Dâhiler Sınıfı: Steve Jobs – Bilgisayara Can Veren Adam

Kaliteli çocuk kitapları rafı hızla genişleyen Domingo Yayınevinden bir süre önce “Dâhiler Sınıfı” adında güzel bir seri yayımlanmaya başlandı. 9 yaş ve üzeri okurlar için hazırlanan “Dahiler Sınıfı” serisi dünyaya kişilikleriyle ve yaptıklarıyla unutulmayacak izler bırakan ün yapmış insanları tanıtmayı amaçlıyormuş. Serinin dilimize çevrilen ilk üç kitabı Steve Jobs, Einstein ve Leonardo DaVinci’yi çocuklara ilham verici bir çizgide tanıtıp cesaretlerini körüklemeyi çok güzel bir şekilde başarıyor. Buradaki kilit nokta ise ünlü dehaların çocukluklarından başlayarak adım adım yaşantılarının hikâyeleştirilerek anlatılıyor olması. Üstelik bu hayat hikâyelerine rengarenk canlı resimlemeler eşlik ediyor. Ben çok beğendim. Özgün dilinde Marie Curie, Beatles, Nefertiti, Picasso gibi isimler de varmış, merakla onları da okumayı bekliyor olacağım :)

Pierdomenico Baccalario “Bilgisayara Can Veren Adam” adlı bu kitapta ise Pierdomenico Baccalario, Steve Jobs’u hayatının önemli noktalarını atlamadan çok güzel  bir biçimde anlatmayı başarmış. Şuradan kitabın örnek sayfalarına ulaşıp bir göz atabilirsiniz ;)

  • Dâhiler Sınıfı: Steve Jobs – Bilgisayara Can Veren Adam
    Özgün Adı: Grandissimi Steve Jobs, l’uomo che ha dato l’anima al computer
    Yazan: Pierdomenico Baccalario
    Resimleyen: Giuseppe Ferrario
    Çevirmen: Kemal Atakay
    Sayfa Sayısı: 80
    Yayınevi: Domingo Yayınevi

Şu iki genç, Steve ve Woz, evin garajında neler karıştırıyorlar? Oyun mu oynuyorlar yoksa dünyayı sonsuza kadar değiştirecek bir bilgisayar mı geliştiriyorlar?

STEVE JOBS: Bilgisayara Can Veren Adam, Dâhiler Sınıfı serisinin ilk üç kitabından biri olarak karşınızda.

Dâhiler Sınıfı Serisi Hakkında:
Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.

 

Reklamlar

Kola Fıskiyeleri ve Sıçrayan Boya Bombaları

“Kola Fıskiyeleri ve Sıçrayan Boya Bombaları” meraklı çocuklar için bilimin eğlencesini sonuna kadar vurgulayan çok güzel, zıpır mı zıpır bir deney kitabı.
Kitapta 47 tane eğlenceli deney bulunuyor ve deneylere küçük bir kız ile şaşkın bir profesör eşlik ediyor. Bu deneyler fışkırıyor, sıçrıyor, hoplayıp zıplıyor ve köpürüyor yani tam da çocukların aradığı eğlenceyi sunuyor. Hem de bilimin ışığında ;)Aslında ilk bakışta resimli bir hikâye kitabı gibi görünsede bu bir deney kitabı ama öyle sıradan bir deney kitabı değil. Bunun da en büyük etkeni  Linde Faas’ın sıradanlığın üstünü kocaman kırmızı bir kalemle çizen resimlemeleri.

Kitaptaki deneylerin eğlenceli başlıkları bir yana Linde Faas’ın her bir deneyi resimlerken kullandığı mizahi dokunuşlara hayran kalmamak imkansız!  Sanatçının kullandığı renk paleti -ve tabi ki o muhteşem çizimleri- kitabın görsel etkileyiciliğini olabilecek en üst seviyeye çıkarmış.
Deneylerin çoğunda her evde, herhangi bir mutfak dolabında rahatlıkla bulunabilecek bazı temel basit malzemeler kullanılıyor. Deneylerin nasıl gerçekleştiğine dair yapılan açıklamalar da gayet yeterli.

“Neler Gerekli” kısmında kullanılacak malzemeler, “Nasıl Yapalım” kısmında deneyi yaparken nasıl bir yol izleyeceğimiz ve “Nasıl Oluyor” bölümünde ise deneyin bilimsel açıklaması yer alıyor.Bir süre önce bilmle ilgili bir çocuk kanalı sayesinde bilimsel deneylere merak salan 5 yaşındaki Mete bu kitaba bayıldı. Hem kitabın içindeki deneyleri hem de profesör ve küçük kızın neler yaptığını anlatmam için devamlı ‘kitap okuyalım mı’ diyerek bana getiriyor :) Kitabı okuması keyifli olduğu kadar deneyleri yapmak da oldukça keyifli. Biz de Mete’yle beraber bu kitaptaki çılgın deneyleri denemeye başladık bile ;) Fışkırp köpüren deneyleri uygulaması da izlemesi de çok komik ve şaşırtıcı.
Her anlamda fark yaratan bu güzel kitabı severek tavsiye ederiz ya da bir diğer deyişle highly recommended!

