KEPLER62 Davetiye

Kuzey edebiyatına ait harika bir macera serisi olan “Kepler62” dilimize çevrilmeye başlandı. “Kepler62” serisinin ilk kitabı “Davetiye”de birbirinin tam tersi olan Ari ve Joni adlı iki kardeş’in Kepler62 adlı oyunu oynamalarıyla başlayan serüvenine ortak oluyoruz.

Playstation 10’un eski püskü sayıldığı distopik bir dünyada geçen bu kitabı video oyunlarına olan sonsuz ilgim nedeniyle de daha bir meraklanarak ve keyif alarak okudum. Zaten kitabın haklarının  satın alındığını öğreniğimden beri çıkacağı günü dört gözle bekliyordum. Kuzey edebiyatı söz konusu olunca karşımda iyi bir kitap bulacağımı biliyordum ama beklentimin  üstünde olacağını tahmin etmemiştim.
Kitabın -bana göre- en ilginç özelliği biri Finli diğeri Norveçli iki çok sevilen yazar tarafından ortaklaşa yazılması. Bjorn Sortland zaten uzun zaman önce Türk okurlara macera türünde kendini kanıtlayan bir yazar, Timo Parvela’nın ise yakın zamanda sevilen kitapları dilimize çevrilmişti. Hal böyle olunca rahatlıkla sevilen iki kuzeyli yazar bir araya gelmiş ortaya sürükleyici ve ilgi çekici bir macera çıkmış diyebilirim.

Bu güzel kitabın resimlemelerini ise Angry Birds’ün çizeri Pasi Pitkänen yapmış. Olayların heyecanını hakkıyla yansıtmayı başaran harika çizgiromanımsı resimlemelerinin yanı sıra kitabın sonundaki Kepler62 Ekibi çizimine de bayıldım demeden geçemeyeceğim.Beni her yönüyle mutlu eden bu kitabı çok sevdim <3 Hazır yeri gelmişken “Kepler62” serisinin toplam 6 kitap olmasını planladıklarını da eklemeliyim. Bu anlamda kitabın sonunda bazı noktalar aydınlansa da devam kitaplarında cevaplanmak üzere karşımıza yeni soru işaretleri de çıkıyor. Ari ve Joni neler yapacak nelerle karşılaşacaklar çok merak ediyor ve devamını sabırsızlıkla bekliyorum ;)  “Kepler62″nin Kanepeye yayılıp harika bir maceranın içine atlamak isteyen her yaştan macera severin hoşuna gideceğine eminim :)

Dikkat ettiyseniz Can Çocuk bazı dizilerinde klasik beyaz kapak yerine böyle güzel ve ilgi çekici kapaklar kullanmaya başladı ve bence çok da güzel oldu. Keşke kitabın kapağı biraz daha kalın olsaydı…

Herkes Dünya’nın en iyi ve bir o kadar da zor olan oyunu “Kepler62″nin peşindedir. Meyve ve ekmeğin bile lüks sayıldığı bu dünyada öyle kolay kolay sahip olunamayan oyunu oynamak için ya satın almak -dolayısıyla çok zengin olmak- yada bulmak gerekmektedir. Başlarında anne ve baba olmadan yaşayan Ari ve Joni de oyunu ele geçirmeye çalışırken bir anda oyunu oynama fırsatı bulurlar. Kitaptaki ilk kırılma noktası da bundan sonra yaşanır.

Hükümet politikası gereği çocukların yalnız yaşamalarına izin verilmez. Bu nedenle çok geçmeden gri takım elbiseli adamlar yalnız yaşadıklarını farkettikleri Joni ve Ari’nin peşine düşer. Böylece bu adamlar sayesinde kardeşlerin uzun zamandır nerede olduğunu bilmedikleri anneleri eve dönmüş her şey düzene girmiş görünmektedir. Ama Ari’ye göre bu işte bir gariplik vardır…
Bir şekilde her şey yolundaymış gibi görünse de içlerine yerleşip her daim kendisini hissettiren tedirginlik çocukları rahat bırakmaz. Kimsenin sonunu görmeyi başaramadığı “Kepler62” oyununun dünyanın kaynakları yavaş yavaş tükendiği için yeni yaşam yerleri araştırmak amacıyla düzenlenen keşif seferiyle bir alakası olduğunu düşünürler. Ne olduğunu tam olarak çözemedikleri oyunu bir kez daha açıp oynamaya karar verirler ve ikinci kırılma noktası burada yaşanır. Artık hayatlarının en önemli ve en zor kararını vermeleri gerekmektedir…

