Böcek Çocuk

“Böcek Çocuk” babasının bir anda ortadan kaybolmasıyla böceklerin dünyasına adım atan Darkus adlı bir çocuk hakkında yazılmış gayet keyifli ve temposu yüksek bir kitap. Üstelik kapağı da pek ilgi çekici!

Kitabı Darkus’un babası Bartholomew Cuttle’ın ortadan kaybolmasını çevreleyen gizem etrafında döndüren M.G. Leonard, bizi Darkus’un hikayesinin peşine takıp hızlı bir macera içine sürüklüyor. Kitap ilk başta yavaş ilerlese de konu oturunca okuru olayların içine dahil etmeyi başarıyor.

Kitabın birbirinden ilginç karakterlerle dolu olduğunu ve bu söz konusu karakterlerin dengesi de gayet iyi kurulduğunu da belitmeliyim. Vee benim kesinlikle en sevdiğim karakter Novak oldu. Yakında dilimize çevrilecek devam kitabı “Böcek Kraliçe”de kendisiyle daha da çok karşılaşmayı umuyorum.
İkinci kitabın isminden yola çıkarak Lucretia hakkında daha geniş bilgi edineceğiz gibi geliyor bana. Hikayenin nereye doğru gideceğini de gerçekten çok merak ediyorum.

Küçükken epey yakından inceleme fırsatı bulduğum karıncalar dışında pek de böceklere meraklı bir çocuk değildim ama bu kitabı okusaydım muhtemelen ilgi alanlarımdan biri olurdu.

Kocaman bir gergedan böceğinin dostu olmak  oldukça enteresan bir düşünce!
Ben de bir böceğin beni seçmesini isteseydim bu elbette ki bir uğurböceği olurdu :)

sf 13 “…Yetişkin hayatı son derece sıkıcı olabiliyor Darkus. Politika ve tavizlerle dolu bir hayat…”

Babası Bartholomew Cuttle’ın sıradan bir salı günü ortada hiç bir iz bırakmadan gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu Darkus’u oldukça zora sokar. İlk başta yetimhaneye yerleştirilse de daha sonra bir  arkeolog olan Max amcasının yanına yerleşmek durumunda kalır. Tabi bir de yeni okula başlayacak ve okul zorbalarıyla da tanışacaktır. Ama sadece kötü şeyler oluyor sanmayın elbette güzel şeyler de olacak. Yeni arkadaşlar edinecek, babasını bulma yolunda güçlü adımlar atacak ve hatta Baxter adını verdiği özel bir böceği olacaktır.
Her zaman babasının geri döneceğine inanan Darkus amcasıyla beraber babasından bir iz bulmak üzere araştırma yapmaya başlar. Babasının onu bırakıp gitmeyeceğine emin olduğu için ilk yoğunlaştığı konu nasıl ve neden kaçırıldığı olur. Esasen bu olayın arkasında daha büyük bir şeyler olduğundan şüphelenen Darkus, pes etmeden inandığı şeyin peşinden gider ve karşısına yeni sorular çıkar; Komşularının evindeki böcekler de neyin nesidir? Lucretia Cutter neyin peşindedir ve böceklerle ne alakası vardır…

Kitabın Goodreads adresi burada —> https://www.goodreads.com/book/show/25582830-beetle-boy  daha ayrıntılı incelemek isterseniz de buraya bakabilirsiniz ;)

“Böcek çılgınlığı başlatabilir.” TIMES

“Yılın En İyi Çocuk-Gençlik Kitabı Seçkilerinde” Guardian, Publisher’s Weekly

Darkus tuhaf, çok tuhaf, hatta Max amcasından bile tuhaf yeni komşusunun pantolon paçasından kocaman bir böcek düşünce gözlerine inanamadı. Dev bir kınkanatlı ve galiba Darkus’a bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Ama bir çocukla bir böcek nasıl dost olabilir ki? Peki bu böceğin, Darkus’un babasının ortadan kayboluşuyla ve tüyler ürpertici mücevherlere meraklı Lucretia Cutter’ın ortaya çıkışıyla ne ilgisi olabilir? Bir şey kesin: Darkus babasını bulmak için böceklerle işbirliği yapmak zorunda.

