Ne Güzel Bir Haber! : Can Yayınları’nın Web Sitesi Yenilendi

Sevdiğim yayınevlerinin web sitelerini çoğunlukla yeni çıkan ve yayına hazırlanan kitaplar hakkında daha fazla bilgi edinmek için sık sık ziyaret ederim. Geçtiğimiz aylarda kitaplarından tadımlık bölümler sunan Can Yayınları web sitesini yenilenmek üzere kısa süreliğine kapatmıştı-ve bana göre hiç de kısa sürmedi-. Nihayet geçen gün yeni sitenin yayına açıldığını gördüm ve gördüklerim karşısında çok çok mutlu oldum -gözlerim ekrana yapıştı desem yeridir-. Sitenin yeni görünümünün sadece kitap satan, ne yazar ne çevirmen ne de başka başka konular hakkında okura varlığını hissettirmeyen, düz bilgilerden başkasını sunmayan bazı yayınevi sitelerine alışmış bünyelere ilaç gibi geleceği kesin. Öyle güzel ve öyle nitelikli bir web sitesi yapmışlar ki öve öve bitiremem sanırım :) Sevmediğim bir bölüm yok ama en sevdiğim bölümlerin başında ‘bir kitap çok kapak’ ve ‘video’ geliyor. Şurada ise site editörü Berrak Göçer’in okurlara bir mektubu var. Umarım devamlı güncelleyip dinamik kalmayı başarırlar. Bazı eksikleri var -bence en büyük eksiği çocuk kitapları bölümü olmaması- ama sitenin beta aşamasında olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor. Çocuk bölümü eklemeyeceklerse keşke Can Çocuk’un web sitesini de yenileseler. Ve keşke diğer yayınevleri de bu tür nitelikli bir girişimde bulunsa…

Henüz yenilenen web sitesini ziyaret etmediyseniz buradan buyrun —> https://canyayinlari.com/

İnceleme fırsatı bulanlara da Can Yayınları’nın yeni web sitesinde sizin en çok beğendiğiniz şeyler neler oldu? diye sorayım :)

On Dokuz Numaralı Oda

on-dokuz-numarali-oda Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Doris Lessing’in bu yıl bitmeden okumayı umduğum dilimize yeni çevrilen kitabını da bitirmenin huzurunu yaşıyorum bir süredir.
“On Dokuz Numaralı Oda” adlı yirmi tane öyküden oluşan bu kitapta keskin duygularla yoğrulmuş öyküler bizi bekliyor. Hiç kuşkusuz bu öykülerin ortak noktası ikili ilişkiler ve bu ilişkilerdeki kadın rollerinin dikkat çekici bir noktada olması. Yazar hakkında bir feministlik tartışması yaşansa da kaleminden çıkanlara bakınca özellikle kadınların özel hayatlarındaki sorunlarını ve konumunu yansıtış şeklinden hangi tarafta olduğu net bir şekilde ortada. (Yazarın bu konudaki duruşu bazılarının tektipleştirdiği feministlik kalıbına uymadığı için de kendisine yöneltilen feminist yakıştırmasını da asla kabul etmemiştir.)
Her biri dikkatle okunası güzel ve vurucu öyküler içeren bu kitabı okuduğum için çok mutluyum. Kısa öykülerinden özellikle bazıları çok etkileyiciydi -mesela kitaba adını veren on dokuz numaralı oda öyküsü- Gerçekçi bir yankıya sahip bu öykü seçkisini ve güzel bir romanını okuduğum değerli yazarın diğer kitapları için listemde mutlaka bir yer ayarlayacağım.

“Hayatları, kuyruğunu ısıran bir yılan gibi görünüyordu.”

