Kavgam

kavgam6 ciltlik Min Kamp/Kavgam adlı otobiyografik roman serisiyle edebiyat dünyasına bomba gibi düşen Karl Ove Knausgaard, serinin Türkçeye çevrilen ilk kitabı ile Haziran başında raflarda boy göstermeye başladı.

Öncelikle ilk kitabın, otobiyografilerden olabidiğince uzağa kaçan beni bile devamını beklerken meraktan öldürecek bir niteliğe sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çoksatanlar arasına girip 22 dile çevrilen Kavgam serisini okuyup da ‘biraz daha olsa da okusak’ diyenleri şimdi çok iyi anlıyorum.

Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard, serinin ilk kitabında babasının ölümü üzerine yoğunlaşıyor. Otobiyografi ve ölüm kelimeleri yan yana gelince iç karartıcı gibi dursa da derinlere indikçe aslında çok olağan ve çok naturel şeylerle karşılaşıyoruz. Kitapta ölüm konusu hakim olsa bile  Knausgaard bir tek buna bağımlı kalmayıp bir yaşamın içinde neler varsa   aşk, arkadaşlık, aile ilişkileri, hayal kırıklıkları ve korkular gibi pek çok konuyu da önümüze harikulade bir biçimde sunuyor. İşte beni yakalayan nokta da bu oldu, hayatın ta kendisi… neden ve nasıl olduğu değil oluş biçimi, onu yaşayış ve görüş biçimi belki de.
Genelde her şeyin en ince ayrıntılarına kadar değinerek eski anılarını canlandırırken bir yandan deneme sayılabilecek bir şekilde aktardığı düşüncelerine şahit oluyor, böylelikle o zihninin engebeli yollarına düşerken biz de sadeliğin büyüsüne kapılıp peşine takılıyoruz.

Otobiyografik özellikler taşıyan bir kitaptan, kendi yaşadığım sayısız çetrefilli duygunun benzerlerini okuyup, onların birebir aynı sarsıcılığa sahip olması karşısında bu kadar etkilenebileceğimi düşünmezdim. Ortak duygular sayesinde insanı farketmeden kendi içine yönlendiren Knausgaard ne yaptığını çok iyi biliyor.
Yani neymiş… edebiyat dünyasını sarstığı kadar varmış!

Daha önce kuzey ülkelerinin çeviri konusunda destek verdiğini yazmıştım, bu kitap da NORLA’nın(Norwegian Literature Abroad) çevirmen destek fonlarından yararlanılarak yayımlanmış. Kuzey dillerinden Türkçeye çevirinin çok az olduğunu bildiğim için yeri gelmişken kitabı çeviren Ebru Tüzel’in de işini hakkıyla yaptığını söylemeden geçmek olmaz. Ayrıca kitabın çok özenli bir editörlük sürecinden geçmiş olması ise fark edilmeyecek gibi değil.

Bir de MonoKL bu kitap için özel bir tanıtım sitesi hazırlamış.Kavgam hakında çıkan haberlerden Knausgaardmania’ya, röportajlardan kitap içi tadımlık bir bölüme kadar pek çok şeyin yer aldığı siteye burdan bakabilirsiniz. Başlı başına büyük bir edebiyat olayı olan bu kitabı okuma fırsatını kaçırmak büyük bir talihsizlik olur, demedi demeyin.

“Kalp için hayat basittir: Atabildiği kadar atar. Sonra durur.”

Hiçbir sır bırakmayan bir dürüstlükle yazıyor Knausgaard. O yazdıkça nefesler tutuluyor, heyecandan kalp çok kereler duracak gibi oluyor. Onun yaşamına giriyor, kendi kalbinizden çok ama çok uzaklara gidiyorsunuz ama bir anda orada sadece kendi kalbinizin attığını duyuyorsunuz. Knausgaard Kavgam’da eşsiz bir ustalıkla bize yaşamlarımızı geri veriyor.karl-ove-knausgaard-kavgam

  • Kavgam
    Özgün Adı: Min Kamp
    Yazar:Karl Ove Knausgaard
    Çeviren: Ebru Tüzel
    492 sayfa
    Monokl Yayınevi

Norveç, Oslo’da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan KAVGAM adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. İlk kitap 2009’da basıldığında kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve dünyada bir Knausgaard çılgınlığı başlatmıştır. Yazar şu an İsveç, Österlen’de yine bir yazar olan karısı Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır.

Reklamlar