Kim Korkar Hain Tilkiden?

Kim korkar hain tilkiden? ben değil! tilkilerden korkmamakla birlikte sempati beslediğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Bunda çocukluğum boyunca evimizde yer bulan sevgili tilkimizin de etkisi büyük tabii. Konu tilkiler olunca sevinip heyecanlandığım gibi tavuklu kitaplara da ayrı bir zaafım olduğu su götürmez bir gerçek. Ve ne şanslıyım ki tilkili-tavuklu çok güzel bir kitaba kavuştum. Hem de bir çizgi roman! mutluluğumu nasıl tarif edebilirim bilemiyorum!

Kahramanımız bir tilki ama öyle hainlikmiş korkunçlukmuş falan uzaktan yakından ilgisi yok. Ha korkunç olmak istiyor istemesine ama bir türlü olamıyor işte. Arkadaşı kurttan aldığı taktikler bile fayda etmiyor, dadandığı çiftlikte zavallı tilkiden kimsecikler korkmuyor. Hatta korkmak bir yana çiftlik ahalisi her geldiğinde ona acıyıp bir sepet turp ayırıyor ki karnını doyursun da aç kalmasın diye :) Artık varın siz düşünün kim korkar bu tilkiden?

Ne kadar korkunç olmaya çalışırsa çalışsın bir tavuğu mideye indirebilmek için sarfettiği bütün çabası boşa giden tilki, bir gün kurt yardımıyla çiftlikten üç tane yumurtayı kaçırmayı başarıyor. Üstelik tam da kümesin en çılgın tavuğunun yumurtalarını yürütüyor! Kurt ve tilki, çiftlikten kaçırılan üç yumurtayı civcivler çıksın bi güzel büyüsün ve besili hale gelsin diye bekletmeye karar veriyorlar. Elbette civcivlerin yumurtadan çıkması için tilki kuluçkaya yatıyor.
Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya başlıyor ve pek tabii civcivler yumurtadan çıkar çıkmaz karşılarında buldukları tilkiye anne damgasını yapıştırıveriyorlar. İşte bundan sonra da başka bir komedi dalgası gelip okuru sarıyor. Benjamin Renner, tilki ve civcivler aracılığıyla yetişkinlerin ebeveynlik mücadelelerine göz kırparken okuru farklı bir açıdan yakalamayı da ustalıkla başarıyor.
Bizim kızıl tilki peşinden ayrılmayan üç küçük yaramaz civcive her ne kadar korunç olduğunu kanıtlamaya çalışsa da çoktaaan geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir. Zamanı geldiğinde yeterince büyüyene kadar sahiplendiği civcivlerden ayrılmak istemez fakat civcivlere göz dikmiş aç bir kurt ve acımasız bir tavuk peşindedir…

Sadece beceriksiz kızıl tilki değil afacan civcivler ve çiftliğin vurdumduymaz bekçi köpeğinden tutun çılgın tavuğuna kadar eğlenceli yan karakterler bile bir harika! Suluboyayla renklenen çizimlerde tam yerinde ve dozunda kullanılan çeşitli yüz ifadeleri ise cidden çok komik!

Kötü bir tilki olmaya çalışan ama hem beceriksizliği hem de küçük civcivler yüzünden olmadık hallere düşen tilkinin hikayesini ben o kadar çok sevdim ki düşünürken bile gülümsememi durduramıyorum :)
Hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle okuyabileceği ve kesinlikle çok seveceği bir kitap.
Bir gecede gözümü kırpmadan okudum bitti :)

Ayrıca Benjamin Renner bu kitapla, Angoulême Çizgi Roman Festivalinde gençlik ödülünü kazanmış, şaşırdım mı? tabii ki şaşırmadım. Hak etmiş doğrusu. Bir de animasyon filme uyarlanmış o da işte tam şurada.

Çizgi roman dünyasına dikkat çekici bir giriş yapan Baobab‘dan harika kitaplar göreceğiz gibime geliyor. Eğer nitelikli çizgi romanları seviyorsanız sıkı takip edin derim çünkü ben de öyle yapacağım.

