Love Star

love-star Çok ama çok sevdiğim kitaplara kaçmak beni mutlu eden şeylerden biri. Ve bu ara tekrar kaçmak için seçtiğim kitabm da “Love Star”oldu. İzlanda’lı yazar ve aktivist Andri Snær Magnason’un yazdığı “Love Star” okuduğum en ilginç ve şaşırtıcı kitaplardan biriydi. Beni şaşırtan kitapları seviyorum hele ki bu kitap bir distopya ise karşıma neler çıkacak diye meraktan içim içimi kemirerek okumaya bayılıyorum. Büyük bir beklentiyle okumaya başladığım “Love Star”da beni hayal kırıklığına uğratmayarak -hatta kendine hayran bırakarak- en sevdiğim kitaplar arasında çoktan yerini aldı. Gerek yazarın kullandığı dil gerekse konunun işleniş tarzı özgün ve bir o kadar da keyifliydi. Tabii İzlanda’ya olan ilgim sebebiyle daha da bi severek okuduğumu da inkar edecek değilim :)

Bir bitki yakında öleceğini hissettiğinde tüm gücünü toplayıp küçük bir tohumda bir araya getirir ve solmadan kısa bir süre önce ortaya çıkarır onu. Böylece ödükten sonra da yaşamaya devam edeceği umudu doğar.”

İndiridi ve Sigridur… onların çağında herşey çok faklıdır, aşklar bile… Okumaya devam et

Minik Aşçılar Atölyesi – Tatlı Tarifler

“Minik Aşçılar Atölyesi – Tatlı Tarifler” Aslıhan Kostak’ın yminik-ascilar-atolyesi-tatli-tarifler-azıp İrem Çağırgan’ın resimlediği hem neşeli hem de lezzetli bir kitap! Çocuklar için özenle hazırlanan bu kitabın içinde Kediciğin Kakaolu Biküvisi’nden Çikolata Fabrikası’nın Mini Kekleri’ne kadar içinde tam 10 tane tarif bulunuyor.
Bu güzel kitapla tanıştığımda çok eskiden mutfakta kendi kendime yaptığım başarısız deneysel çalışmalar gözümün önüne geldi de ‘keşke küçükken böyle kitaplarım olsaydı’ dediğim anlardan birini daha yaşadım! Özellikle tariflerin tatlı bir anlatımın içine yerleştirilmiş olması çok hoşuma gitti. Böylelikle mutfağa ilgi duyup da sıkılmadan bir şeyler yapmak isteyen çocuklar tariflere hem büyük bir ilgiyle yönelecek hem de benim gibi bol bol gülümseyecekler. Kitabın içindeki az ölçüyle verilen tarifleri çocuklarla beraber kolları sıvayıp denemek keyifli ve nitelikli vakit geçirmek için harika bir seçenek bence. Üstelik konu tatlı olunca mutafağı seven çocukların pek itiraz edeceğini sanmıyorum :) Biz oğlumla beraber kitabı incelerken epeyce eğlendik kitabın renkli resimli olması da onun uzun süre kitapla ilgilenmesinde önemli ölçüde katkı sağladı. Hatta bir ara bana okutup oyun hamurundan kendi kurabiyelerini hazırladı, galiba bir dahaki sefere mutfağa geçiş yapacağız :)
İyi bir iş çıkaran yazar ve çizer ikilisinden tatlı tariflerin yer aldığı bu kitaptan sonra bir de tuzlu tariflerin olduğu bir kitap görmek isterim ;)

minik-ascilar-1minik-ascilar-3

 

 

 

 

 

Son olarak bu kitabın bir de instagram hesabı var, orada neler olup bitiyor derseniz https://www.instagram.com/minikascilaratolyesi/ adresinden takip edebilirsiniz :)minik-ascilar-4

  • Minik Aşçılar Atölyesi
    Yazar: Aslıhan Kostak
    Resimleyen: İrem Çağırgan
    Sayfa Sayısı: 64
    Yayınevi: Final Kültür Sanat Yayınları

minik-ascilar-2 minik-ascilar-5

 

 

 

 

 

 

