Aynadan Geçen Kız : Kış Nişanlıları

Destek Yayınlarından çıkan “Aynadan Geçen Kız” serisinin ilk kitabı Kış Nişanlıları  geçen hafta içinde okuyup çok sevdiğim genç yetişkin edebiyatına ait oldukça sürükleyici bir fantastik kitaptı. Öyle ki işi gücü bırakıp neler olacağını öğreneceğim diye kitaptan kopamadım ve bulduğum her fırsatta sayfaları arasında kaybolmaktan fazlasıyla keyif aldım. “Aynadan Geçen Kız” serisinin ilk kitabı benim favori serilerimden biri olma yolunda büyük bir adım oldu. Şimdilik 3 kitabı çıkan -ve henüz ilk kitabı dilimize çevrilen- serinin diğer kitaplarını da ölesiye merak ediyorum doğrusu. Umarım en yakın zamanda devam kitapları dilimize çevrilir de doya doya okuma imkanı buluruz.

Kitabın şahane bir atmosferi var. Yazarın kurguladığı fantastik dünya kolay kolay akıldan çıkabilecek gibi değil. Benzersiz ve çok zengin bir evren yaratan yazar, iyi düşünülmüş ilginç özellikleri ve davranışlarıyla karakterleri de en iyi şekilde göstermekten de geri kalmıyor.

Kitabımızın baş kahramanı Ophélie, Anima’da yaşayan -her ne kadar sıradan bir kız olduğunu düşünse de- gayet iyi bir bir okuyucudur yani dokunduğu nesnelerin geçmişlerini okuyabilmektedir. Aynı zamanda aynalardan geçerek yer değiştirmek gibi çok özel bir yeteneği vardır. Müzede çalışan gözlüklerinin arkasına saklanan Ophélie bu zamana kadar ailesinin ısrarlı evlilik girişimlerine çok sevdiği amcası sayesinde karşı durup bir şekilde uzak kalmayı başarmıştır. Ama artık Anima’nın duayenleri bir karar vermiştir ve ne olursa olsun bu evlilik gerçekleşmek zorundadır. Nişanlısının tanışmak için gelip onu apar topar kuzeye götürmesiyle Ophélie, kendini bir anda o zamanda kadar yaşadığı hayattan kopartılarak bambaşa bir geleceğin içine atılmış olarak bulur. Nişanlısıyla kuzeye adım atan Ophélie resmen kurtların arasına düşmüştür. Ama o da pes edip boyun eğecek değildir. Her yanını saran tekinsiz ortam ve rahatsız edici derecede karmaşık insanlar hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığı kuzey kutbunda nişanlılık dönemi geçircek olan Ophélie’nin yanında destekçi ve koruyucu olarak bir tek teyzesi Roseline vardır -bu arada ne çekin be Roseline teyze :P- Kuzeyde Ophélie’nin gelişiyle beraber dengeler değişecek ve bu değişimler pek çok şaşırtıcı olayı beraberinde getirecektir.

https://www.goodreads.com/book/show/18043539-les-fianc-s-de-l-hiver

Fransa’nın büyük yayımcılarından Gallimard Jeunesse’nin öncülüğünde RTL televizyonu ve Télérama dergisi, genç okurlar için yazmayı hayal eden herkesin katılabileceği büyük bir yarışma organize ettiler. Yayıncı, yazar, gazeteci ve halktan oluşan geniş bir jüri, gönderilen 1362 eser arasından sadece bir tanesini ödüle layık buldu.
İşte şu an o kitabı tutuyorsunuz elinizde!
“Aynadan Geçen Kız” serisinin ilk kitabı olan Kış Nişanlıları, fantastik edebiyatın gözde yapıtlarından biri…
Sembolizme ve mitlere güçlü göndermeleri olan kitap, şifrelerle dolu eşsiz bir okuma serüveni vaat ediyor.
 