Tilkinin tek istediği çiftlikte korku salmak ve karnını bir kez olsun tavukla doyurmak. Yırtıcı bir hayvan olduğunu kanıtlamak için elinden geleni yapıyor. Ancak işlerin pek istediği gibi gittiği söylenemez, çiftlikte onu umursayan yok. Son çare, kurtla beraber hain bir plan yapan Tilki, tavuğun yumurtalarını çalıp, yumurtadan çıkınca civcivleri mideye indirecek. Fakat yumurtalar çatlayınca işlerin sarpa saracağından habersiz.
Oscar adaylığı da kazanan Ernest & Célestine animasyon filmininin ardından çizgi romana muhteşem bir dönüş yapan yazar Benjamin Renner, Kim Korkar Hain Tilkiden ile son derece eğlenceli bir esere imza atıyor. Fransa’da uzun büyük başarı elde ederek, Angoulême Çizgi Roman Festivalinde gençlik ödülünü kazanan bu çizgi roman, 2017’de uzun metrajlı animasyon filmine de uyarlanmıştır.
Benjamin Renner, çizimlerinde yüz ifadeleri ve mimikleri ustalıkla kullanarak okuyucuyu güldürmeyi başarırken, suluboya renklendirilmiş çizimler hikayenin dinamizmini en iyi şekilde yansıtıyor. Yalın bir mizahtan beslenen Kim Korkar Hain Tilkiden, her yaştan okuyucuya keyifli anlar yaşatacak bir çizgi roman.

  • Kim Korkar Hain Tilkiden?
    Özgün Adı: Le Grand Méchant Renard
    Yazan ve Resimleyen: Benjamin Renner
    Fransızca Aslından Çeviren: Doğan Şima
    Sayfa Sayısı: 192
    Yayınevi: Baobab Yayınları

 

Reklamlar

Meraklı Tavuklar : Denizi Görmek İsteyen Meraklı Tavuk

İlk çıktığı zaman arkadaş kitabevinin raflarında görüp bayıldığım “Meraklı Tavuklar” serisinin ilk kitabı “Denizi Görmek İsteyen Meraklı Tavuk”ta her şey, tavuk gibi erkenden yatıp bir de üstüne yumurtlamak istemeyen küçük tavuk Karmela’nın denizi görmek istemesiyle başlıyor. Karmela aklına koyduğunu yapıyor, uzak diyarlara gidiyor ve horoz Pitikok ile tanışıyor. Karmela ve Pitikok’un aşkıyla taçlanan bol maceralı ilk kitap diğer kitaplarda tıpkı kendileri gibi iki meraklı yavrularının aileye katılmasıyla devam ediyor. Eğlence ve macera hızı hiç düşmeyen bu seride Karabatak Pedro, Kuzu Belino vs. derken pek çok tatlı karakterle tanışıp sürpriz isimlerle karşılaştım.  Kısa sürede her bir kitabını büyük bir keyifle okuduğum Meraklı Tavuklar serisi kitaplığımdaki favorilerimden biri olup çıktı. Bu seriye dair en çok sevdiğim şeylerden biri ise yazar ve çizerin yaşamöyküsü ile ithaf bölümlerindeki resimlemeler.. Öyle güzel ve muzipler ki şu zamana kadar gördüğüm en özgün ithaf bölümü bu seride diyebilirim. Meraklı Tavuklar serisinin konularını mı resimlemelerini mi yoksa ve her kitabın sonunda çok güzel bir sürprizin ortaya çıkışını mı öveyim bilemedim. Bu serinin her bir şeyini pek seviyorum. Hani highly recommended! diyorlar ya hah işte ondan ;)

Hep bir kümes dolusu tavuğum olsun istemiştim! şimdi ise birbirinden eğlenceli şeyler yaşayan meraklı tavuklarım var :) çok mutluyum!

p.s. Şimdilik 16 kitaptan oluşan serinin ilk 12 kitabı dilimize çevrildi , umarım en kısa zamanda diğerlerini de dilimzde okuma fırsatı buluruz.

