Spirou ve Fantasio Tokyo’da

spirou-fantasio-tokyo

Çok eğlenceli ve çok atraksiyonlu bir çizgi roman serisi olan Spirou ve Fantasio’nun Desen Yayınları tarafından dilimizde yayımlanan 3. kitabı “Tokyo’da – Yoyogi Parkı Samurayı” heyecanı seven okurlara, Japonya’da geçen sürükleyici bir macera sunuyor.
Spirou, Fantasio ve tabii ki sincap Spip bu maceralarında, Edo dönemini yansıtan temalı park yapımında özel güçlerini kullanmak üzere Yakuzalar tarafından kaçırılan iki küçük çocuğu kurtarmak için Japonya yollarına düşerler. Japonya’da işler pek de kolay olmasa da yakuzalarla kapışan kahramanlarımız yeni arkadaşlarının yardımlarıyla  zorlu görevlerinin üstesinden gelmeyi başarırlar.
Maceranın yanı sıra pek çok gönderme ve küçük eğlenceli ayrıntılar barındıran bir kitap bu. Meraklılarının bildiği gibi Spirou ilk maceralarında bir otel görevlisi olarak görünmüş, işte kahramanlarımızın Japonya macerasında buna da gönderme yapılmış. Üstelik bu macerada küçük Spip’in dışında kahramanlarımıza bir de arkadaş canlısı Hachiko eşlik ediyor. Japon kültürüne ait pek çok şeye yer verilen kitap muhteşem görselleri ve hız kesmeyen aksiyonuyla benim beğenimi kazandı. Çizgi romanlara bayılan biri olarak Spirou ve Fantasio’yu çok sevdiğimi söyleyip merak edenlerin bir an önce tanışmalarını tavsiye ederim.spirou-fantasio
Güçlü sezgilere sahip araştırmacı muhabir Spirou, öfkesi burnunda muhabir Fantasio ve huysuz sincap Spip ile nefes kesici bir deneyime hazır olun!
Yeni görev: Doğaüstü güçleri olan iki çocuğu kurtarmak.

İflah olmaz kafadarlarımız bu maceralarında “Güneşin Batmadığı Ülke”deler…
Spirou, Fantasio ve Spip, Ortaçağ Japonya’sı tarzını yansıtan Edo-Resort’un görkemli açılış töreni için Uzakdoğu’ya davet edilirler. Kahramanlarımız ilk bakışta kendilerini bu ihtişamlı yapının eğlencesine kaptırsalar da asıl geliş nedenleri illüzyonist dostları Itoh Kata’nın verdiği özel bir görevdir. Doğaüstü yetenekleri olan iki kardeş korkunç yakuza Mangakana tarafından kaçırılmıştır. Peki, ama bu çocukların kaçırılma sebebi ne olabilir? Anne ve babaları iki kardeşi neden Itoh Kata’ya emanet etmiş olabilir? Spirou ve Fantasio bunlara karşı nasıl bir kurtarma planı hazırlayacaklar dersiniz?..

Tüm bu soruların yanıtı kahramanlarımızın nefes nefese okunacak Spirou ve Fantasio Tokyo’da adlı yepyeni serüveninde sizleri bekliyor!..

  • Spirou ve Fantasio 3 Tokyo’da
    Özgün Adı: Spirou et Fantasio à Tokyo
    Yazan: Jean-David Morvan
    Resimleyen: Jose-Luiz Manuera
    Renklendiren: Christian Lerolle
    Çevirmen: Işık Ergüden
    64 sayfa
    Yayınevi: Desen

Gülümse

gulumseRaina Telgemeier’ın kendi diş hikayesinden esinlenerek yazıp çizmeye başladığı “Gülümse” oldukça keyifli bir çizgi roman! Kitap, Anna’nın 6. sınıfın sonlarından liseye uzanan bir dönemde hem dişleri yüzünden yaşadığı sıkıntıları hem de büyümenin getirdiği değişim sürecini anlatıyor.