“Oyun. Kepler62. Ari gözlerine inanamıyordu. Paketi elinde evirdi çevirdi, dünyanın en nadide camından yapılmış gibi özenle tutuyordu. Henüz kimsenin elde edemediği oyunu bizzat ellerinde
tutuyordu. Hakkında inanılmaz söylentilerin döndüğü şu oyun. Kimileri gizli bir seviyesinin olduğunu söylüyordu; son bölümden sonra ulaşılan gizli bir seviye. Daha da akıl almaz bir söylentiyse oyunu tamamlayanlara bir davetiye gönderildiği hakkındaydı.
Ama nasıl bir davetiyeydi? Kime gönderiliyordu? Ne anlama geliyordu? Bunları kimse bilmiyordu.“

Kepler62 İle Yepyeni Bir Uzay Macerası Başlıyor! Ari ve erkek kardeşi Joni, popüler video oyunu Kepler62’nin peşinde. Bir söylentiye göre, bu aşırı zor oyunun bütün bölümlerini tamamlayabilen çocuklar uzaya giderek, yaşamı desteklemesi olası bir gezegeni araştırmaya hak kazanıyor. Peki bu söylenti gerçek mi? Yoksa Kepler62 yalnızca bir oyundan mı ibaret? Peki ya Dünya Hükümeti’nin tamamen başka planları varsa? Hikâyenin bir parçası olun ve bu heyecanlı maceraya siz de katılın!

  • Kepler62 Davetiye
    Kitabın Özgün Adı: Kepler62 Kirja yksi: Kutsu
    Yazarlar: Bjorn Sortland, Timo Parvela
    Çeviren: Ebru Tüzel
    Resimleyen: Pasi Pitkänen
    Sayfa Sayısı: 120
    Yayınevi: Can Çocuk Yayınları

Timo Parvela,
Finlandiya’nın en sevilen çocuk kitapları yazarı. Birçok kitabı sahneye ve televizyona uyarlandı. Ultra popüler Ella serisi dünya çapında ün kazandı, beyazperdeye aktarıldı. Parvela’nın kitapları edebiyat eleştirmenleri tarafından da çok sevildi. Kitapları hâlâ çoksatar listelerinin başlarında yer almakta. Timo Parvela Finlandiya’nın en önemli çocuk ve gençlik edebiyatı ödüllerine değer görüldü, kitapları yirmi dile çevrildi.

Björn Sortland,
Çocuk ve gençlik kitapları alanlarında eserler veren ödüllü Norveçli yazarın kitapları yirmiden fazla dile çevrildi. Sortland kaleme aldığı “Moment of Honesty” ile 2005 yılında Almanya’nın en prestijli çocuk edebiyatı ödüllerinden Deutscher Jugendliteraturpreis’a değer görüldü. Björn Sortland’ın Sanat Serüvenleri dizisi dilimize de çevrildi.

Cédric : Kanepedeki Parazit

İlk olarak çizgi filmiyle tanıyıp çok çok sevdiğimiz ve hatta adeta aileden biri saydığımız Cédric’in çizgi romandan uyarlandığını ve bu çizgi romanların da dilimize çevrilip yayımlanmaya başlandığını öğrendiğimde inanılmaz derecede mutlu oldum. -Cédric’i tanıyıp da böylesine süper bir habere kim mutlu olmaz ki!-
Cédric’in ilk çıkan kitaplarından sonra Alfa Yayınları okurları bekletmeyerek seri halinde diğer kitaplarını da yayımlamaya başladı. Şimdiye kadar 12 kitabı yayımlandı ve Okumaya devam et

Böcek Çocuk

“Böcek Çocuk” babasının bir anda ortadan kaybolmasıyla böceklerin dünyasına adım atan Darkus adlı bir çocuk hakkında yazılmış gayet keyifli ve temposu yüksek bir kitap. Üstelik kapağı da pek ilgi çekici!