“Hayal gücü kanatlanmış… Harika bir kitap.”
Mr. Ripley’s Enchanted Books

“Etkileyici karakterlere sahip heyecanlı bir macera… Roald Dahl ve Lemony Snicket severler kaçırmamalı.”
Helen Boyle, WRD

  • Böcek Çocuk
    Özgün Adı: Beetle Boy
    Yazar: M. G. Leonard
    İllüstrasyonlar: Júlia Sardà
    Özgün Kapak Tasarımı: Helen Crawford-White
    Çevirmen: Cenk Pamay
    Sayfa Sayısı: 336
    Domingo Yayınevi

http://www.mgleonard.com/

http://mglnrd.tumblr.com/

MG Leonard kitap, şiir ve senaryo yazarıdır. İngiliz edebiyatında birinci sınıf onur derecesi ve Kings College London’dan Shakespeare Studies’de yüksek lisans derecesi bulunmaktadır. Dijital Prodüktör olarak çalışıp müzik endüstrisini terk ettikten sonra, hikayelerini yazmaya karar verdi. MG Leonard, kocası ve iki oğluyla Brighton’da yaşıyor.

aşağıdaki bu video ise kitabın kapağına bayıldığım için benim pek hoşuma gitti…

Kardan Adam ve Küçük Kız

kardan-adam-ve-kucuk-kizŞimdiye kadar pek çok çocuk kitabına adını yazdıran ve çocukları mizahla düşündürmeyi seven Evgene Trivizas dilimize yeni çevrilen “Kardan Adam ve Küçük Kız” adlı kitabıyla bizlerle yeniden buluşuyor.
Kitabımız Tirtir adlı bir kardan adam ve Marina adlı küçük bir kızın dostluğunu iç ısıtan bir üslupla sunuyor.  kentin bembeyaz kara uyandığı bir sabah Belediye Başkanının kızı Marina ve ikiz kardeşleri bir kardan adam yapar. Adını da tirtir koyarlar, Marina bu kardan arkadaşını o kadar çok sever ki onun asla erimemesini sonsuza dek yaşamasını isteyerek ona bir söz verdirir. Böylece kardan adam Tirtir’in sözünü tutmak için çıktığı kuzey kutbu yolculuğu başlamış olur.
Erimemek için kuzey kutbunun yolunu tutan Tirtir, yol boyunca ne kadar kötü şeyle karşılaşırsa karşılaşsın umudunu yitirmeden bir amaca tutunup azimle ilerler. Kardan adam Tirtir’in yolda karşılaştığı şeyler öyle enteresan ki yazar bu yolculuk süresince insanı düşündürmeden edemiyor. Özellikle hava soğukken okumalık güzel bir kitap 👍 ⛄️😊

kardan-adam-ve-kucuk-kiz-2

“Sokak lambaları pamuk bereler giymişti. Köşede çocuklar yaşlı kestaneciden dumanı tüten sıcak kestaneler satın alıyordu. Ağır ağır katanlık çöküyordu. Gökyüzü periler, uçuşan hayaletler ve büyülü düşlerle doluydu.”

“Marina’nın evine gelerek pencereden içeriye baktı. küçük kız ateşler içerisinde yatıyordu ve balığı Harry Hlap komodinin üzerinde üzgünce duruyordu.  Öyle çok ağlamıştı ki akvaryum gözyaşlarından taşmak üzereydi.”

Erimek istemeyen bir kardan adamla sıcacık kalpli küçük bir kızın sonsuzluğa uzanan sevgi dolu öyküsü…
Bir kardan adam olan Tirtir, arkadaşı küçük kıza hiç erimeyeceğine dair söz verdiği için Kuzey Kutbu’na gitmek üzere yola çıkar.  Gelgelelim, seyahati boyunca neler yaşamaz ki… Kardan adamlardan nefret eden çamur adamların ülkesinden geçmek zorunda kalır.  Kendilerine benze- meyenleri sevmeyen Sarı Şapkalılar’dan gizlenir, alışve- riş çılgını insanların diyarından canını zor kurtarır.  Ancak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen arkadaşına verdiği sözü tutar ve Kuzey Kutbu’na ulaşmayı başarır. Ve küçük kızı asla unutmaz…
Aralarında kilometreler olsa da hâlâ gizlice görüşen bu iki arkadaşın nasıl olup da kısacık bir sürede o mesafeleri katettikleri hâlâ büyük bir sırdır. Peki, siz bunun nasıl gerçekleştiğini merak mı ettiniz?
 Haydi öyleyse. Serüven dolu sayfalar sizleri bekliyor!
(Tanıtım Bülteninden)

  • Kardan Adam ve Küçük Kız
    Yazar: Evgene Trivizas
    Resimleyen: Nuran Balcı Özekçin
    Çevirmen: Ari Çokona
    Sayfa Sayısı: 88
    Yayınevi : Altın Kitaplar

evgene-trivizas

Yüzden fazla çocuk kitabının yazarı olan Evgene Trivizas 1946’da Atina’da doğdu. Atina ve Londra’da hukuk ile kriminoloji eğitimi aldı. Şu an İngiltere’nin Reading Üniversitesi’nde Kriminoloji ve Kriminal Adalet profesörü olarak çalışmaktadır.