İzci toplantısı sonrası arkadaşlarıyla eve doğru koşarken bir talihsizlik olur ve Anna yere düşer… Kolları ve bacakları sağlamdır ama üstteki ön iki dişi kırılmıştır. İşte bu kazadan sonra da uzun ve sancılı bir diş tedavisi süreci başlamış olur.
Diş tedavisi dediysem dolgu vs gibi basit şeyler sanmayın ameliyat ve diş teli gibi bir dolu acı verici işlem geçirmeye başlıyor Anna. Üstelik bu işlemlerin acısı yetmezmiş gibi bir de çevresinden dişiyle ilgili alaylara maruz kalıyor.  Hayatındaki tek sorun sadece dişleri yüzünden yaşadıkları olsa iyi… baş etmeye çalıştığı şeyler arasında
anlayış yoksunu arkadaşlar, ilk kalp çarpıntıları, sivilceler ve hatta bir deprem bulunuyor.
Ben özellikle dişçinin kanal tedavisini anlattığı bölümde çok güldüm, biraz da kendi dişçi maceralarım aklıma geldi ve dışarıdan farklı bir bakış açısıyla bakmak hoşuma gitti. Bence çok pozitif bir kitap, ister istemez okuyanları kolaylıkla gülümsetmeyi başarıyor.
Daha önce bu kadar keyifli bir dişçi macerası okumadığınıza emin olabilirsiniz :)

gulumse-raina-telgemeier

Altıncı sınıfa giden Anna’nın hayatı diş teli takması gerektiğini öğrendiği gün kararmaya başladı. Ergenliğin bedeninde ve ruhunda kopardığı fırtınalar yetmezmiş gibi, ağzında sevimsiz bir metal yığınıyla yaşamak katlanılacak iş değil. Üstelik daha yeni yeni belirmeye başlayan sivilceleriyle barışması da pek mümkün görünmüyor. Evet, bu aralar hayat Anna’ya hiç adil davranmıyor!

Oysaki onun tek istediği normal bir altıncı sınıf öğrencisi olmak. Tabii, çirkin diş telleri, acılı ameliyatlar, aynaya her baktığında karşısına çıkan korkunç görüntü bir türlü peşini bırakmıyor. Üstüne üstlük yaşadığı kentte gerçekleşen sarsıcı deprem, erkekler konusunda yaşadığı kafa karışıklıkları ve pek de arkadaş canlısı olmayan popüler kız grubu Anna’yı büyümenin güzel bir şey olmadığıyla ilgili ikna etmek üzere. Ta ki… Anna kendisini keşfetmeye karar verene kadar!

Amerikalı çizgi roman sanatçısı Raina Telgemeier’ın kendi hayatından yola çıkarak yazıp çizdiği Gülümse, zorluklarla mücadele eden bir genç kızın hikâyesinden yola çıkıyor; benliğimizi keşfetmenin mutlulukla kesin bir ilişkisi olduğuna göz kırpıyor, her yaştan okuru sıcacık ve tabii ki gülümseten harika bir çizgi romanın sayfalarına davet ediyor.

  • Gülümse
    Özgün Adı: Smile
    Yazan ve Çizen: Raina Telgemeier
    Renklendiren: Stephanie Yue
    Çeviren: Arif Cem Ünver
    224 sayfa
    Desen Yayınları

Raina-telgemeierRaina Telgemeier San Francisco’da büyüdü ve sonrasında New York’a taşınıp Görsel Sanatlar Üniversitesi’nde İllüstrasyon Bölümü okudu. Çizgi romanları Ignatz, Cybil ve Eisner Ödüllerine aday oldu. İnternette, çeşitli dergilerde ve antolojilerde yer aldı. Uyarlayıp resimlediği “The Baby-sitters Club” çizgi romanları 2007 yılında YALSA’nın ‘Gençler için Harika Çizgi Romanlar’ listesine ve Booklist’in ‘Gençler için En İyi 10 Çizgi Roman’ listesine girdi. Eşi ile birlikte yazdığı son eseri “X-Men: Misfits”, Anzu tarafından resimlendi ve New York Times çoksatanlar listesine girdi. Sanatçının web sitesi ise burada: http://goraina.com/

Balık Tutma Dersi

PhotoGrid_1424418761391Bir süredir kitaplığımdaki çok sevdiğim çizgi romanlar arasında görmekten mutluluk duyduğum bir kitabım var. Epeydir aklıma estikçe açıp okuduğum bu güzel kitaptan burada bahsetmemişim, ne büyük dalgınlık ama!