Kitabı Darkus’un babası Bartholomew Cuttle’ın ortadan kaybolmasını çevreleyen gizem etrafında döndüren M.G. Leonard, bizi Darkus’un hikayesinin peşine takıp hızlı bir macera içine sürüklüyor. Kitap ilk başta yavaş ilerlese de konu oturunca okuru olayların içine dahil etmeyi başarıyor.

Kitabın birbirinden ilginç karakterlerle dolu olduğunu ve bu söz konusu karakterlerin dengesi de gayet iyi kurulduğunu da belitmeliyim. Vee benim kesinlikle en sevdiğim karakter Novak oldu. Yakında dilimize çevrilecek devam kitabı “Böcek Kraliçe”de kendisiyle daha da çok karşılaşmayı umuyorum.
İkinci kitabın isminden yola çıkarak Lucretia hakkında daha geniş bilgi edineceğiz gibi geliyor bana. Hikayenin nereye doğru gideceğini de gerçekten çok merak ediyorum.

Küçükken epey yakından inceleme fırsatı bulduğum karıncalar dışında pek de böceklere meraklı bir çocuk değildim ama bu kitabı okusaydım muhtemelen ilgi alanlarımdan biri olurdu.

Kocaman bir gergedan böceğinin dostu olmak  oldukça enteresan bir düşünce!
Ben de bir böceğin beni seçmesini isteseydim bu elbette ki bir uğurböceği olurdu :)

sf 13 “…Yetişkin hayatı son derece sıkıcı olabiliyor Darkus. Politika ve tavizlerle dolu bir hayat…”

Babası Bartholomew Cuttle’ın sıradan bir salı günü ortada hiç bir iz bırakmadan gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu Darkus’u oldukça zora sokar. İlk başta yetimhaneye yerleştirilse de daha sonra bir  arkeolog olan Max amcasının yanına yerleşmek durumunda kalır. Tabi bir de yeni okula başlayacak ve okul zorbalarıyla da tanışacaktır. Ama sadece kötü şeyler oluyor sanmayın elbette güzel şeyler de olacak. Yeni arkadaşlar edinecek, babasını bulma yolunda güçlü adımlar atacak ve hatta Baxter adını verdiği özel bir böceği olacaktır.
Her zaman babasının geri döneceğine inanan Darkus amcasıyla beraber babasından bir iz bulmak üzere araştırma yapmaya başlar. Babasının onu bırakıp gitmeyeceğine emin olduğu için ilk yoğunlaştığı konu nasıl ve neden kaçırıldığı olur. Esasen bu olayın arkasında daha büyük bir şeyler olduğundan şüphelenen Darkus, pes etmeden inandığı şeyin peşinden gider ve karşısına yeni sorular çıkar; Komşularının evindeki böcekler de neyin nesidir? Lucretia Cutter neyin peşindedir ve böceklerle ne alakası vardır…

Kitabın Goodreads adresi burada —> https://www.goodreads.com/book/show/25582830-beetle-boy  daha ayrıntılı incelemek isterseniz de buraya bakabilirsiniz ;)

“Böcek çılgınlığı başlatabilir.” TIMES

“Yılın En İyi Çocuk-Gençlik Kitabı Seçkilerinde” Guardian, Publisher’s Weekly

Darkus tuhaf, çok tuhaf, hatta Max amcasından bile tuhaf yeni komşusunun pantolon paçasından kocaman bir böcek düşünce gözlerine inanamadı. Dev bir kınkanatlı ve galiba Darkus’a bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Ama bir çocukla bir böcek nasıl dost olabilir ki? Peki bu böceğin, Darkus’un babasının ortadan kayboluşuyla ve tüyler ürpertici mücevherlere meraklı Lucretia Cutter’ın ortaya çıkışıyla ne ilgisi olabilir? Bir şey kesin: Darkus babasını bulmak için böceklerle işbirliği yapmak zorunda.