  • Denizi Görmek İsteyen Meraklı Tavuk
    Özgün Adı: Les P’tites Poules – La Petite Poule qui voulait voir la Mer
    Yazar:Christian Jolibois,
    Resimleyen: Christian Heinrich
    Sayfa Sayısı: 48
    Yayınevi: 1001 Çiçek Kitaplar

Les P’tites Poules  http://www.lesptitespoules.fr/

HAYALLERİ OLAN TÜM NEŞELİ ÇOCUKLARA…
Bir akşam,
– Tavuk gibi erkenden uyumak istemiyorum! Ben gidip denizi görmek istiyorum! diye haykırdı meraklı küçük beyaz tavuk Karmela.
– Denizi görmek mi? Daha neler? Ben denizi görmek istemiyor muyum? Beni dinle Karmela, deniz senin gibi küçük bir tavuk için hiç de uygun bir yer değil! Haydi bakalım, doğru kümese!
Karmela’nın babası hayatı boyunca böyle tuhaf bir şey duymamıştı. Karmela’yı bir türlü uyku tutmuyordu. Denizi görmeliydi…

Meraklı tavukların eğlenceli maceralarından biri başlıyor. Karmela’nın maceralarını merak ediyor musunuz? Merak ettiğinizi biliyorum. Çünkü siz de denizi görmeyi hayal ediyorsunuz. Küçük bir sır vereyim mi? Karmela bu eğlenceli macerasında Kristof Kolomb ile tanışıyor…

Sıradan Zaferler

“Çizgi roman sadece tayt giyen süper kahramanlardan, pelerinli savaşçılardan, fantastik canlılardan ve kovboylardan ibaret değildir.” görüşünü benimseyen Karakarga‘dan harika çizgi romanlar çıkıyor farkında mısınız? Alternatif ve nitelikli çizgi roman konusunda büyük bir istikrarla ilerleyen bu güzel yayınevinin harika kitaplarından biri de “Sıradan Zaferler”. Benim uzun zamandır okuduğum en güzel çizgi romanlardan biriydi. Bayıldım! Kitapta, fotoğrafçı Marco’nun pek çok şeyin kıskacında kıvranırken bir yandan hayatın akışı içinde panik ataklarla sürüklenişini okuyoruz. İçinde biraz aile, biraz siyaset, biraz ilişkiler biraz da korkular yani çokça hayatın ta kendisi var. Hem konusu hem anlatımı hem çizgileri insanı öylesine sarıyor ki. Bir sayfa bir sayfa daha derken kolay kolay ara veremedim. Bunda iyi çevirinin payı da çok büyük tabi. Benim için çizgi roman okumak ayrı bir keyif. Sıradan Zaferler, bir kez daha bu keyfi yaşamamı sağladı :) Çok mutluyum!

Angoulême Uluslararası Çizgi Roman Festivali En İyi Çizgi Roman Albümü

“Gerçekçi edebiyat ve çizgi romanın mükemmel bir birleşimi.”
-Booklist-

“En iyi 5 grafik romandan biri. Psikolojik olarak yıpranmış, dünyayla ve aşık olduğu kadınla iletişim kurmaya çalışan bir fotoğrafçının, duygu dolu hikayesi. Çizimler çok etkileyici. Larcenet’in, sevecen karakterle dolu bu kitabı, insanda başka bir ülkeye seyahat etmiş hissi yaratıyor.”
-Time-

“Çok katmanlı bir kitap. Diyaloglar, fazlasıyla içe dönük ve bazen rahatsız edici derecede gerçekçi. Karmaşık karakterleri ve geniş bakış açısı, bu hikayeyi daha da dikkat çekici kılıyor.”
-Publishers Weekly-

“Bir erkeğin bağlanma korkusunu zekice işleyen çok fazla kitap yoktur. Ergenlikten çıkış ve olgunluğa geçiş sürecini aynı şekilde anlatan kitap sayısı da oldukça azdır. Larcenet, her iki konuyu da çok güzel işlemiş.”
-L.A. Times- (Tanıtım Bülteninden)

  • Sıradan Zaferler
    Özgün Adı: Le Combat Ordinaire’
    Yazan ve Resimleyen: Manu Larcenet
    Çevirmen: Emre Yavuz
    Sayfa Sayısı: 248
    Yayınevi: Karakarga