Köprü Altındaki Aile

kopru-altindaki-aile-2 1959 yılında Newbery Onur Ödülü’nü kazanan “Köprü Altındaki Aile” Paris’de bir köprü altında yaşayan evsiz bir aile ile ilgili dokunaklı, içten ve insanın içini ısıtan güzel bir öykü anlatıyor. Keyifle okuduğum bu güzel öykü Garth Williams’ın göz kamaştırıcı siyah beyaz resimlemeleri ile hayat buluyor.

Armand, eski bir bebek arabasına sığacak kadar eşyayla Paris’in sokaklarında yaşayan yufka yürekli yaşlı bir evsizdir. Evsiz olmaktan memnun olan ve bir şeylere bağlanmak istemeyen Armand yine yer değiştirdiği bir kış günü hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır. Köprü altındaki eski yerine yerleşmek için döndüğünde karşısına üç küçük çocuk, anneleri ve bir köpek çıkar. Babaları öldükten sonra kirayı ödeyemedikleri için evlerinden atılan küçük çocuklar bir süre sonra büyükbaba olarak benimsedikleri Armand’dan ayrılmak istemezler.
Anneleri gün boyunca karınlarını doyurmak için çalışırken evsiz Armand, yalnız kalan küçük çekirge kuşlarının başına kalmasıyla kalbini onlara bir büyükbabaymış gibi yavaş yavaş kaptırmaya başlar. Ve Armand onları kanatları altına alır.  Böylece köprü altında hayatları kesişen bu evsiz insanların yeni yılla beraber hayatları da değişir.

“O sert betonun üzerinde yatarken, ayakkabısının bağcığını kemiren bir fare gibi rahatsız edici bir düşünce, onu endişelendirmeye başladı. Artık bu çekirge kuşlarıyla arkadaş olmuştu ve hayatı bir daha asla aynı olmayacaktı.”kopru-altindaki-aile-1

1959’da Newbery Onur Ödülü’ne layık görülen sıcacık bir aile öyküsü…
Armand, yokluk içinde yaşamayı öğrenmiş bir evsizdir. Hayatını dilenerek ve tuhaf işler yaparak kazanır. Üstelik bu dertsiz tasasız hayatından da epey memnundur. Neden olmasın ki? Bir kere hırsızları dert etmesine hiç gerek yoktur, çünkü bütün varı yoğu bir bebek arabasını ancak doldurur. Bütün Paris sokakları onun evi olduğundan kira ödemek gibi bir derdi de yoktur. Ailesi olmadığından kimseyi merak etmesi gerekmez. Kimseleri de istemez zaten. Hele de çocukları. O yerinde duramayan küçük çekirge kuşlarına hiç mi hiç tahammülü yoktur. Kalbini güzelce saklamazsa bu minik haylazların ne yapıp edip onu çalacağından korkar. Ama çocuk demek ev, iş, sorumluluk demektir; Armand ise macera arar. Onun için de ne zaman bir çocuk görse kalbinin üzerini kalın yün paltosuyla sıkı sıkı örter. Derken soğuk bir kış günü üç küçük çocuk girer hayatına. Anneleriyle birlikte sokaklarda kalmış üç evsiz çocuk. Ve Armand’un korktuğu başına gelir. Bu üç küçük çekirge kuşu onun o özenle sakladığı kalbini çalıverir. Ve o güne dek kimse için endişelenmemiş avare Armand ona sığınan bu biçare aileye kol kanat gerer.kopru_altindaki_aile

  • Köprü Altındaki Aile
    Özgün Adı: The Family Under The Bridge
    Yazar: Natalie Savage Carlson
    Resimleyen: Garth Williams
    Çeviren: Ali Orhan
    Sayfa Sayısı: 120
    Yayınevi: Beyaz Balina Yayınları

natalie-savage-carlson

Natalie Savage Carlson (3 Ekim 1906 – 23 Eylül 1997) ilk öyküsü 8 yaşındayken yayınlanmış Amerika’lı çocuk kitapları yazarıdır. Yazarın 1966 yılında Hans Christian Andersen Ödülü adaylığı bulunmaktadır.