“Balık Tutma Dersi” adlı bu kitap usta yazar Heinrich Böll’ün hikayesiyle, Emile Bravo’nun şahane çizgilerini bir araya getiren Bernard Friot’nun uyarlaması sayesinde ortaya çıkmış akılcı bir eleştiri ve esasen herkesin alması gereken bir hayat dersi. Bir balıkçı ve bir turist’in aralarında geçen konuşmanın özü tüketim toplumuna atılan koca bir taş aslında. Kitap, tüketim toplumu gereği hep bir doyumsuzluk içinde debelenen insanoğlu ve onun hırslarının yanında alternatif bir yolun daha olabileceğini inceden bir mizahla gösteriyor. Kitabı okuduktan sonra eminim pek çok kişinin aklında şu düşünceler dolanıp duracaktır; ne için çalışıyoruz ve ne için herşeyi bu kadar tüketip sömürüyoruz… Uzun yıllar önce ortaya konmuş ve okullarda okutulan bir metnin günümüzde tekrar elden geçirilerek harika bir uyarlamayla yeni nesillere sunuluş tarzı başlı başına yürekten bir takdiri hak ediyor. Sadece konusu değil elbet kitabın çizimleri de bir harika! Üstelik kitabın dış kaplamasının içinde bir de balıkçı kasabasının limanını gösteren sürprizi var :) Bana sorarsanız bu kitabı kaçırmayın derim!

Batı kıyılarındaki küçük bir limanda çıplak ayaklı bir Balıkçı, teknesinde uyuklarken kulağına çarpan deklanşör sesleri nedeniyle sinirlenerek gözlerini açar. Karşısında gördüğü şık giyimli turist’in ortamı yumuşatmak için havadan sudan bahsederek başlattığı sohbet, Balıkçı’nın neden o gün balık tutmak yerine teknede uyukladığına gelir. Balıkçı’nın cevabı geyet nettir. Sabah balığa çıkmış ve ona yetecek -hatta artacak- kadar balık tutmuştur. Balıkçı’ya göre fazlasına gerek yoktur. Fakar Turist, Balıkçı’nın söyledikleri karşısında pek de tatmin olmaz ve bu konuşmanın ucu Turist’in anlattıklarıyla enteresan ama bir o kadarda bilindik bir noktaya doğru hızla ilerler.

PhotoGrid_1424418838433PhotoGrid_1424418799063

1972 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Heinrich Böll’ün efsanevi hikâyesi, ünlü Fransız yazar Bernard Friot’nun çizgi roman uyarlaması ve Emile Bravo’nun göz alıcı resimleriyle yeniden hayat buluyor.
Yaşlı balıkçı limandaki kayığında uyuklarken, meraklı bir turistin fotoğraf makinesinden yükselen seslerle uyanır. Böylesine harika bir günde, avlanmak yerine teknesinde uyumayı tercih eden balıkçıya şaşıran turist, kısa bir süre sonra kendini balıkçının yanında otururken bulur. Birbirlerinden çok farklı bu iki adamın aralarında başlayan sohbet zamanla unutulmayacak gerçek bir hayat dersine dönüşecektir…PhotoGrid_1424418863330

  • Balık Tutma Dersi
    Anektode zur Senkung der Arbeitsmoral
    Yazan: Heinrich Böll
    Uyarlayan: Bernard Friot
    Resimleyen: Emile Bravo
    Çeviren: Figen Müge Erel
    40 sayfa
    DESEN Yayınları

1964 yılında Paris’te dünyaya gelen Emile Bravo’nun çocukluğu Astérix ve Tenten maceralarını okuyarak geçmiş. Bu merakına daha fazla kayıtsız kalamayan Bravo, çözümü çizgi roman sanatçısı olmakta bulmuş. Uzun yıllardır birçok farklı yazarla ortak kitap projelerine imza atan Emile Bravo Avrupa’nın en ünlü çizerlerinden biri olarak tanınmaktadır.

