Güneş Kovalama Makinesi – Yağmur Toplayan Şemsiye

gunes-kovalama-makinesiAnnesi ve babası öldükten sonra önce anneannesinin sonra da teyzesinin yanında yaşamaya başlayan Çınar, 3. sınıf öğrencisi akıllı bir oğlan çocuğdur. En yakın arkadaşı ise Karaku adlı oyuncak köpeğidir. Karaku başkalarının yanında bir oyuncak olsa da Çınarla yalnız kaldıklarında onunla konuşan gerçek bir köpeğe dönüşüverir.
İlk kitapta çevreyi kirleten insanlara ceza vermek amacıyla Güneş Kovalama Makinesi yapan Pillerle yolu kesişen Çınar’ın bu uğurda verdiği mücadele ikinci kitapta yağmur sularını toplayan çiçek çocuklarla karşılaşmasıyla yine aynı çizgide devam ediyor. Çınar’ın Harika Dünyası serisi ilgi çekici metni ve renkli resimleriyle güzel bir alternatif sunuyor.

İmren Tübcil’in hem yazıp hem resimlediği, çevre sorunlarına ve bu konuda göstermemiz gereken duyarlılığa dikkat çeken bu kitaplar Fom Kitap’tan çıkmış. Sanırım serinin bir üçüncü kitabı da yolda…

  • Güneş Kovalama Makinesi
    Yazan ve Resimleyen: İmren Tübcil
    Sayfa Sayısı: 72
    Yayınevi: Fom Kitap

Dev gibi bir makine yapmışlar. Adına da Güneş Kovalama Makinesi demişler. Kocaman, ilginç, robot gibi bir şey… Bunu yapan atıklar; yani pil adamlar, metal kutular ve yağ adamlar dünyanın dört bir yanından gelmişler. Hem konuşuyorlar, hem yürüyorlar, hem de çok kararlılar. Üstelik de çok kızgınlar. Kime mi? Neden mi?
Çınar ve arkadaşı köpek Karaku’nun yolu bir gün Çink ile kesişir. Konuşan, telaşlı, komik görünüşlü bir pil adam ile. Onu sıkıştığı yerden kurtarırlar. Ama bu sadece olayların başlangıcıdır. Üstelik gökyüzünü kapkara bulutlar sarmış, etrafı da pis bir koku kaplamıştı. Neler oluyordu?
Bunu çözmek için, Çink’in peşinden ormanın derinliklerine gittiklerinde gözlerine inanamadılar. Dahası başlarına gelmeyen de kalmadı. Bu maceradan sağ salim kurtulabilecekler miydi? Dünyayı korumayan, çevreyi sürekli kirleten insanların duyarsızlığından bıkan atıkların planı neydi?

  • Yağmur Toplayan Şemsiyeyagmur-toplayan-semsiye
    Yazan ve Resimleyen: İmren Tübcil
    Sayfa Sayısı: 72
    Yayınevi: Fom Kitap

Çınar yine macera peşinde! Çınar ve Deniz, çevre koruma şenliğinde tanıştıkları Barış’la beraber, yağmur bulutlarının peşine düşüyor. Çınar, Deniz ve Barış, dünyayı susuz kalmaktan kurtarabilecek mi? Bütün yağmur sularını toplamak için çalışan Çiçek Çocukları bencilliklerinden vazgeçirebilecekler mi? Çınar, bir daha göremeyeceğini sandığı köpeği Karaku’ya kavuşabilecek mi? Haydi, hep beraber Çınar’ın harika dünyasında gidiyoruz!

Moa’nın Karanlığı

moa'nın karanlığıÇocukluk döneminin en can alıcı sorunlarından biri de karanlık korkusu. Hem de bazılarımızda sadece çocuklukta kalmayıp ilerleyen zamanlarda da kendini hissettirebiliyor.  Küçükken sık sık şimdi ise ara sıra karanlık korkusu yaşayan biri olarak tıpkı benim gibi karanlıktan korkan oğlumun bu durumu nasıl atlatacağına dair doğru düzgün bir fikrim bile yokken çok güzel bir kitapla tanıştım. Yazarının ‘bir zamanlar karanlık korkusu yaşamış ve halen yaşamakta olanlara’ adadığı “Moa’nın Karanlığı” adlı bu güzel kitap karanlık korkusuyla baş etmeye çalışan küçük bir kızın yaşadıklarını anlatıyor. Kitabımızın küçük, sarı saçlı tatlı kızı Moa, bir süredir karanlıktan korkuyor ve bu nedenle geceleri tuvalete gidemiyor. Hem sadece gecenin karanlığından değil, gündüz vakti tavan arasını kaplayan karanlıktan da korkuyor. Ve bu durumdan kurtulmak istediği için kendine bir çıkış yolu arıyor.