şu iki tipin hastasıyım!

 

Evinizi ya da bahçenizi kolayca bulabileceğiniz malzemelerle boya bombaları, kola balonu veya filler için diş macunu yapmak üzere bir laboratuvara çevirmeye ne dersiniz?
Kristallerin büyümesine, yanardağların patlamasına, CD’lerin uçmasına müsaade edin. Kendi lav lambanızı yaratın ya da bir yumurtayı nasıl sıçratabileceğinizi keşfedin!
Jesse Goossens 47 muhteşem deneyi basit talimatlar ve yararlı bilgiler eşliğinde bir araya getirdi. Daha fazla şamata içinse, illüstratör Linde Faas fırçasını konuşturdu! Ve sonunda, mucit adayları ve büyücü çırakları için bu şenlikli kitap ortaya çıktı!

Bu rengârenk bilimsel deneyleri ebeveynlerinizin gözetiminde yapmanızı öneririz.
(Tanıtım Bülteninden)

  • Kola Fıskiyeleri ve Sıçrayan Boya Bombaları
    Özgün Adı: Colafonteinen en spetterende verfbommen
    Yazan: Jesse Goossens
    Resimleyen: Linde Faas
    Çevirmen: Seda Ateş
    Sayfa Sayısı: 112
    Yayınevi: Can Çocuk

Jesse Goossens (yazar) 1969 yılında Hollanda’da doğdu. İki çocuk annesi olan ve Rotterdam’da yaşayan yazar Lemniscaat adlı Hollandalı bir yayınevinde editörlük ve çevirmenlik yapıyor. Can Çocuk Yayınları’ndan çıkan Kola Fıskiyeleri ve Sıçrayan Boya Bombaları ile Kitap Saati Yayınları’ndan çıkan Zıplayan Penguenler ve Kıkırdayan Sırtlanlar yazarın Türkiye’de okurla buluşan iki çocuk kitabı. Yazarın kaleme aldığı diğer kitaplar: “1000 Things about Holland”, “Plastic Soup, Right To Play”, “It’s a Wonderful Life”, “Nog één kieteltje: handpopboek”, “Spurting Arteries & Flooding Oceans: What to do in case of disasters great and small”.

 

Linde Faas (çizer) 1985 doğumlu sanatçı, Hollanda’nın Breda şehrinde yer alan Güzel Sanatlar Akademisi’nden onur derecesiyle mezun oldu. Animasyon ve illüstrasyon çalışmalarıyla sanat üretimini sürdürmektedir.

 

 

Andersen Masalları

Andersen Masalları sanırım ilk öğrendiğim masallardandı; Kibritçi Kız’a olağanüstü üzülürken Çirkin Ördek Yavrusu ve Kurşun Asker’i de pek severdim. Hatta kocaman resimlemelerini hâlâ anımsayabiliyorum.
Andersen Masalları’nı artık neredeyse ezbere bildiğimi düşünürken bu kitabı okuduğumda bazılarını unutmaya başladığımı, bir kısmını da berbat çevirilerden hatırladığım için birtakım ayrıntıları çok yanlış bir şekilde öğrendiğimi farkettim. Artık bu yeni kitabımız sayesinde uykudan önce birer masal ile Andersen’i yeniden anıyoruz ;) Mete’nin seçimi hep Kurşun Asker oluyor! -kime çekmiş acaba :P-
Bu arada Aysun Altındağ’ın renkli, minik ve sevimli çizimlerinin bu masallara farklı bir dokunuş kattığını da eklemek gerek.

Masallar başka bir dünyanın kapılarını aralamak, hayal gücünü geliştirmek ve hayatla ilgili bir mesaj almak için varlar. H. C. Andersen de kendi hayatından ve yaşadığı dönemden yola çıkarak yazdığı masallarda, hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap ediyor. Gerçekler ve hayaller; çocuklar, hayvanlar, periler ve cadılarla varlık buluyor. Andersen’in en bilinen masallarının toplandığı bu kitap, özgün çizimlerle masal geleneğini evinize taşıyor.