Anima’da ailesiyle yaşayan, özellikle büyük amcasıyla sıkça vakit geçiren Ophélie, yetenekli, içekapanık ve tuhaf bir kızdır. Dokunduğu eşyaların geçmişini okuyabiliyor ve aynalardan geçerek seyahat edebiliyordur. Ophélie onu eşsiz kılan armağanlarla donatılmış gibidir adeta. Ailesi tarafından zorlandığı protokol evliliğine karşı çıkmaz ve Thorn’la evlenmeyi kabul eder. Ancak Thorn’u sevmek de kabul etmek de kolay değildir. Ophélie’nin huysuz ve gizemli bu adamla birlikte atılacağı macera, beklenmedik bir geleceğe gebedir.
  • (Aynadan Geçen Kız #1) Kış Nişanlıları
    Özgün Adı: (La Passe-Miroir #1) Les Fiancés de l’hiver
    Yazar: Chrıstelle Dabos
    Çevirmen: Karen Alguadiş
    Sayfa Sayısı: 376
    Yayınevi: Destek Yayınları/Genç Destek

Yıldız Gemisi

“Yıldız Gemisi” bir süre önce yazarı tanımak için merakla başlayıp kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Genç-Yetişkin türündeki bu kitap yazarın başka dünyalar sevdasının bir ürünü olarak dilimize çevrilen ikinci serisiymiş. İlk seri -Alianated- pek beğenilmiş olacak ki ikinciye de sıra gelmiş. Genel olarak bakıldığında sonu tahmin edilebilir gibi dursa da yazar okurları şaşırtacak şeyleri eksik etmemiş. Özellikle Banshee’deki yan karakterler benim ilgimi çekti. Onların hikayelerini sevdim ve daha fazla olsa hayır demezdim :)

Yıldızlara yolculuğun Okumaya devam et

Yıllık İzin

yillik_izin_1 Bir yolculuk, gezip görülecek yerler, ilişkiler ve iç hesaplaşmalar…

Erman Çağlar, Ender Yıldızhan ve Merve D. Yıldırım’ın ortak çalışması olan “Yıllık İzin” beş günlük turistik bir seyehat amacıyla erkek arkadaşıyla beraber Hollanda’ya gidden Meltem Hanım’ın aklından bir türlü atamadığı iç sıkıntılarını anlatan bol çizimli harikulade bir kitap.yillik_izin_3

Uykusuz dergisinde O Sırada Erman Çağlar köşesiyle tanıyıp sık sık okur olduğumuz Erman Çağlar hikâyesiyle, Ender Yıldızhan ise çizimleriyle yıllık izinlerin bir süre sonra kendini gösteren ama çok da bahsedilmeyen içsel sorgulamalarla dolu yüzünü gösteriyor.
Ender Yıldızhan bu kitapta Hollanda’da gördüğü gerçek mekanları çizmekle kalmamış bir de merak edenler için kitabın sonuna çizimlerde yer alan yerlerin isimlerini eklemiş.
Kitapta karşımıza bir sayfa metin, bir sayfa çizim çıkıyor. Ender Yıldızhan’ın çizimleri de bir noktadan sonra Merve D. Yıldırım’ın Hollanda parklarını işlediği renkli desenlere dönüşüyor.
Bu kitabın hikâyesi de enteresan aslında… ilk başta Ender Yıldızhan, bir Hollanda tatilinde kafasında dolaşanları çizimlere dökmüş daha sonra Erman Çağlar metnini oluşturmuş ve sonuçta ortaya güzel bir çalışma çıkmış.
Ben böyle güzel yerli işleri gördükçe mutlu oluyorum. Okuru ve seveni bol olsun!yillik_izin_4

Uykusuz ve Hortlak dergilerinden tanıdığımız Erman Çağlar ve Ender Yıldızhan, hiçbir yerde yayımlanmamış bu yepyeni eserle, okurlarının ve sevenlerinin karşısına çıkıyor. Bu kitapta Merve D. Yıldırım da kendilerine desenleriyle katkıda bulunuyor.

