir halde bankta otururken yanına yaşlı bir adam gelene kadar…

Bu kitabı okuyup da hayal gücü muhteşem bir şey, keşke kıymetini daya iyi anlayabilsek, keşke çocukluktaki o saf hayal gücünü hiç yitirmesek diye iç geçirmeyen yoktur sanırım :)

Kitapta genel anlamda hüküm süren sakinlik bana çok huzurlu geldi. Son kısımda çıkıp gelen yaşlı amca ve kara kedi çok hoştu, bi’de son sayfadaki değişim beni gerçekten çok etkiledi. Gerek konusunun o naif işlenişi gerekse güzel renkli resimlemeleri ile bu kitabı çok beğendim. Herkese seve seve tavsiye ederim. Kitabın ciltli oluşu ve sayfalarının köşelerinin sivri değil de yuvarlatılmış olması ise gözümden kaçtı sanmayın :)

Küçük Oriane’a, teyzesi son yolculuğundan dönerken çok güzel bir hediye getirdi.
Yumuşacık ve çok sevimli, pelüş bir hipopotamdı bu. Oriane pelüş arkadaşını o kadar çok seviyordu ki yanından ayırmıyordu.
Bu arkadaş onu dinleyen, onun duygularını anlayan bir arkadaşa dönüşmüştü. Ama bir gün ona yanıt vermez oldu ve Oriane bunu kime anlatsa kimse böyle durumun gerçekleşeceğine inanmıyordu. Pelüş hiç böyle şeyler yapar mıydı?

Yaşamınızda kendinize çok yakın hissettiğiniz ve koynunuza alıp yattığınız ve varlığından yaşam keyfi aldığınız oyuncaklarınız vardır değil mi?
Kim bilir onlara neler anlatmışsınızdır?
İşte öykümüz de onu anlatıyor.
Hayal edin her şey olsun!hayal-edebilirsin

  • Sen de Hayal Edebilirsin
    Özgün Adı: Imagine
    Yazar: Charlotte Belliére
    Resimleyen: Ian De Haes
    40 sayfa
    Abm Yayınevi