Karnı acıkan, canı tatlı bir şeyler çeken minikler şimdiye kadar ne yapardı? Ya bir büyüğünün kapısını çalar ya da cebinde harçlığıyla pastaneye giderdi, öyle değil mi? Bütün bunlar geride kaldı! Mutfağa girip kendi yiyeceğini pişirmek isteyen minikler için artık Minik Aşçılar Atölyesi var!
Atölyemizin ilk kitabında mutfak sihirbazı Aslıhan Kostak, birbirinden leziz tatlılar, kurabiyeler ve atıştırmalıklar pişirmek isteyen minik okurlarla özel mutfak sırlarını, pratik tariflerini ve keyifli aşçılık yöntemlerini, eğlenceli öyküler ve kendi günlüğünden parçalar eşliğinde paylaşıyor. Minik Aşçılar Atölyesi’nin kolayca uygulanabilir tarifleri sayesinde minikler, büyüklerinin yardımını da alarak hem kendileri hem de sevdikleri için kendi elleriyle bir şeyler pişirmenin mutluluğunu artık doyasıya yaşayabilecekler. Minik Aşçılar Atölyesi, hünerli minik elleriyle neler yapabileceğini görmek isteyenleri Aslıhan Kostak’ın neşeli anlatımı ve İrem Çağırgan’ın enfes çizimleriyle renklenen sayfalarına davet ediyor.
O hâlde hemen önlükleri takalım ve hiç vakit kaybetmeden başlayalım!

Okumaya devam et

İhtiyar Pastacı ve Kırmızı Kedileri

ihtiyar-pastaci-ve-kirmizi-kedileri Geçen hafta büyük bir beğeniyle okuduğum “İhtiyar Pastacı ve Kırmızı Kedileri” o kadar güzel bir kitap ki kapağını açar açmaz karşılaştığım dünyayı ne denli sevdiğimi nasıl anlatsam bilemiyorum.
Kitap, kedileriyle beraber yaşayan yaşlı bir pastacının nefis ev yapımı pastalarının üzerinden sürekli kaybolan ahududuları ve bu ahududuların peşine düşmesiyle yaşadıklarını anlatıyor.
Hem minik sevimli ayrıntılarla dolu güzelim resimlemeleri hem de eğlenceli konusuna bayıldım! Beni çok çok mutlu eden kitaplar kervanına ön sıradan girmiş oldu.
Küçük bir not olarak kitabın çevirisinin “Amcam ve Ben” dizisinden tanıdığımız Genç Osman Yavaş’a ait olduğunu da eklememek olmaz.
Erken çocukluk döneminde ve ilk okuma yıllarında çocukların okuma zevkine renk katacak kitap arayanlar için kısacık çok tatlı bir kitap. Kedili kitapları ayrı bir tutkuyla sevenler de kaçırmasın derim :)

İhtiyar Pastacı dört kırmızı kedisiyle beraber yaşadığı evinde -neredeyse- sakin ve tatlı bir yaşam sürmektedir. Neredeyse diyorum çünkü İhtiyar Pastacı ne zaman güzel bir pasta yapıp üzerini de ahududularla süslese bir süre sonra bir şey oluyor ve pastanın üzerindeki ahududular ortadan yok oluyor.
Tabi bu tatsız durum bizim İhtiyar Pastacı’nın canını epey sıkıyor. Ahududuları yürütmesi muhtemel birkaç kişiyi gözden geçiriyor ama yok bir türlü sonuca ulaşamıyor. En sonunda pastasını yapıp pusuya yatıyor ve ahududu hırsızını beklemeye başlıyor. Ve işte ne oluyorsa bundan sonra oluyor.
Bize de yüzümüzde koca bir gülümsemeyle sayfaları çevirmek düşüyor :)

“Dördü de kırmızı, dördü de oyuncu, dört sevimli kedi… Ve dördü de İhtiyar Pastacı’nın evinde yaşıyor. İhtiyar Pastacı’nın kedilerinden sonra hayatta en sevdiği şey, üzerinde kırmızı ahududu meyveleri bulunan lezzetli bir pasta.
Fakat ahududuyu en az onun kadar çok seven biri daha var anlaşılan. Çünkü İhtiyar Pastacı ne zaman bir pasta yapıp soğumaya bıraksa, üzerindeki ahududular gizemli bir şekilde kayboluyor!
İhtiyar Pastacı düşünüyor, taşınıyor, fakat hırsızın kim olabileceğini bulamıyor. Bunun üzerine ahududu hırsızını yakalamak için pusuya yatıp bekliyor ve sonunda onu yakalıyor. Fakat hırsız, İhtiyar Pastacı’nın hiç ummadığı biri çıkıyor!”