“Doris Lessing için kişisel yaşamlar, kişisel günahlar, kişisel mutluluklar tarihin birer parçasıdır; o yüzden de Lessing kısa öykülerinde bile yaşadığı dönemin tarihini yazar ve o dönemin vicdanını yansıtır.” Lorna Sage, Observer Eleştirmen Sage’in belirttiği gibi kişisel deneyimlerden evrensel genellemeye açılan Doris Lessing, feministlerin kendisinden beklediği anlamda feminist olmadığını ısrarla vurgulasa da, yine de bütün yapıtlarında şaşırtıcı bir analiz gücüyle kadınları ve onların sorunlarını ön plana çıkardı. İsveç Akademisi de, Lessing’e Nobel Edebiyat Ödülü’nü verirken karar gerekçesinde onun bu özelliğini şu sözlerle vurguladı: “Kuşkuculukla, hararetle ve hayal gücüyle kadın deneyimlerinin destanını yazan yazar.” Usta yazarın bu kitabında herkesin hem kendini bulacağı hem başka ülkelerin insanlarıyla ortak duyguları paylaşacağı öyküler yer alıyor.

  • On Dokuz Numaralı Oda
    Özgün Adı: To Room Nineteen
    Yazar: Doris Lessing
    Çeviri: Sinem Yazıcıoğlu
    Sayfa sayısı: 517 Sayfa
    Yayınevi: Can Yayınları

Doris Lessing’in diğer kitapları: “Türkü Söylüyor Otlar”, “Altın  Defter”, “Gene Aşk”, “Mara ile Dann”, “Alfred ile Emily”, “Hayatta Kalma Güncesi” “İyi Terörist” “Anılar” “Kedilere Dair”

doris-lessing2007 Nobel Edebiyat Ödülünü kazanan İngiliz yazar Doris Lessing 1919’da babasının bir bankanın yöneticiliğini yaptığı İran’da doğdu. Beş yaşında ailesiyle birlikte Afrika’nın daha önce hiçbir beyazın yaşamadığı bir yerine taşınarak, Rodezya (şu anki adıyla Zimbabwe) sınırları içinde bulunan bir çiftlikte yaşamaya başladı. Salisbury’de bir Katolik okulunda eğitim gördü. On dört yaşında iken ailesine isyan ederek okulu bıraktı ve sırasıyla hemşirelik, telefon operatörlüğü ve kâtibelik yaptı. 18 yaşında Rodezya parlamentosunda çalışmaya başladı ve ülkede ırkçılık-karşıtı bir sol partinin kurulmasında rol aldı. 1943’te sona eren ilk evliliğinin ardından Komünist Partisi’ne katıldı ve Alman siyasi eylemci Gottfried Lessing ile evlendi. 1949’da eşinden ve Rodezya’dan ayrılıp oğluyla birlikte Londra’ya geldi. O tarihten beri yaşamını profesyonel bir yazar olarak Londra’da sürdürmektedir.
Lessing çok sayıda romanı ve kısa hikâyesinde, daha çok 20. yüzyılın toplumsal ve siyasi karmaşasına yakalanmış bireylerin yaşamlarını ele alır. Eserlerinin başlıca temalarının feminizm, cinsler arası savaş ve bütünlük peşinde koşan bireyler olduğu söylenebilir. Lessing’in çoğunlukla Afrika’nın güneyinde ya da İngiltere’de geçen eserlerindeki solcu, bağımsızlığına son derece düşkün ve feminist kadın kahramanlar, tıpkı yazarları gibi, içinde yaşadıkları toplumların kültürel kısıtlamalarına karşı baş kaldırırlar. En çok okunan ve en çok çevrilmiş romanı “Altın Defter” Kadın Hareketi’nin köşetaşlarından biri olarak görülmüştür.
Yazarlık yaşamı boyunca kendi ülkesinde ve değişik ülkelerde çeşitli ödüller almıştır: Fransa’da Prix Medici, Avusturya’da Devlet Avrupa Edebiyat Ödülü, Almanya’da Shakespeare Ödülü, İtalya’da Mondello Ödülü ve 2007 Nobel Edebiyat Ödülü.

Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu

bir-ikea-dolabinda-mahsur-kalan-hint-fakiriYok böyle bir yolculuk !