“Özel bir üniversitede sekreter olarak çalışan Meltem Hanım, yıllık iznini erkek arkadaşıyla birlikte Hollanda’da geçirmeye karar vermiştir. Hollanda, Meltem Hanım’dan vize için bir takım belgeler ister; Meltem Hanım belgeleri toplamayı kabul eder, ancak kendisinin de Hollanda’dan bazı talepleri vardır: Bütün bir sene boyunca iş yerinde hissettiği iç sıkıntısını, erkek arkadaşıyla yaşadığı problemleri ve adını koyamadığı bütün hisleri, kendisiyle birlikte Hollanda’ya götürecek ve Hollanda’nın görülmeye değer yerlerini onlarla birlikte gezecektir…”

  • Yıllık İzin
    Yazan: Erman Çağlar, Ender Yıldızhan, Merve D. Yıldırım
    Çizer: Ender Yıldızhan, Merve D. Yıldırım
    Sayfa Sayısı: 112
    Yayınevi: Sırtlan Kitap

İnsan Vücudu Tiyatrosu

insan_vucudu_tiyatrosuMaris Wicks’in hem yazıp hem resimlediği “İnsan Vücudu Tiyatrosu” her yaştan bilim canavarlarının çok hoşuna gidecek acayip eğlenceli bir çizgi bilim kitabı.

Kitabın ilk sayfalarında bizi bir iskelet karşılıyor. İlk olarak kendini tanıtıp, bizi 11 perdelik özel bir gösteriye davet ediyor. Ve vücudu en küçük yapıtaşı olan hücrelerden başlayarak adım adım -perde perde- anlatmaya başlıyor.Biz de baştan sona kadar mizahla tatlandırılmış gerçekçi diyagramlara sahip renkli sayfalar arasında geziniyoruz.
Sırasıyla İskelet Sistemi, Sindirim Sistemi, Üreme Sistemi ve Bağışıklık Sistemi bu kitapta yer alan önemli başlıklardan sadece birkaçı. Fakat sadece bölüm isimlerine bakıp sıkıcı olacağını sanmayın. Biyoloji delisi bir eğitimci olan Maris Wicks’in baştan sonra kadar çok zekice tasarlayarak ortaya çıkarttığı bu kitap, esprili yaklaşımıyla biyoloji konularını eğlenceli, anlaşılır ve ilgi çekici hale getiriyor. ilk perdede karşımıza Okumaya devam et

Komik Bir Hikâye

komik-bir-hikaye-ned-vizzini
“Kendinizi öldürmek isterken konuşmak öyle zor ki” diye başlayan bu harika kitap ne kadar da haklı olduğunun sinyalini okurlarına daha ilk satırlardan vermeyi rahatlıkla başarıyor. Craig’in kabul edildiği lisede işler pek de olması gerektiği gibi gitmemektedir. Her açıdan yetersizlik ve aşırı yüklenen gelecek kaygısıyla dolup kendini kocaman bir depresyonun ortasında yapayalnız bulduğunda Brooklyn Köprüsü’nden atlamayı bile düşünür. Bir süre  ilaç kullanıp tedaviyi denesede gittikçe dibe vurur ve en sonunda kendisini en yakın hastanenin yetişkin psikiyatri servisinde bulur. İşte buradan sonra da Okumaya devam et

Domuzu Kırmak

“Buzdolabının Üstündeki Kız” “Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şöförü” “Kapı Birden Vuruldu” gibi sevilen kitapların yazarı  Etgar Keret’in bir öykü kitabı daha dilimize çevrildi.
Diğer Keret kitapları gibi Siren Yayınları etiketini taşıyan “Domuzu Kırmak” bu yaz okuduğum en güzel öykü kitabıydı diyebilirim.
Şahane bir sunuş bölümüyle başlayan kitap yine aynı şahane temposuyla dur durak bilmeden bizi bir dizi afallatan öykü yağmuruna tutuyor. Kitaptaki öyküler alışıldık tarzda kısa ve resimsiz, sadece en sonda yer alan Domuzu Kırmak adlı öykü David Polonsky’nin çizgilerini taşıyor ve itiraf etmek gerekirse  bu çizgiler en az etgar Keret’in kelimeleri kadar çok şey anlatıyor. Etgar Keret, -yine ve yeniden- her öyküsünde şaşırtıp değindiği noktalarla insanın aklını garip bir biçimde kurcalamayı başarıyor. Kitabın kapağını kapattıktan sonra da insana ‘daha fazla Etgar Keret…’ dedirtiyor.