  • İhtiyar Pastacı ve Kırmızı Kedileriihtiyar.pastaci.ve.kirmizi.kedileri
    Orjinal Adı: Herr von Stiefelmütz Sieht Rot!
    Yazar: Tobias Aufmkolk
    Resimleyen: Nicola Aufmkolk
    Çevirmen: Genç Osman Yavaş
    Sayfa Sayısı: 48
    Yayınevi: Final Kültür Sanat Yayınları

 

nicole-tobias-aufmkolkYazar Tobias Aufmkolk aynı zamanda gazeteci ve coğrafyacıdır. Wo ist das Ende der Welt?/Dünyanın Sonu Nerede? adlı kitabından sonra İhtiyar Pastacı ve Kırmızı Kedileri adlı ikinci kitabı yayınlanmıştır.
Ressam Nicole Aufmkolk, duygusal yaklaşımıyla eşi Tobias’ın öykülerini renklendirmeye devam ediyor.
Halen Almanya’da yaşayan yazar ve ressam çiftin Carla ve Piet adlı iki çocukları var.

Amcam ve Ben

amcam.ve.benBir süre önce öyle güzel kitaplarla tanıştım ki bu kitapların ve tabi ki karakterlerinin bende uyandırdığı duyguları nasıl tarif etsem bilemiyorum :) Bu kitaplardan ilk yazacağım Final Kültür Sanat Yayınlarından çıkan “Amcam ve Ben” serisi. Bu seriyi şarkılarını severek dinlediğimiz Genç Osman Yavaş kaleme almış, Nalan Alaca ise bir güzel resimlemiş. Şimdiden söyleyeyim bu kitaplarda konu edilen Amca sıradan amcalara hiç mi hiç benzemiyor; her zaman deli dolu ve hep birbirinden ilginç hikayeler anlatıyor. Yeğeni ise ‘her eve en az bir tane lazım’ dediği amcasının anlattığı hikayelerine bayılıyor :) -Haksız da değil hani-
Her sayfasında çılgın hikayeleri biraz inanamayarak biraz kahkaha atarak biraz da hayretle ama hep büyük bir keyifle dinleyen küçük yeğenin duygularına ortak olmak bir harika. Seve seve tavsiye eder, okumadan geçmeyin derim!

“Havaalanında Bir Zebra” adlı ilk  kitapta minik yeğenin hafif çatlak amcasını tanıyor ve havaalanında tanıştığı Zebra ile nasıl arkadaş olup neler yaşadıklarını öğreniyoruz. Kitap bitti diye üzülmeyin sakın! hafif çatlak amcanın arkadaşı zebra ile yaşadığı maceralar “Restoran Macerası” adlı ikinci kitapta devam ediyor.
İkinci kitap “Restoran Macerası” ilk kitabın kaldığı yerden sürüyor ve yine capcanlı sayfalarda bir restorana giden zebra ve amcanın yaşadığı eğlenceli olayların yanı sıra harika bir amca-yeğen diyaloğuna da şahit oluyoruz :) Türk çocuk edebiyatında böyle güzel ve özgün işler görmek beni çok mutlu ediyor! Umarım böyle güzelliklerin devamı da gelir.

“Amcam ve Ben” sayfaları, çizimleri, renkleri ve baskısı ile baştan sona çok çok güzel ve göz alıcı bir seri. Üstelik kitapların sonunda Genç Osman Yavaş’a ait 2 tane de güzel mi güzel şarkı bulunuyor. Son sayfadaki şarkıların karekodlarını akıllı telefonlara okutarak şarkılara eşlik edebilirsiniz :)

“Benim bir amcam var, hiç bahsetmiş miydim ondan? Bahsetmedim mi?havaalaninda-bir-zebra
Deli dolu olduğundan, saçma komik hikâyeler anlattığından?
O kadar eğlenceli ki! Bana sorarsanız, ondan her eve en az bir tane lazım ama yine de siz siz olun, söylediği her şeye de inanmayın.”