garth-williamsGarth Williams (16Nisan 1912 – 8 Mayıs 1996) unutulmaz çocukluk kitaplarının kahramanlarına hayat veren ödüllü ve tanınmış bir çizerdir. Resimlediği en bilindik kitapları arasında “Charlotte’s Web / Örümcek Ağı” ve “Stuart Little / Stuart Little’ın Maceraları” bulunmaktadır.
Sanatçının 3 ila 7 yaş arası çocuklara yönelik resimli kitabı “The Rabbits Wedding” yayımlandığı dönemde dikkatleri üzerine çekip ırkçılık açısından tartışmalara konu olmuştur.

Benek Tozu ve Diğer Müthiş Sırlar

benek-tozu-diger-muthis-sirlar Daha fazla Roald Dahl’a kim hayır diyebilir ki!
Hem kitapları hem de kitaplarından uyarlanan enfes filmleriyle büyük-küçük pek çok okurun sevgisini kazanan yazarın 100. doğum yılında “Benek Tozu ve Diğer Müthiş Sırlar” adlı kitabı bizlerle buluştu.
Okudukça insanın yüzüne bir gülümseme yayılan bu kitapta özellikle Roald Dahl’ın aylara göre tuttuğu notlar çok hoşuma gitti. Minik sırlar keşfedip Dünyanın bir numaralı hikâye anlatıcısı ile tekrar buluşmak çok keyifliydi ^^

Roald Dahl’ın birbirinden güzel kitaplarını okumaya doyamayanlar için yazarın hayatına ve kitaplarına dair pek çok eğlenceli ayrıntıyı barındıran bu kitap parlak kapağıyla gerçektende göz kamaştırıyor ;)

Yazarın hayatını merak edip okumak isteyenler için Can Çocuk Yayınları’ndan çıkan “Küçük Adam Büyürken” ve “Tek Başına” adlı iki otobiyografik kitap daha bulunuyor. roald-dahl-muthis-sirlar

“Herşeyden önemlisi, çevrenize hep parıltılı gözlerle bakın, çünkü en büyük gizemler akla ilk gelen yerlerde saklıdır. Sihre inanmayanlar onu asla bulamazlar.”

“Bu kitapta neler yok ki! Charlie’nin Çikolata Fabrikası’ndaki eksik bölüm, Roald’un dostu ve harika kitaplarının çizeri Quentin Blake’le tanışma fırsatı, Bay Wonka’nın çikolata fabrikasından nefis tarifler, Roald Dahl’dan iyi bir yazar olmanın sırları, Roald’un karnelerine göz atma şansı ve “Dünyanın Bir Numaralı Hikâye Anlatıcısı”yla ilgili çok ama çok daha fazlası… Bu müthiş lezzetli kitap olmadan Roald Dahl koleksiyonunuz tamamlanmış sayılmaz!”benek-tozu-roald-dahl

  • Benek Tozu ve Diğer Müthiş Sırlar
    Özgün Adı: Spotty Powder and other Splendiferous Secrets
    Yazar: Roald Dahl
    Resimleyen: Quentin Blake
    Çeviri: İpek Şoran
    Sayfa Sayısı: 122
    Yayınevi: Can Çocuk Yayınları

Roald Dahl_Roald Dahl, 1916’da Galler’in Llandaff kentinde doğdu. 1932’de İngiltere’nin tanınmış özel okullarından birini bitirdikten sonra, üniversiteye gitmek yerine Kanada’da, Newfoundland’e yapılan bir keşif yolculuğuna katıldı. II. Dünya Savaşı sırasında tanıştığı romancı C.S. Forester’ın özendirmesiyle, orduda çalıştığı yıllarda başından geçen olayları yazmaya başladı. İlk kitabı, Walt Disney için yazdığı, sonradan sinemaya da uyarlanan Gremlins oldu. Kuralları hiçe sayan, ama zekice yazılmış çocuk kitapları ve büyüklere yönelik korku öyküleriyle çok sevilen bir yazar olan Dahl, 1990’da Oxford’da hayata veda etti.