Kocaman Kalpli

Bir süre önce Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Kocaman Kalpli” babasının kaybının ardından küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatan duygu yüklü naif bir kitap. Jo Hoestlandt’ın tatlı tatlı anlattığı küçük Louis’nin öyküsü insanı bir anda sarmalayıp derinden etkilemeyi başarıyor.
Thomas Baas’a ait güzel resimlemelere sahip olan bu kitapta kendisi küçük ama kalbi kocaman bir dev ile tanışıyoruz. Louis adlı bu küçük oğlan bataklıkta babasıyla beraber cambaz ayaklıkları kullanarak çobanlık yapmaktadır. Küçük oğlanın hep aynı şekilde süregiden yaşantısı bir gün babasının ani kaybıyla değişime uğrar. Oysa Louis, o zamana kadar hayatının hep aynı şekilde babasıyla sevdiği topraklarda koyun otlatarak geçeceğini sanmıştır.
Bu sarsıcı değişimden bir süre sonra Louis ve annesi uzun zamandır yaşadıkları bataklığı bırakıp büyük şehire taşınırlar. Louis, kökten değişen yaşantılarına uyum sağlama çabası içindeyken yan daireye taşınan komşular sayesinde yepyeni bir heyecan yaşamaya başlar.

Çok ödüllü Fransız yazar Jo Hoestlandt, Türkçe’ye kazandırılan son romanında, çocuksu duyguların, kuşların, yaprak hışırtılarının dilinden konuşuyor. Ölüm gibi, anlatılması zor bir konuyu bile şiirsel üslubu ve incelikli gözlem gücü sayesinde, çocukların duygu dünyalarını zedelemeyecek zarafette işleyen yazar, yaşamı yüceltiyor ve umudu elden bırakmıyor. Zengin dil kullanımı ve temalarıyla da dikkati çeken roman, doğanın kusursuz uyumunu ve döngüsünü hatırlatıyor. Başarılı illüstratör Thomas Baas’ın siyah-beyaz desenleriyle bezeli kitap, deneyimli çevirmen Azade Aslan’ın yetkin Türkçe’siyle her yaştan okuru etkileyecek güçte.

Louis’nin yaşamı, cambaz ayaklıklarının tepesinde, gökyüzüne yakın ilerlemekteydi. Hayran olduğu babasıyla birlikte, her sabah koyunları otlatmaya giderlerdi ve bu, Louis’yi en mutlu eden şeydi. Ama bir anda öyle şeyler oldu ki, annesiyle birlikte büyük kente taşınmak zorunda kaldılar. Artık, cambaz ayaklıklarının tepesinde değildi. Üstelik, sevdiklerinden de uzaktaydı. Louis, kent yaşamına ayak uydurabilecek, kendini yeniden gökyüzüne yakın hissedebilecek miydi?.. (Tanıtım Bülteninden)

Jo Hoestlandt,
1948 yılında Paris’in batısındaki banliyö şehri Rueil-Malmaison’da doğdu. 1969-1972 arasında, Paris’te edebiyat eğitimi aldı. Üç yıl edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra kendini tamamen yazmaya adadı ve çocuklar için yazma-çizme atölyeleri de düzenledi. Çocuklarla konuşulamayacak hiçbir konu olmadığına, yalnızca kelime ve cümleleri doğru seçmek gerektiğine inanan Hoestlandt, çocuk edebiyatına yüzün üzerinde eser kazandırdı. La Grande peur sous les étoiles (Yıldızlar Altında Büyük Korku, 1993) adlı resimli kitabıyla Bologna Ragazzi Ödülü’ne değer görüldü. Türkçe’ye çevrilen son çocuk romanı Kocaman Kalpli (2017; Géant, 2014) olan yazar, Paris’te yaşıyor.

Thomas Baas, 1975 yılında Strasbourg’ta doğdu. Dekoratif Sananatlar’dan mezun olan Baas, illüstratörlüğün yanı sıra poster çalışmaları da yapmaktadır. Birçok yayınevi için resimlemeler yapan sanatçı, Paris’te yaşıyor.