“Yine o güzel günlerden biriydi.Amcam beni bizimkilerden almaya gelmiş,gezmeye götürmüştü.Bu gezilerin en güzel yanı, başka kimselere anlatmadığım arkadaşı Zebra’yla olan maceralarını anlatmasıydı.Yok yok,doğru Duydunuz.Zebra dedim.” Birbirinden komik maceralara atılan hafif çatlak amca ve arkadaşı Zehra’nın yolu bu kez bir restorana düşüyor; hem de en pahalısından, çok şık bir restorana!

  • Amcam ve Ben
    -Havaalanında Bir Zebra
    -Restoran Macerası
    Yazar: Genç Osman Yavaş
    Resimleyen: Nalan Alaca
    Sayfa Sayısı: 61
    Yayınevi: Final Kültür Sanat

genc-osman-yavas1971 İsviçre doğumlu Genç Osman Yavaş, İsviçre’de ortaokulu tamamladıktan sonra Türkiye’ye taşındı, Üsküdar Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi’nde Resim Öğretmenliği okudu. Müzisyenlik hayatında Mavi Sakal adlı grupta solistlik yaptı ve sonrasında kendi albümü olan Gökyüzü Masmavi’yi çıkardı. Küçük yaşlarından itibaren çocuk kitaplarına olan düşkünlüğü hâlâ devam ettiği gibi sonunda kendi de yazmaya karar verdi. Yeğenleri Elif ve Peri’ye ithaf ettiği Amcam ve Ben serisi, bunların ilkidir.

nalan-alacaMerhaba, ben Nalan Alaca.
1980’ in onaltı Şubat’ ında dünyaya çizim yapmak için geldim. Büyüyünce Kızılderili olmak istediğim bir çocukluğum oldu, ablamın bu hayalim için bana elleriyle hazırladığı tüylü Kızılderili aksesuarını hala yanımda taşırım her yere. Terzi olan annemin kumaşlarına çizimler yaparak geçirdiğim çocukluğumu İstanbul Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı okuyarak büyüttüm. Evet, ben hepimizin çocuk olduğuna inananlardanım =) Bu nedenle çocuk kitapları çizimleri yaparken çocukluğumu kalemimin ucunda saklarım hep ben. Aslında pek konuşkan değilim, yani insanlarla çizimlerimle iletişime geçebiliyorum. Bu da beni tek tarz çizimden uzaklaştıran en güzel neden. Ben küçükken, babam bana perspektif öğretmişti. Evet sanırım şanslı bir çocuktum ben =) Ablam ise bana sürekli poz verirdi, ben de onu çizerek yeteneğimi geliştirdim. Ablam geceleri uyuduğunda ise ben; posta pullarının üzerindeki illüstrasyonları çizerdim. Aramızda kalsın, hala geceleri insanlar uyurken posta pullarının üzerine illüstrasyonlar çiziyorum. Özel bir çizim eğitimi almadım, benim eğitimim daha çok bol bol film, animasyon ve çizgi film izleyerek oldu. Hala, her sabah uyanıp çizgi film izlemeden güne başlamıyorum mesela =)
Arkadaşlarım arasında matematiği en çok seven benim bu arada, çizim ve matematiğin Romeo ve Juliet kadar tutkulu sevgili olduğuna inanıyorum. El işi, maket yapmak, ahşap boyamak, kağıt boyamak, dikmek-biçmek-kesmek benim için en eğlendiğim spor gibi! Oyuncaklara, kağıtlara, kalemlere, boyalara ve KİTAP KOKUSUNA ba-yı-lı-yo-rum!
Dünyada insanlar kendi kendilerine bir şeyler icat edip, icatlarıyla birbirini öldürüp duruyorlar. Buna bir son vermek için her gün ben de çizimlerimle icatlar yapıyorum. Dünyayı kirleten insanlara inat çizimlerimle sevgi ve barış bırakıyorum evrene.
Sanatçının işlerine ise https://www.behance.net/helixlalan adresinden bakabilirsiniz.