Bip Sokağı – Çörek Felaketi

bip-sokagi-corek-felaketi “Bip Sokağı – Çörek Felaketi” bir oturuşta okuyup bitirdiğim çok matrak ve çok keyifli bir kitaptı.
Yazarın esprili dilini sevdim. Kitaba hakim olan esprili anlatımın yanı sıra hikayeye eşlik eden komik kolaj resimler kitaba daha da bir eğlence katmış. Son sayfalarında konuyla alakalı minik etkinlikler bulunan kitabın arkasında 8-12 yaş ibaresi var ama bence biraz daha küçük çocuklara  uygun olur diye düşünüyorum. “Bip Sokağı – Çörek Felaketi” Bip Sokağı maceralarının ikinci kitabıymış, şimdilik dört kitaptan ikisi dilimize çevrilmiş.

Bip Sokağı’nda yaşayan Bobby Cobbler ve en iyi arkadaşı Imelda Small güzel bir yaz günü kötü bir haber alırlar. Giderek kötüleşen çörek satışları yüzünden Bobby’nin çörek fabrikasında müdür olan babası işsiz kalmak üzeredir. Ve Bobby’nin babasının işsiz kalması demek Bip Sokağı’ndan taşınmaları demektir. İşte bu taşınma fikri karşısında “Bobby’nin elindeki çörek pelte gibi tok bir ses çıkararak tabağa düşer.” Ama Bobby pes etmemeye kararlıdır, böylece mayalı çöreği insanlara yeniden sevdirip satışları arttıracak bir şeyler düşünmeye başlar. Sonuçta ortaya sevilen bir lezzete sahip yeni bir çörek için yarışma düzenleme fikri çıkar. Boby ve Imelda çörek yarışması için harıl harıl kendi tarifleri üzerinde çalıştıkları sırada BipSokağı’na -çocukları adeta bir film yıldızı gibi havalı- yeni bir aile taşınır. Bobby ve Imelda tam da gizli tariflerini tamamlayıp çok iyi bir ikili olduklarını düşünürken sokağa yeni taşınan çocuk en büyük felaketleri olacaktır.

Çörekleri fırından çıkarın… Büyük yarışma başlıyor!
Akıllı dedektiflerimiz Bobby ile Imelda, bu macerada çözmeleri gereken yeni bir soruna odaklanıyorlar. Olaylar Bobby’nin babasının yönettiği çörek fabrikası, en nefis çöreği pişirme telaşı ve taşınma kaygısı etrafında şekilleniyor. Kahramanlarımız tam sorunu çözmüşken, mahalleye güzel saçlarıyla Pompey taşınınca beklenmedik gelişmeler yaşanıyor. Artık her şey Bobby’nin yapacağı plana bağlı. Neler olduğunu öğrenmek mi istiyorsun? Bunun en iyi yolu kitabın içine bakmak!2016-01-24_152312

  • Bip Sokağı – Çörek Felaketi
    Özgün Adı: Pip Street A Crumpety Calamity
    Yazar: Jo Simmons
    Resimleyen: Steve Wells
    Çeviri : Gökçe Ateş Aytuğ
    Sayfa Sayısı: 160
    Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayıncılık

Serinin diğer kitabı: “Bip Sokağı – Pisi Pisili Bir Sır Perdesi”

Jo-Simmonshttp://www.joannasimmons.com
http://visitpipstreet.com
Blog: http://www.orbiting40.wordpress.com
Twitter: @joanna_simmons

İgi ve Ben Sürpriz Bebek

igi-ve-ben “İgi ve Ben” ne zamandır okumak isteyip de bir türlü fırsat bulamadığım dizilerden biriydi. Neyse ki bu ara kitaplığıma bir çeki düzen verme işine girip kendime yeni bir okuma listesi hazırlamam sayesinde İgi ve Ben’le tanışmış oldum. Dört kitaptan oluşan bu dizi, 9 yaşındaki Flo ve 6 yaşındaki İgi’nin yaşadıklarını bizlere keyifli bir biçimde aktarıyor. Aslında bütün olan biteni-ve tabii ki İgi’yi- büyük kız kardeş olan Flo’dan dinliyoruz. İgi ve Flo karakter olarak birbirlerinden farklı olsalar da evin içinde uyumlu kardeş ilişkisini sürdürmeyi başarıyorlar. İgi nin yaşadıkları ve düşündükleri, etrafında gelişen olaylar ve bu olaylara bakışı çok net ve keyifli bir şekilde anlatılıyor. İgi bu kitapta bebek konusuna fena halde takılmış durumda. En çok da minik bir kardeşi olsun istiyor. Yatıp kalkıp aklından bebek düşüncesini atamayan İgi’yi en sonunda harika bir sürpriz bekliyor. Bu arada elbette İgi başka maceralardan da eksik kalmıyor.  Açıkçası İgi’nin bazı durumlara gösterdiği afacan tepkileri ve çizimlere yansıyan şaşkın suratını ben çok sevdim :) Hatta kitabın çizimlerinde benim gibi evin küçüğü olan İgi’nin suratına bakıp geçmiş hayallere dalmak beni mutlu etti.