“Hayal gücü kanatlanmış… Harika bir kitap.”
Mr. Ripley’s Enchanted Books

“Etkileyici karakterlere sahip heyecanlı bir macera… Roald Dahl ve Lemony Snicket severler kaçırmamalı.”
Helen Boyle, WRD

  • Böcek Çocuk
    Özgün Adı: Beetle Boy
    Yazar: M. G. Leonard
    İllüstrasyonlar: Júlia Sardà
    Özgün Kapak Tasarımı: Helen Crawford-White
    Çevirmen: Cenk Pamay
    Sayfa Sayısı: 336
    Domingo Yayınevi

http://www.mgleonard.com/

http://mglnrd.tumblr.com/

MG Leonard kitap, şiir ve senaryo yazarıdır. İngiliz edebiyatında birinci sınıf onur derecesi ve Kings College London’dan Shakespeare Studies’de yüksek lisans derecesi bulunmaktadır. Dijital Prodüktör olarak çalışıp müzik endüstrisini terk ettikten sonra, hikayelerini yazmaya karar verdi. MG Leonard, kocası ve iki oğluyla Brighton’da yaşıyor.

aşağıdaki bu video ise kitabın kapağına bayıldığım için benim pek hoşuma gitti…

Zamanda Kırılma

zamanda_kirilma Erdem Çocuk’un Merhaba Hayat dizisine ait olan “Zamanda Kırılma” adlı bu kitap, anne babasının koruyucu kalkanlarının arasında  birazcık özgürlük arayışında olan 14 yaşındaki Deymın’ın çok ilginç bir şekilde yaşadığı dönüm noktasını anlatıyor.
ilk okuduğumda Okumaya devam et

İnsan Vücudu Tiyatrosu

insan_vucudu_tiyatrosuMaris Wicks’in hem yazıp hem resimlediği “İnsan Vücudu Tiyatrosu” her yaştan bilim canavarlarının çok hoşuna gidecek acayip eğlenceli bir çizgi bilim kitabı.

Kitabın ilk sayfalarında bizi bir iskelet karşılıyor. İlk olarak kendini tanıtıp, bizi 11 perdelik özel bir gösteriye davet ediyor. Ve vücudu en küçük yapıtaşı olan hücrelerden başlayarak adım adım -perde perde- anlatmaya başlıyor.Biz de baştan sona kadar mizahla tatlandırılmış gerçekçi diyagramlara sahip renkli sayfalar arasında geziniyoruz.
Sırasıyla İskelet Sistemi, Sindirim Sistemi, Üreme Sistemi ve Bağışıklık Sistemi bu kitapta yer alan önemli başlıklardan sadece birkaçı. Fakat sadece bölüm isimlerine bakıp sıkıcı olacağını sanmayın. Biyoloji delisi bir eğitimci olan Maris Wicks’in baştan sonra kadar çok zekice tasarlayarak ortaya çıkarttığı bu kitap, esprili yaklaşımıyla biyoloji konularını eğlenceli, anlaşılır ve ilgi çekici hale getiriyor. ilk perdede karşımıza Okumaya devam et

Ben’in Gemisi

benin_gemisiDaha önce “Pire ve Diken” adlı kitabıyla tanıdığım yazar Pieter Koolwijk ve çizer Linde Faas’ın okurlar tarafından çok sevilen bir kitabı daha dilimize çevrilmiş.
Can Çocuk tarafından yayımlanan “Ben’in Gemisi” Giel adlı bir çocuğun çok sevdiği abisinin kaybını ve ailesinin komşularıyla yaşadıkları sorunlara karşı verdiği mücadeleyi kendine özgü bir anlatımla sunuyor.

Pieter Koolwijk’in mizahi anlatımla Okumaya devam et