Hayallerini Meslek Seçenler : Ah Şu Tasarımcılar!

ah.su.tasarimcilarFinal Kültür Sanat Yayınları çocukları merak ettikleri sıra dışı meslekler hakkında bilgilendirmek için “Hayallerini Meslek Seçenler” adlı yeni bir çizgi roman serisi yayımlamaya başladı. Serinin ilk kitabı “Çizgi Romanın Görünmez Kahramanları: Yazar ve Çizer”in ardından ikinci kitabı “Ah Şu Tasarımcılar!; Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ve Moda Tasarımcısı” da  bir süre önce raflarda yerini aldı. Çocuklar için Türkiye’de hazırlanan ilk çizgi roman olma özelliğini taşıyan bu seri dikkate değer bir ilgiyi hak ediyor.
Çocuklara her zaman karşılaşmadıkları farklı meslekler konusunda işin özünü anlatmak için düz bir metin sunmaktansa çizgi roman olarak ilgi çekici bir hale getirmek gerçekten güzel bir düşünce. Gözden kaçırmamanızı öneririm!

Kitabımıza ilk başta bir seminere konuşmacı olarak katılan Büşra ile başlıyoruz. Büşra, bu tasarımcılar buluşmasında mesleğini neye göre ve nasıl seçtiğini içtenlikle anlatırken sahneye birden bire moda tasarımcısı daha doğrusu moda dünyasının kraliçesi Başak giriverir. Bu hızlı girişin ardından Büşra’dan sonra Başak da moda tasarımcısı olmak isediğine nasıl karar verdiğini ve nelerin etken olduğunu çocukluğundan başlayarak anlatır.
Bundan sonra ise seminere konuşmacı olarak katılan iki eski arkadaş olduklarını öğrendiğimiz Büşra ve Başak mesleklerini birlikte anlatmaya başlarlar. İkisinin de ortak noktaları sadece eskiden arkadaş olmaları değil, küçükken yapmaktan hoşlandıkları şeyleri barındıran bir meslek seçmiş olmalarıdır. Mesleklerinin tanımlarından başlayarak tasarımın doğuşunu ve tarihsel gelişimini, tasarımcıların nasıl çalıştığını, tasarım hayata geçirilirken yaşanılan iş süreçlerini, meslekteki iyi yanları ile zorlukları ve yaptıkları işlerin örneklerini sırayla anlatmaya koyulurlar.
“Hayallerini Meslek Seçenler” deyince ilk akla gelecek meslek grubu hangisidir? Tabii ki tasarımcılar! Onlar sadece çocukluklarında değil, birer yetişkin olup mesleklerini yapmaya başladıklarında da hayal kurmayı asla elden bırakmazlar. Çünkü bir şeyi tasarlamak, o şeyi önce hayal etmekle başlar…

Çocukluk çağında kurdukları hayalleri geleceğe taşıyanların öykülerini anlatan çizgi roman serimizin ikinci kitabına iki tasarımcı konuk oluyor: Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Büşra ve Moda Tasarımcısı Başak… Onlar bir yandan mesleklerini tanıtırken, bir yandan da çocukluktan itibaren hayal kurmanın, merak etmenin ve yeni bir şeyler üretme heyecanının nasıl da önemli birer yetenek olduğunu bize gösteriyorlar.

“Moda nedir, bir kıyafet nasıl tasarlanır? Arabalardan mobilyalara, çevremizde gördüğümüz bütün bu ürünler ve eşyalar hangi aşamalardan geçerek bize sunulur?” diye merak ediyorsanız, bu soruların yanıtını elinizdeki çizgi romanda yine bizzat ustalarından alabilirsiniz.tasarimcilar.2

  • Hayallerini Meslek Seçenler ; Ah Şu Tasarımcılar!  Endüstri Ürünleri Tasarımcısı ve Moda Tasarımcısı
    Yazar: Gönül Öztopuz
    Çizer: Nalan Alaca
    56 sayfa
    Final Kültür Sanat Yayınları

Kitabı hazırlayan ikilinin güzel bir röportajına buradan ulaşabilirsiniz!

Okumaya devam et

Neredesin Janinka?

neredesin-janinka“Neredesin Janinka?” savaş yüzünden evinden ve sevdiği insanlardan hiç beklemediği bir şekilde uzak kalan bir köpeğin bir yandan sokaklarda yaşam mücadelesi verirken bir yandan da çok sevdiği sahibini arayışını konu ediniyor.