Hem tatlı hem inatçı İgi ve ablası Flo’nun aile çevresinde yaşadığı olaylar sıcacık ve çok hoş bir havaya sahip, eminim dizinin diğer kitapları da aynı şekildedir.
Benzerlerinden çok çok daha iyi olan büyük fontlu yazılara ve sevimli çizimlere sahip bu güzel kitabı küçük okurlara seve seve tavsiye ederim :)

“Ailemizin içinden, sıcacık bir hikâye!”

Evin en küçük çocuğu olmak vazgeçilmez ayrıcalıklar getirse de, sevimli kahramanımız İgi bundan pek hoşnut görünmüyor. Ona göre, kendinden yaşça küçük bir kız ya da erkek kardeşe sahip olamamak, HAKSIZLIK! Ve son zamanlarda bu konuyu fena halde kafasına takmış durumda. İgi resmen bebekleri düşünmekten kendini alamıyor.
-“Bebeklerin de dişleri var mıdır?”
-“Bütün bebekler ezilmiş muz sever mi?”
-“Bebekler neden yaşlılara benzer?”

“Bitmek tükenmek bilmeyen sorularıyla etrafındakileri köşeye sıkıştıran meraklı dostumuz İgi, sabah akşam “Lütfeeen, bir tane daha!!!” yakarışları yüzünden sonunda annesini bile canından bezdirmeyi başarıyor. Neyse ki İgi’nin aklını bu konudan uzaklaştırabilecek bazı serüvenler yaratan annesi sayesinde ev ahalisi biraz olsun rahat nefes alabiliyor İgi, ablası Flo ile yeni doğan kedicikler, yavru tavşanlar ve bir çiftlik dolusu hayvan eşliğinde maceradan maceraya koşarken, örgü örmeyi, hatta makarnadan portre yapmayı bile öğreniyor. Yine de en büyük sürpriz anneleriyle yirmi soruluk düşünme oyunu oynadıkları zaman ortaya çıkıyor… Okumayı yeni söken minikler dahil, birçok çocuğa keyifli okuma deneyimleri sunan “İgi ve Ben” serisi, İgi ve Ben-Sürpriz Bebek ile aile olmanın önemi, kardeş sevgisi, sorumluluk alma, büyümek gibi kavramlar üzerine eğilerek, eğlenceli ve adeta ailemizin içinden bir hikâye sunuyor.”

  • İgi ve Ben Sürpriz Bebekigi-ve-surpriz-bebek
    Özgün Adı: Iggy and Me and The New Baby
    Yazar: Jenny Valentine
    İllüstratör: Joe Berger
    Çevirmen: Tuna Alemdar
    Temalar: Aile bağları , Kardeş sevgisi , Mutluluk , Okul hayatı
    Yaş Grubu: 8+ yaş
    Sayfa Sayısı: 160
    Yayınevi: Tudem

jenny_valentineJenny Valentine,
Çocukken her iki yılda bir ev değiştirdi. Harikulade insanlarla tanıştığı doğal yiyecek dükkânında on beş yıl çalıştı. Aynı zamanda takı tasarımcısı ve öğretim görevlisi olarak da çalıştı. Goldsmith Üniversitesinde onu birazcık okumaktan bıktıran İngiliz Edebiyatı okudu.
2007 yılında The Guardian Çocuk Kurgu Ödülü kazandı.

Yazarın diğer kitapları: “İgi ve Ben” “İgi ve Ben Mutlu Yıllar” “İgi ve Ben Tatildeyiz”

Joe Berger,
Bristol’da büyümüş ve 1991 yılında Londra’ya taşınmadan önce bir sanat fonu kursuna katılmış. Halen bağımsız çizerlik yapan Berger, Guardian’da haftalık çizgi seride yardımcı yazar ve çizer olarak çalışmaya devam ediyor. İlk kitabı Bridget Fidget, Booktrust Early Years Ödülü’ne aday gösterildi.

İgi ve Ben için hazırlanan videoyu aşağıya ekledim, izlemenizi tavsiye ederim!