“Moa’nın Karanlığı” illüstratörlük yapan Johanna Rehn’in kendi yazıp resimlediği ilk kitabıymış. Johanna Rehn’in karanlık korkusuna getirdiği özgün yaklaşımı ile Moa’nın dünyasının kapılarını ardına kadar açan o güzel renkli resimlemeleri gerçekten çok etkileyici. Üstelik bu başa çıkma öyküsü öyle güzel yazılmış ki dikkat ederseniz satır aralarında basit bir öyküden çok daha derinlere indiğini farkedebilirsiniz. Kitabın çevirisini ise özgün dili olan İsveççe’den Gürkan Özturan yapmış. Bazı kuzey ülkelerinin çevirilerde dil desteği verdiğini duymuşum. İsveçlilerin bu kitabın çevirisi konusunda yardımcı olduklarını da eklemeden geçmeyeyim. “Moa’nın Karanlığı”, özgün baskısında daha büyük bir boyutta olmasına rağmen FOM Kitap ilk okuma dönemindeki çocukların okurken daha rahat edebilmeleri için -pedagoglara danışıp- kitabın boyutunu biraz daha küçülterek basmış. Bana kalırsa bu kitabı sakın kaçırmayın hatta hemen aramaya başlayın derim ;)

Moa, gecenin bir yarısı yani karanlığın iyiden iyiye odasını sardığı bir vakit çişi geldiği için uyanır. Ama bırakın bir üst kattaki tuvalete rahatça gitmeyi, ayağını yataktan yere indirmeye dahi cesaret edemez. Tüylü bir elin, ayağını indirir indirmez onu yakalayıp yatağın altına çekmesinin düşüncesi bile yeterince korkunçtur Bir de bunun üstüne karanlıkta onu bekleyen binbir türlü tuhaf yaratıkları hayal ettikçe küçük Moa giderek korkmaya başlar. Ne var ki Moa çok sıkışmıştır,iyice saklandığı yorganın altından zar zor anne ve babasını yardıma çağırır. Bir süre sonra Moa, babasının yanına gelmesiyle tuvalete yetişip yatağına döner. Yoksa her gece böyle mi olacaktır? Moa artık karanlığa kızmaya başlar. Ertesi sabah kahvaltıda meyveli lapasındaki ananasları ayıklarken yavaşça yanına yaklaşan evin köpeği Luddman istemeden Moa’nın korkmasına neden olur. Bunun üzerine Moa, bir kez daha bir önceki gece yaşadığı karanlık korkusunu anımsayarak bir çözüm yolu düşünmeye başlar. Muhtemelen karanlığın da korktuğu bir şeyler vardır, belki de akıllıca davranarak karanlığı korkutmayı başarabilir. Böylece karanlığı alt etmek adına esaslı bir plan yapıp uygulamaya girişir. Moa’nın karanlığa düzenleyeceği planı için gerekenler babasının siyah smokini ile siyah şapkası, bisikletinin ışığı ve bir parça cesarettir.

Moa artık kararlıdır ve ilk olarak yapbozlarını almasına engel olan tavan arasındaki karanlığı hedef alır… Bir kez, iki kez derken sonunda Moa’nın karanlığın üzerine ışık tuttuğunda gördüğü şey korunç yaratıklar değil tam aksine görmeyi hiç beklemediği bir şeydir. Moa’nın gördüğü o şey, baş etmesi gerekenin karanlık değil de kendi içinde yaşadığı korku olduğunu anlamasını sağlar.

“Moa karanlıkta nelerin saklandığını bilmeme korkusuyla yatağından çıkıp çişini yapmaya gidemiyor. Korkunç karanlık! Bir gece artık yeter diyor. Belki de karanlık da korkutulabilir. Ama karanlığı ne korkutabilir ki?moanin-karanligi2

  • Moa’nın Karanlığı
    Özgün Adı: Moas Mörker
    Yazan ve Resimleyen: Johanna Rehn
    İsveççe’den Çeviren: Gürkan Özturan
    40 sayfa
    FOM Kitap

The artist Johanna Rehn interviewed in Malmö, Sweden on 2 August 2010Johana Rehn, 1983 yılında İsveç’in güneyindeki Lomma kentinde doğdu. Küçük yaşlarda sanat alanındaki tutkusunu keşfetti. Çocukluk günlerini boyama ve çizim yaptığı günler olarak hatırlıyor. Bugünlerde de hayal edebileceği en yaratıcı ve havalı iş olarak tanımladığı çocuk kitapları hazırlıyor. Şimdiye kadar 12 çocuk kitabını resimledi. Aynı zamanda yazdığı ilk kitap olan Moa’nın Karanlığı’nı (Moas Mörker) ise diğer kitaplardan ayrı bir yere koyuyor. Yalnız tek sebep bu değil. Johanna bu kitaptaki ipucu sayesinde karanlık korkusunu yendiğini söylüyor. Umarız bu ipucu size de yardım edebilir. Gürkan Özturan, Kırklareli doğumlu ve Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri Edebiyatları bölümü mezunu. İsveç Uppsala Üniveristesi’nde Etnoloji, Antropoloji ve Kültür çalışmaları üzerine bir yıl araştırma yaptı. Avrupa Çalışmları ve Uluslararası İlişkiler yüksek lisansı yaptı. Şu anda çeşitli sivil toplum ve düşünce kuruluşlarında gönüllü olarak katkılarda bulunuyor. Avrupa’daki bazı yayın organlarında görüş belirten makaleler yazan Özturan aynı zamanda heykel üzerine çalışmlar yürütüyor.