Andersen Masalları

Andersen Masalları sanırım ilk öğrendiğim masallardandı; Kibritçi Kız’a olağanüstü üzülürken Çirkin Ördek Yavrusu ve Kurşun Asker’i de pek severdim. Hatta kocaman resimlemelerini hâlâ anımsayabiliyorum.
Andersen Masalları’nı artık neredeyse ezbere bildiğimi düşünürken bu kitabı okuduğumda bazılarını unutmaya başladığımı, bir kısmını da berbat çevirilerden hatırladığım için birtakım ayrıntıları çok yanlış bir şekilde öğrendiğimi farkettim. Artık bu yeni kitabımız sayesinde uykudan önce birer masal ile Andersen’i yeniden anıyoruz ;) Mete’nin seçimi hep Kurşun Asker oluyor! -kime çekmiş acaba :P-
Bu arada Aysun Altındağ’ın renkli, minik ve sevimli çizimlerinin bu masallara farklı bir dokunuş kattığını da eklemek gerek.

Masallar başka bir dünyanın kapılarını aralamak, hayal gücünü geliştirmek ve hayatla ilgili bir mesaj almak için varlar. H. C. Andersen de kendi hayatından ve yaşadığı dönemden yola çıkarak yazdığı masallarda, hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap ediyor. Gerçekler ve hayaller; çocuklar, hayvanlar, periler ve cadılarla varlık buluyor. Andersen’in en bilinen masallarının toplandığı bu kitap, özgün çizimlerle masal geleneğini evinize taşıyor.

  • Andersen Masalları
    Özgün Adı: Märchen
    Yazan: Hans Christian Andersen
    Resimleyen: Aysun Altındağ
    Çevirmen: Zeynep Atayman
    Sayfa Sayısı: 224
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları-Dinozor Çocuk

 

Hans Christian Andersen, 1805’te Danimarka’da doğdu. 1819’da tiyatrocu olmak üzere Kopenhag’a gitti, 1828’de de Kopenhag Üniversitesi’ne girdi. Aynı yıl ilk önemli yapıtı sayılan Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş’ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere’ye geziler yaptı. Gezi yazıları, roman, oyunlar da yazan Andersen, asıl başarısını halk hikâyelerinden esinlenerek yazdığı masallarla kazandı. Masallarında gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullanarak döneminin yazarlarından farklılaşan Andersen, 1875’te Kopenhag’da hayata gözlerini yumdu.

Aysun Altındağ, 1980 yılında Bolu’da doğdu. İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2006 yılında Omlet İstanbul tasarım ofisini Meltem Maralcan ile beraber kurdu ve halen bu firmada kurucu ortak ve endüstri ürünleri tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye’nin önde gelen mobilya aksesuarları üreticileri, mimari aydınlatmacılar, mobilyacılar ve sağlık ürünleri gibi farklı endüstriyel ürün üreticilerinin bulunduğu sektörlerden firmalara dışarıdan tasarım desteği vermektedir. Yurtiçi ve yurtdışında bulunan birkaç müze mağazasına, kendi koleksiyonlarına özel tasarımları üreterek mağazaların ürün gamlarına katkıda bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların yanında kendini geliştirmek, markasını duyurmak ve çevresine de katkıda bulunabilmek için farklı etkinliklere de katılmaktadır. Atölye çalışması yürütücülükleri, farklı sergilere katılımlar ve yurtiçi ve yurtdışı fuar katılımları bu etkinlikler arasındadır.
https://www.instagram.com/aysun.altindag/

Esrarengiz Çiçekler

Vee sıra geldi Enola Holmes serisinin üçüncü kitabına. Bu seriye olan sevgim gitgide büyümeye devam ediyor :) Nancy Springer, şifreler ve ip uçlarıyla merak uyandıran gizemleri birleştiriyor bize de kitabın keyfini çıkartmak kalıyor…
“Esrarengiz Çiçekler” adlı bu kitapta Sherlock Holmes’un sağ kolu Dr. Watson’ı kaçırılır ve bunu öğrenen Enola hemen davaya atılır. Tanışır tanışmaz çok sevdiği Dr. Watson’a neler olduğunu öğrenmeden rahat edemeyecektir. Bilimsel metotlar kullanarak kayıpları bulan bir uzman olarak işe koyulur. Abilerinden gizlenmek için kılıktan kılığa giren Enola’nın büründüğü kimliklere bir yenisi daha eklenir. ilk iş olarak yeni kılığıyla bayan Watson’ı ziyarete gider. Annesi sayesinde çiçeklerin ne anlama geldiğini adı gibi bilen Enola, o evde gördüğü tuhaf çiçeklerden kuşkulanır ve kimin gönderdiğini araştırmaya başlar.  Enola Holmes her zamanki gibi değişik bir dış görünüş, çiçeklerin dili ve birazda cesaretle üstesinden gelemeyeceği iş olmadığını kanıtlar. Ama bir yandan da abilerinin peşinde olduğunu bilen Enola, hala yalnız ve temkinlidir.
Abileriyle aralarındaki kovalamacanın neticesi ve uzun zamandır nerede olduğunu bile bilmediği annesi ile ilgili ilerde neler olacağına dair bir dizi düşüncem var 🤔 bu sebeple hikayenin gidişatını çok merak ediyorum.
Erkek egemen toplumda tek başına ayakta duran, cesur ve akıllı bir kadın kahramanı okumak çok güzel. Nancy Springer’e bizi böylesine harika bir karakterle tanıştırdığı için teşekkür etmek gerek :) Serinin 1. kitabı burada  2. kitabı ise şurada