 

 

Heinrich Böll, 1972 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibidir. 1917’de Köln’de doğdu. 1924 yılında okula gitmeye başladı.1937’de liseyi bitirdi. 17 yaşında şiir yazmaya başladı. 1938 yılının sonbaharında çalışma kampına, bir yıl sonra da askere alındı. Piyade olarak, doğu ve batı cephesine gönderildi. 1945 yılının nisan ayından eylül ayına kadar, İngilizlerin ve Amerikalıların elinde savaş esiri oldu. Savaş bitip Köln’e döndükten sonra, hem üniversite öğrenimini sürdürdü hem çalıştı. 1947 yılında ilk kısa öyküsü “Haberci”, sonra ilk romanı “Âdemoğlu Neredeydin?”, “Ve O Hiç Bir Şey Demedi” yayınlandı. Yapıtlarında İkinci Dünya Savaşı’nı, özellikle de insanların nasıl savaştıklarını, savaşın yıkıntılarını ve acılarını anlattı. Temmuz 1985’te, 67 yaşında öldü.

La Fontaine’den Masallar 1 – 2

la fontaine masallar 2-3 Daha önce 3. kitabını okuduğum Desen Yayınları’ndan çıkan “La Fontaine’den Masallar” serisine tersten bir sıra izleyerek devam edip seriyi bitirmek istedim; ve böylece serinin 1. ve 2. kitaplarını da okumuş oldum. 3. kitaptan burada bahsetmiştim, diğer kitapların da bir farkı yok yine bol bol resimli ve adeta bir çizgi roman okurmuşçasına la fontaine dünyasına giriyorsunuz. Her kitapta 12 farklı hikayeyi 12 farklı çizer kendi tarzlarına göre yorumluyor. 3. kitapta ‘Kendini Suda Gören Geyik’ hikayesini beğenmiştim bu sefer de 2. kitapta ‘Tavşan ile Kaplumbağa’  ‘Ayı ile İki Kafadar’, 1. kitapta ise ‘İstiridye ve Davacılar’  ‘Kedi ile Tilki’ hikayeleri hoşuma gitti. Masalsı anlatımları değil de kısa, bağımsız cümlelerle kurulan anlatımları ve çizgi romanlaştırılmış hikayeleri sevenler tercih edebilir.

İçlerinde yer alan hikayeler ise şöyle;

La Fontaine’den Masallar 1

  • Yarasa ile İki Gelincik
  • İstiridye ve Davacılar
  • Kedi ile Tilki
  • Kurt ile Kuzu
  • Karga ile Tilki
  • İki Katır
  • Kurt ile Köpek
  • Aslan ile Sinek
  • Kedi, Gelincik ve Tavşan
  • Çoban Kılığına Giren Kurt
  • Leylek ile Tilki
  • Tilki ile Keçi

La Fontaine’den Masallar 2

  • Fil ile Jüpiter’in Maymunu
  • Öküz Olmaya Özenen Kurbağa
  • Horoz ile Tilki
  • Güvercin ile Karınca
  • Ölüm ve Oduncu
  • Tavşan ile Kaplumnbağa
  • Meşe ile Saz
  • Ayı ile iki Kafadar
  • Ağustos Böceği ile Karınca
  • At ile Kurt
  • Eşek ile Köpek

La Fontaine fablları, muzip bilgelikleriyle kuşaklar boyunca hayal gücümüzü beslemeye devam ediyor. Bu hikayelerden 12 tanesi başarılı çizerler tarafından çizgi roman olarak uyarlandı. Bu heyecanlı yorumcular,fablları yeniden keşfederken aldıkları zevki okuyucuyla paylaşmak istiyorlar: La Fontaine’in yarattığı hayvan komedyasına metinlerin aslına tamamen sadık kalarak, neşe ve coşkuyla hayat verdiler.la-fontaine-masallar-2

  • La Fontaine’den Masallar 1 – 2
    Orijinal Adı: La Fontaine aux Fables Volume 1 – 2
    Yazan: Jean de La Fontaine
    Türkçeleştiren: Ceylan Uslu
    48 sayfa
    Desen Yayınları