  • Andersen Masalları
    Özgün Adı: Märchen
    Yazan: Hans Christian Andersen
    Resimleyen: Aysun Altındağ
    Çevirmen: Zeynep Atayman
    Sayfa Sayısı: 224
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları-Dinozor Çocuk

 

Hans Christian Andersen, 1805’te Danimarka’da doğdu. 1819’da tiyatrocu olmak üzere Kopenhag’a gitti, 1828’de de Kopenhag Üniversitesi’ne girdi. Aynı yıl ilk önemli yapıtı sayılan Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş’ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere’ye geziler yaptı. Gezi yazıları, roman, oyunlar da yazan Andersen, asıl başarısını halk hikâyelerinden esinlenerek yazdığı masallarla kazandı. Masallarında gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullanarak döneminin yazarlarından farklılaşan Andersen, 1875’te Kopenhag’da hayata gözlerini yumdu.

Aysun Altındağ, 1980 yılında Bolu’da doğdu. İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2006 yılında Omlet İstanbul tasarım ofisini Meltem Maralcan ile beraber kurdu ve halen bu firmada kurucu ortak ve endüstri ürünleri tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye’nin önde gelen mobilya aksesuarları üreticileri, mimari aydınlatmacılar, mobilyacılar ve sağlık ürünleri gibi farklı endüstriyel ürün üreticilerinin bulunduğu sektörlerden firmalara dışarıdan tasarım desteği vermektedir. Yurtiçi ve yurtdışında bulunan birkaç müze mağazasına, kendi koleksiyonlarına özel tasarımları üreterek mağazaların ürün gamlarına katkıda bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların yanında kendini geliştirmek, markasını duyurmak ve çevresine de katkıda bulunabilmek için farklı etkinliklere de katılmaktadır. Atölye çalışması yürütücülükleri, farklı sergilere katılımlar ve yurtiçi ve yurtdışı fuar katılımları bu etkinlikler arasındadır.
https://www.instagram.com/aysun.altindag/

Esrarengiz Çiçekler

Vee sıra geldi Enola Holmes serisinin üçüncü kitabına. Bu seriye olan sevgim gitgide büyümeye devam ediyor :) Nancy Springer, şifreler ve ip uçlarıyla merak uyandıran gizemleri birleştiriyor bize de kitabın keyfini çıkartmak kalıyor…
“Esrarengiz Çiçekler” adlı bu kitapta Sherlock Holmes’un sağ kolu Dr. Watson’ı kaçırılır ve bunu öğrenen Enola hemen davaya atılır. Tanışır tanışmaz çok sevdiği Dr. Watson’a neler olduğunu öğrenmeden rahat edemeyecektir. Bilimsel metotlar kullanarak kayıpları bulan bir uzman olarak işe koyulur. Abilerinden gizlenmek için kılıktan kılığa giren Enola’nın büründüğü kimliklere bir yenisi daha eklenir. ilk iş olarak yeni kılığıyla bayan Watson’ı ziyarete gider. Annesi sayesinde çiçeklerin ne anlama geldiğini adı gibi bilen Enola, o evde gördüğü tuhaf çiçeklerden kuşkulanır ve kimin gönderdiğini araştırmaya başlar.  Enola Holmes her zamanki gibi değişik bir dış görünüş, çiçeklerin dili ve birazda cesaretle üstesinden gelemeyeceği iş olmadığını kanıtlar. Ama bir yandan da abilerinin peşinde olduğunu bilen Enola, hala yalnız ve temkinlidir.
Abileriyle aralarındaki kovalamacanın neticesi ve uzun zamandır nerede olduğunu bile bilmediği annesi ile ilgili ilerde neler olacağına dair bir dizi düşüncem var 🤔 bu sebeple hikayenin gidişatını çok merak ediyorum.
Erkek egemen toplumda tek başına ayakta duran, cesur ve akıllı bir kadın kahramanı okumak çok güzel. Nancy Springer’e bizi böylesine harika bir karakterle tanıştırdığı için teşekkür etmek gerek :) Serinin 1. kitabı burada  2. kitabı ise şurada

Sherlock Holmes’un en yakın dostu ve sağ kolu Doktor Watson’ın ansızın ortadan kaybolması herkesi çok şaşırtır. Olay, Enola’nın ilgisini çeker, fakat genç dedektifimiz, ağabeylerinden de kaçtığı için dikkatli davranmak zorunda. Bayan Watson’ı ziyarete gittiğinde evde gördüğü esrarengiz çiçeklerden şüphelenen Enola, çiçekleri göndereni bulmak için hemen harekete geçer. Acaba Enola bu esrarengiz çiçeklerin sırrını ortaya çıkarmayı ve ağabeylerine yakalanmadan Doktor Watson’ın hayatını kurtarmayı başarabilecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)