Sherlock Holmes’un en yakın dostu ve sağ kolu Doktor Watson’ın ansızın ortadan kaybolması herkesi çok şaşırtır. Olay, Enola’nın ilgisini çeker, fakat genç dedektifimiz, ağabeylerinden de kaçtığı için dikkatli davranmak zorunda. Bayan Watson’ı ziyarete gittiğinde evde gördüğü esrarengiz çiçeklerden şüphelenen Enola, çiçekleri göndereni bulmak için hemen harekete geçer. Acaba Enola bu esrarengiz çiçeklerin sırrını ortaya çıkarmayı ve ağabeylerine yakalanmadan Doktor Watson’ın hayatını kurtarmayı başarabilecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)

Kocaman Kalpli

Bir süre önce Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Kocaman Kalpli” babasının kaybının ardından küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatan duygu yüklü naif bir kitap. Jo Hoestlandt’ın tatlı tatlı anlattığı küçük Louis’nin öyküsü insanı bir anda sarmalayıp derinden etkilemeyi başarıyor.
Thomas Baas’a ait güzel resimlemelere sahip olan bu kitapta kendisi küçük ama kalbi kocaman bir dev ile tanışıyoruz. Louis adlı bu küçük oğlan bataklıkta babasıyla beraber cambaz ayaklıkları kullanarak çobanlık yapmaktadır. Küçük oğlanın hep aynı şekilde süregiden yaşantısı bir gün babasının ani kaybıyla değişime uğrar. Oysa Louis, o zamana kadar hayatının hep aynı şekilde babasıyla sevdiği topraklarda koyun otlatarak geçeceğini sanmıştır.
Bu sarsıcı değişimden bir süre sonra Louis ve annesi uzun zamandır yaşadıkları bataklığı bırakıp büyük şehire taşınırlar. Louis, kökten değişen yaşantılarına uyum sağlama çabası içindeyken yan daireye taşınan komşular sayesinde yepyeni bir heyecan yaşamaya başlar.

Çok ödüllü Fransız yazar Jo Hoestlandt, Türkçe’ye kazandırılan son romanında, çocuksu duyguların, kuşların, yaprak hışırtılarının dilinden konuşuyor. Ölüm gibi, anlatılması zor bir konuyu bile şiirsel üslubu ve incelikli gözlem gücü sayesinde, çocukların duygu dünyalarını zedelemeyecek zarafette işleyen yazar, yaşamı yüceltiyor ve umudu elden bırakmıyor. Zengin dil kullanımı ve temalarıyla da dikkati çeken roman, doğanın kusursuz uyumunu ve döngüsünü hatırlatıyor. Başarılı illüstratör Thomas Baas’ın siyah-beyaz desenleriyle bezeli kitap, deneyimli çevirmen Azade Aslan’ın yetkin Türkçe’siyle her yaştan okuru etkileyecek güçte.

Louis’nin yaşamı, cambaz ayaklıklarının tepesinde, gökyüzüne yakın ilerlemekteydi. Hayran olduğu babasıyla birlikte, her sabah koyunları otlatmaya giderlerdi ve bu, Louis’yi en mutlu eden şeydi. Ama bir anda öyle şeyler oldu ki, annesiyle birlikte büyük kente taşınmak zorunda kaldılar. Artık, cambaz ayaklıklarının tepesinde değildi. Üstelik, sevdiklerinden de uzaktaydı. Louis, kent yaşamına ayak uydurabilecek, kendini yeniden gökyüzüne yakın hissedebilecek miydi?.. (Tanıtım Bülteninden)