Bay Porsuk ile Bayan Tilki 1 Tanışma

bay porsuk ile bayan tilkiBrigitte Luciani’nin yazıp Eve Tharlet’in resimlediği “Bay Porsuk ile Bayan Tilki” adlı çizgi roman havasındaki kitap farklı kardeşler arasında yaşanan ilişkileri anlatıyor. Brigitte Luciani bu kitabı izlediği porsuk ve bir tilkinin aynı yuvayı paylaştığı bir belgeselden yola çıkarak yazmış. Ben kitaptaki gözalıcı resimlerin suluboyayla verilen doğallığını çok sevdim, Eve Tharlet ufak çizimleriyle hayvanların küçük dünyalarını da çok güzel yansıtıyor.
Hikaye ise Bayan tilki ve kızı Zıpır’ın evlerini bulan avcılardan kaçarken bay porsuk ile Uslu, Obur ve Bıdık adlı üç yavrusunun yaşadığı eve sığınmasıla başlar. Porsuklar tedirgin olsa da baba porsuk misafirperverlik göstererek onları hemen aralarına kabul eder. Aradan bir zaman geçtikten sonra bay porsuk ve bayan tilki evlenmeye karar verir. Onlar mutludur ama bu karardan pek de memnun olmayanlar vardır, bay porsuğun üç yavrusu ve bayan tiklinin tek yavrusu bu gelişmeyi kabullenemez. Tilki zıpır her ne kadar kardeş istese de porsuklarla birarada yaşamayı istemez, bibirlerine göre çok farklı olduklarını düşünür. Aralarında tartışıp bir arada yaşayamayacaklarını çünkü farklı özelliklerinden dolayı anlaşamayacaklarını ileri sürerler. Bayan tilki ve bay porsuğa aralarındaki farkları göstererek bu karardan vazgeçirmek için birlik olurlar, fakat yaptıkları plan onların istediği gibi sonuç vermez. Ve sonunda ise yaşadıkları bir olay sonucu birbirlerini kabullenmeyi öğrenirler yani hikaye mutlu sona bağlanır.

…Masal tadında bir çizgi roman okumaya ne dersiniz?
Uyumlu Uyumsuzlar: Bay Porsuk ile Bayan Tilki Güzel bir akşamüzeri, Uslu, Obur ve Bıdık kardeşler, porsuk babaları Güçlüyle akşam yemeği için masa etrafında toplanmışken, davetsiz bir misafir kapılarını çalar. Gelen anne bir tilki ile yavrusu Zıpırdır. Evlerini bulan avcıların elinden güçlükle kaçmayı başaran Tilki ve kızı, gün boyu başka bir tilkinin evini bulma umuduyla orman içinde dolanıp durduktan sonra, en sonunda yorgun düşmüş ve bu porsuk ailesinin evine sığınmaya karar vermiştir. Porsuk kardeşlerin haşarılıklarına bir de yeni misafirlerin kargaşası eklenince ortalık bir anda karışır. Hep bir kardeşin hayalini kurmuş olan Zıpır, kendisinden farklı türdeki bu üç yeni kardeşle nasıl geçinecektir? Bir tilki, üç porsuk yavrusuna nasıl annelik edebilecektir? Kardeşlerin kafalarını karıştıran tüm bu sorular, Obur, Uslu ve Zıpırı tek bir noktada buluşturur: Porsuklar ve tilkiler birlikte yaşamak için yaratılmamışlardır. Peki, birlikte yaşamaya karar veren, hatta bunun için yaşadıkları evi bile genişleten Bay Porsuk ile Bayan Tilkiyi bu kararlarından döndürmeyi nasıl başaracaklardır?..  Bu duruma bir çözüm getirmek için kafa yoran yaramaz üçlü, anne ve babalarına sonunu hiç tahmin edemeyecekleri bir oyun oynamaya karar verirler. Hayvanlar âleminde geçen Bay Porsuk ile Bayan Tilki, günümüz aile yaşantısından izler taşıyan ve pek çok aile ferdinin tecrübe etmek zorunda kaldığı yeni olaylara ve kararlara değinen, 7-9 yaş grubundaki çocuklara yönelik bir çizgi roman serisinin ilk kitabı. Serinin giriş mahiyetindeki ilk kitabı Bay Porsuk ile Bayan Tilki – 1. Tanışma, hayatın içinden gelen tanıdık hikâyesi ve renkli çizimleriyle çocukların severek okuyacakları ve kitaptaki karakterlerle empati kurabilecekleri özgün bir çalışma. Kardeşlerimizi seçememe, herkesi olduğu gibi kabul etme, mümkün olmadığını düşündüğümüz şeylerin bile aslında mümkün olabileceği, önyargıların çoğu zaman yersiz olduğu, yetişkinlerin aldığı kararların çocukları üzerindeki olumsuz etkileri gibi,  çekirdek aile ile ilgili durum ve sorgulamalar üzerine kafa yoran ve kendince çözümler arayan Bay Porsuk ile Bayan Tilki, alınan her yeni kararın arkasında durulması gerektiğini de hatırlatmayı ihmal etmeyen eğitici yönü ağır basan evrensel bir çocuk kitabı