Kitapta bütün olan biteni bize siyah renkli mücadeleci köpeğimiz Yosun anlatıyor. Böylelikle köpeğimizin eski yaşamını ve sokaklardaki yaşamını kendinden dinleyip nelere maruz kaldığını daha rahat kavrıyoruz. Evcil bir köpek olarak sokaklarda neler yaşadığını, kötülüklere karşı nasıl savunmasız ve hazırlıksız olduğunu…
Köpeğimizin evine savaş sırasında bir bomba düşer ve bu bombayla beraber o evde yaşayan sevgi dolu ailenin hayatı bambaşka bir hal alır. Yosun ilk başlarda sevdiklerinden ve evinden ayrılmış olmanın acısıyla mücadele etmeye ve artık bir evi olmadığını kabullenmeye çalışırken bir gurup başıboş köpekle yaşamaya başlar ve pek çok sorundan biri olan açlıkla yüz yüze gelir.
Zamanla açlıklarını gidermek için dükkanlarına dadandıkları şehirdeki kasap ve karısı köpekler için büyük bir sorun teşkil etmeye başlar. Kasap tehlikesinden kaçıp kurtulmaya çalışırken bu sefer de karşılarına çok daha farklı bir sorun çıkar; Birlikte gezen ve sayıları her geçen zaman azalan bu köpek gurubu, bir parça yiyecekle tuzağa düşürüp bir kafese kapatan zalim çiftin onlar için düzenlediği acımasız planın kurbanı olurlar.
Siyah renkli mücadeleci köpeğimiz için sorunların burada son bulacağını sanmayın sakın… sokaklardan eski yük trenlerine, sirk kafeslerinden toplama kamplarına uzanan bu hayat öyküsünde bizi bambaşka duygular bekliyor.

Köpeğimizin adı bir süre sır olarak kalıyor çünkü sahiplerinden ayrı kaldığı süre boyunca
kimse ona adıyla seslenmiyor. Sonlara doğru köpeğimizin adını ve sahiplerinin başına neler geldiğini de öğrenmiş oluyoruz.

Benzer konular işleyen pek çok kitaptan anlatım tarzı ve öykü derinliği sayesinde bir adım öne geçip akıllardan kolayca silinmeyecek bir iz bırakmayı başaran bu kitap öylesine etkileyici ki “2013 Edebe Çocuk Edebiyatı Ödülü” kazanmasına hiç mi hiç şaşırmamak lazım.
Siyah beyaz çizimlerle bezeli bu özel kitapla —ve tabii Yosunla– bir an önce tanışmanızı tavsiye ederim!david-cirici-janinka

Bu kitap, insanların başlattığı korkunç bir savaşın ortasında altüst olan hayatını yeniden kurmak için yılmadan mücadele eden Yosun adında sevimli ve akıllı bir köpeğin öyküsüdür…

Nedenini hiçbir zaman anlayamadığı, adına “savaş” denen bu felaket sırasında Yosun’un yaşadığı eve bir bomba düşer ve böylece hem evini, hem de çok sevdiği sahipleri Janinka ile Mirek’i kaybeder. Hayatta kalmak için artık her bir günü mücadeleyle geçirmeye başlayan Yosun, şehirdeki türlü kokular arasında sahibi Janinka’nın kokusunu aramaktan bir an olsun vazgeçmez. Ta ki bir gün…

Engeller karşısında asla pes etmeyen bu cesur köpeğin öyküsü sadece genç okurlara değil, yetişkinlere de esin verecek.

  • Neredesin Janinka?
    Özgün Adı: Musgo
    Yazar: David Cirici
    Resimleyen: Esther Burgueño
    Çevirmen: Fatmagül Ezici
    128 sayfa
    Final Kültür Sanat Yayınları

David-Cirici

David Cirici, 1954 yılında İspanya’nın Barcelona kentinde dünyaya geldi. Dil ve edebiyat öğretmenliği, radyo ve televizyon oyun yazarlığı ve reklamcılık gibi çeşitli işlerde çalıştı ve hikâye anlatımını geliştirdi. Yetişkinlerin yanı sıra çocuklar ve gençler için de çok sayıda roman yazan Cirici, Neredesin Janinka? ile Edebé Çocuk Edebiyatı Ödülü’ne layık görüldü.