Romain Puertolas imzalı “Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu” cebindeki sahte 100 euroyla Hindistan’dan Fransa’ya  çivili yatak almaya gelen bir Hint Fakiri’nin yaşadığı inanılmaz yolculuğu anlatıyor.
Bu kitapla tanışıp belki de bir daha unutamayacağımız Hint Fakiri bizi de arkasına katarak akla hayale gelmeyen olayları yaşadığı ilginç ve çok eğlenceli bir hikayenin parçası oluyor.
Ajatashatru’nun, büyük bir bilinmezlikle Fransa’dan İtalya’ya kadar pek çok yere olaylı bir şekilde gidip etrafı bir turist gibi gezemeden yaptığı bu garip yolculuklar esnasında karşılaştığı insanlar sayesinde hayatı çok büyük bir değişimin eşiğine geliyor.
Pek çok ince dokundurmalar ve eleştirilerle göçmen sorunlarını da ele alan bu renkli kitap beni etkilemeyi başardı. Kapak tasarımı da kendisi kadar eğlenceli bu kitaptan hiç tahmin etmediğim kadar keyif aldım! Okuyacak iyi bir kitap arayanlara mutlaka bir şans vermelerini tavsiye ederim.

Hint Fakiri Ajatashatru Lavash Patel, attığı palavralarla köylüleri kandırarak çivili bir yatağa ihtiyacı olduğunu söyleyip para toplamış ve indirime giren çivili yataklardan almak üzere  -cebindeki sahte 100 euro ile çingene bir taksi şöförünü de kandırarak- kendisini İkea’ya atmıştır. Fakat İkea’da aradığı yatak yoktur üstelik indirim süresi de bitmiştir. Yine de Hint Fakiri Ajatashatru pes etmez, bir görevli yardımıyla yatağın siparişini verir, artık geriye parasını denkleştirecek bir yol bulmak ve ertesi gün kalkacak olan uçağına yetişmek için geceyi İkea’da geçirmek kalır. Hint Fakiri’nin çivili yatak alıp eve döneceğini düşünerek çıktığı bu yolculuk İkea’da geçirdiği o gece bir dolabın içine saklanmasıyla oldukça değişik bir yöne doğu kayar. Fransa , Büyük Britanya , İspanya , İtalya , Libya ve tekrar Fransa ekseninde geçirdiği bu zorlu ve enteresan yolculuk onun hayatta bir şeyleri farketmesini sağlayıp çok geç olmadan harekete geçmesi için bir fırsat olacaktır.
Bir dolandırıcı olan Racastan’lı Hint Fakiri Ajatashatru Lavash Patel, çivili bir yatak satın almak için, cebinde sahte bir yüz euroyla Paris’teki Ikea mağazasına gelir. Basit bir gidiş-dönüş yolculuğundan ibaret olacağını düşündüğü seyahati, Avrupa’nın dört bir yanına, hatta Kaddafi sonrası Libya’ya uzanan bir maceraya dönüşür. Çeşitli ulaşım araçlarıyla kat etmek zorunda kaldığı uzun yollar ve yollarda karşılaştığı “güzel ülkelere” ulaşmaya çalışan göçmenler, bu üçkâğıtçı ama bir yanıyla da saf Fakir’i kökten değiştirecek, hatta hayatına bambaşka bir yön verecektir.

Otuz altı ülkede yayımlanan, otuz üç dile çevrilen ve genç yazara çeşitli edebiyat ödülleri kazandıran Bir Ikea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu, içerdiği Monty Python tarzı mizah kadar, göçmenlik konusuna hassas ve vicdani yaklaşımıyla da çok beğeni topladı. Çok ses getiren ve yılın en çok okunan kitaplarından biri olan roman, 2014 yılının önemli yayıncılık olaylarından biri oldu.

  • Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri’nin Olağanüstü Yolculuğu
    Özgün Ad: L’extraordinaire voyage du fakir qui était resté coincé dans une armoire Ikea
    Yazar: Romain Puertolas
    Çeviri : Ebru Erbaş
    240 sayfa
    Can Yayınları