  • Bay Porsuk ile Bayan Tilki 1. Tanışma
    Orijinal Adı: Monsieur Blaireau et Madame Renarde
    Yazar : Brigitte Luciani
    Resimleyen: Eve Tharlet
    Çeviren : Berfu Durukan
    Çizgi hikaye, 32 sayfa
    Desen Yayınları

La Fontaine’den Masallar 3

La Fontaine’in hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilen masalları Desen yayınlarının çizgi roman dünyasına kazandırdığı  “La Fontaine’den Masallar” serisiyle kütüphanemizi şenlendirmek için en uygun adaylardan biri.  Bu yazımda bahsedeceğim kitapsa La Fontaine’den Masallar serisinin son çıkan kitabı. Masallarında teşhis ve intak sanatının en iyi örneklerini veren  La Fontaine,  eserleriyle herkesin hafızasında az çok yer etmiştir. Onun ünlü masallarını bilmeyen yoktur, fakat ben böylesine rastlamadım ve şimdiye kadar okuduklarım hiç biri bu kadar görsel yönden doyurucu ve zevkli bir okuma vaadetmedi diyebilirim. Masalların anlatımı kısa cümlelerle konuşma havası içinde geçiyor ve bir masal aşağı yukarı 4-5 sayfa sürüyor. İçinde yer alan 12 masalın 12 farklı çizer tarafından resimlendirilmesiyle çok güzel aklılda kalıcı ve enteresan bir kitap olmuş. Bu yönüyle benim çok ilgimi çekti ve çok hoşuma gitti. Her çizer bir masalı kendi çizgilerine göre yorumlamış, bunların içinden benim en beğendiğim bölüm ise “Kendini Suda Gören Geyik” masalının olduğu bölümdü.la fontaine'den masallar

Bunlar da kitabın içinde yer alan masallar;

  • Vebaya Yakalanmış Hayvanlar
  • Kendini Suda Gören Geyik
  • Yaşlı Kedi ve Genç Fare
  • Domuz, Keçi ve Koyun
  • Kurbağa ile Fare
  • İhtiyar ve Eşek
  • Çiftçi ve Oğulları
  • Toprak Çömlek, Çelik Çömleğe Karşı
  • İki Keçi
  • Tavşan ve Kurbağalar
  • Altın Yumurtlayan Tavuk
  • Kurt, Keçi ve Oğlak

La Fontaine fablları, muzip bilgelikleriyle kuşaklar boyunca hayal gücümüzü beslemeye devam ediyor. Bu hikayelerden 12 tanesi başarılı çizerler tarafından çizgi roman olarak uyarlandı. Bu heyecanlı yorumcular,fablları yeniden keşfederken aldıkları zevki okuyucuyla paylaşmak istiyorlar: La Fontaine’in yarattığı hayvan komedyasına metinlerin aslına tamamen sadık kalarak, neşe ve coşkuyla hayat verdiler.

  • La Fontaine’den Masallar 3
    Orijinal Adı: La Fontaine aux Fables Volume 3
    Yazan: Jean de La Fontaine
    Türkçeleştiren: Ceylan Uslu
    48 sayfa
    Desen Yayınları