“Gözyaşlarım, daha önce de pek çok kez olduğu gibi, boğazımda birikti ve gözlerime asla ulaşamadı. Dünyanın, yuva öğretmenimin vaat ettiği gibi adil bir yer olmadığını acıyla kavradığımı hatırlıyorum.”

Gerçeklik ve fantezi arasında ustalıkla patinaj yapan bir yazardan özel bir seçki: Domuzu Kırmak. Etgar Keret, kendine özgü sihrini yine ortaya koyuyor ve kırık kalplere şu zalim dünyada ilaç gibi gelecek incelikler ile dokunmuş öyküler anlatıyor: Düş tacirleri köşeyi dönme hayallerini yüzlerine gözlerine bulaştırıyor, eski sevgililerin geride bıraktığı tortular zamanla yok olup gidiyor ve Ortadoğu’ya, bir ihtimal, barış geliyor.
Bu olağanüstü seçki, yazarın Türkçede yayımlanmış hiçbir kitabında yer almayan öykülerini, Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’nün kült öyküsü ‘Domuzu Kırmak’ ile bir araya getiriyor. Beşir’le Vals’in yaratıcılarından David Polonsky’nin hayranlık uyandıran çizimleriyle yeniden yorumlanan ‘Domuzu Kırmak,’ aynı zamanda kitaba adını veriyor.

Büyüyünce ne olacağına bir türlü karar veremeyenlerle büyü ile ne yapacağını kestiremeyenleri aynı sahnede buluşturan Domuzu Kırmak, yaşama her daim amatör kalanları içtenlikle kucaklıyor.
“Belki, her şeye rağmen, hâlâ umut vardır.”
(Tanıtım Bülteninden)

  • Domuzu Kırmak
    Kitabın Orijinal Adı: Breaking the Pig
    Yazar: Etgar Keret
    Çevirmen: Avi Pardo
    Sayfa Sayısı: 80
    Yayınevi : Siren Yayınları
 etgar-keretEtgar Keret (Tel Aviv, 1967) İsrail’de genç nesil arasında çok tanınan ve uluslararası düzeyde de fazlasıyla beğeni toplayan bir yazardır.
Yazıları The New York Times, Le Monde, The Guardian, The Paris Review and Zoetrope’ta yayımlandı. Kırka yakın kısa filmde öykülerinden esinlenilmiştir ve bunlardan biri Amerikan MTV Ödülü’ne layık görülmüştür. Wristcutters (2006), eleştirmenler tarafından övgü toplamış ve yine kısa öykülerinden esinlenilen $ 9.99, 2009’da birçok uluslararası ödüle layık görülmüştür.
Etgar Keret, şimdilerde ise Ben-Gurion Üniversitesi’nde ders vermektedir. Birçok kez Kitap Yayıncıları Birliği Platinyum Ödülü’ne, Başbakanlık Ödülü’ne, Sinema Kültürü Ödülü’ne, The Jewish Quarterly Wingate Ödülü’ne (BM, 2008) ve St. Petersburg Halk Kütüphanesi En İyi Yabancı Kitap Ödülü’ne layık görülen Keret, aynı zamanda 2007 Frank O ‘Connor Kısa Öyküler Dizisi Ödülü’nün de sahibidir. 2007’de Keret ve Shira Gefen imzalı Jellyfish ile Cannes Film Festivali Altın Kamera Ödülü’nü ve French Artists and Writers Guild En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandı.
2010 yılında Fransa’da Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı ile onurlandırıldı. Kitapları ise yurtdışında otuz beş ülkede otuz bir dile çevrildi ve yayımlandı.