Jo Hoestlandt,
1948 yılında Paris’in batısındaki banliyö şehri Rueil-Malmaison’da doğdu. 1969-1972 arasında, Paris’te edebiyat eğitimi aldı. Üç yıl edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra kendini tamamen yazmaya adadı ve çocuklar için yazma-çizme atölyeleri de düzenledi. Çocuklarla konuşulamayacak hiçbir konu olmadığına, yalnızca kelime ve cümleleri doğru seçmek gerektiğine inanan Hoestlandt, çocuk edebiyatına yüzün üzerinde eser kazandırdı. La Grande peur sous les étoiles (Yıldızlar Altında Büyük Korku, 1993) adlı resimli kitabıyla Bologna Ragazzi Ödülü’ne değer görüldü. Türkçe’ye çevrilen son çocuk romanı Kocaman Kalpli (2017; Géant, 2014) olan yazar, Paris’te yaşıyor.

Thomas Baas, 1975 yılında Strasbourg’ta doğdu. Dekoratif Sananatlar’dan mezun olan Baas, illüstratörlüğün yanı sıra poster çalışmaları da yapmaktadır. Birçok yayınevi için resimlemeler yapan sanatçı, Paris’te yaşıyor.

Solak Leydi

Yine heyecanlı ve çok güzel bir Enola Holmes macerası daha! Serinin “Solak Leydi” adlı ikinci kitabında Enola, hız kesmeden maceralarına devam ederken bu sefer işlerini yoluna koymuş ve düzenli bir hayat yaşamaya başlamış bir halde karşımıza çıkıyor. Merak edenler için serinin ilk kitabı tam da şurada —> “Kayıp Lord
Nancy Springer, ilk kitapta olduğu gibi serinin ikinci kitabında da dönemin yaşantısını ve toplumun kadına bakış açısını yine belirgin bir şekilde vurgulamayı seçmiş.
Bu kitapta Sherlock Holmes ile ilgili bölümler daha fazlaydı sanki, bir de Dr. Watson ile karşılaşma olayına ayrı bir sevindim :) Şimdi sırada üçüncü kitap var. Neler olacak çok merak ediyorum…

Enola Holmes artık Londra’da yaşamaya alışmış annesinin onun için bıraktığı paralarla Dr. Ragostin adını kullanarak bir dedektiflik bürosu açmış, kendisini de etrafına sıradan bir sekreter olarak tanıtmış ve başını sokacak küçük bir yer bulmuştur. Yeni yaşamında farklı farklı kılıklara girerek gizlenmeyi seçen Enola’nın bürosuna bir anda hiç beklemediği biri çıka gelir. Elbette bu kişi Dr. Watson’dan başkası değildir. Bu sırada şehirde Sör Alistair’in genç kızı Leydi Cecily’nin bir gece kayıplara karışması skandala yol açmasın diye gizli tutulmaktadır. Bu haberi laf arasında Dr. Watson’dan öğrenen Enola, gözlem gücüne güvenerek Leydi Cecily’nin kayboluşuna dair bir ayrıntı bulmak için araştırmalarına başlar.
Bir yandan kayıp leydi’nin sırrını çözmeye çalışıp bir yandan da abilerinden saklanmaya devam eden genç dedektif, annesinden bir haber almak için onun okuduğunu bildiği -Sherlock’un dert köşeleri adını verdiği- ilan sayfalarına şifreli mesajlar göndermeyi de ihmal etmez.

Ünlü dedektif Sherlock, dünyanın en büyük , en karanlık ve en tehlikeli şehrinde kız kardeşi Enola Holmes’u arıyor. Enola, kendisinin ve annesinin özgürlüğünü tehlikeye atmamak için ne yapıp edip ağabeyine yakalanmamalı. Sherlock’a özenen Enola, kayıp insanları bulmnaya çalışıyor ve Leydi Cecily adında bir kızı aramakla işe başlıyor ve Leydi Cecily adında bir kızı aramakla işe başlıyor. Leydi Cecily’yi bulmak için hayatını riske atan Enola, amacına ulaşabilecek mii yoksa o da kötü adamların eline mi düşecek?

“19. Yüzyıl sonlarında, Londra’da geçen hikâyede hem döneme ait özellikler hem de Enola karakteri mükemmel yansıtılmış. Sürprizlerle dolu Solak Leydi’ye bayılacaksınız.”
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

  • Solak Leydi
    Özgün Adı: The Case of the Left-Handed Lady (Enola Holmes #2)
    Yazan: Nancy Springer
    Çevirmen: Halil İbrahim Şen
    Sayfa Sayısı: 250
    Yayınevi: Artemis Yayınları