Tombiş Maskeli Baloya Katılmak İstemiyor

  Tombiş kitapların beşincisi bir süre önce Günışığı Kitaplığından çıktı! Bu seriyi öyle çok seviyorum ki…
Çocuk kitaplarında felsefe varsa hele ki kitaplarını sevdiğimiz usta bir yazar tarafından kullanılıyorsa insan okumaya doyamıyor ;)

Memo bir gün çınar ağacına asılmış çok ilginç bir ilana rastlar. Bir maskeli balo ilanıdır bu! Tabii Memo çok mutlu olur ve hemen arkadaşı Tombiş’in yanına koşar. Tombiş de ilanı görmüştür görmesine ama pek de mutlu olmamıştır. Maskeli baloya hangi maskeyle katılırsa katılsın herkes onu tanıyacağı için epeyce üzgündür. Üstelik Tombiş’in dert ettiği bir diğer şey ise kendini türlü kılıkla gizleyen arkadaşlarını ne olursa olsun hemen tanımasıdır. Bu şekilde maskeli baloya katılıp eğlenemeyeceğini düşüen Tombiş için Memo’nun haika bir planı vardır…

Yine eğlenceli ve kedili, çok çok güzel bir Behiç Ak kitabı okudum ve inanılmaz derecede mutluyum! <3

Seni maskenden tanıdım!
Mizah ustası Behiç Ak’ın yarattığı “Tombiş Kitaplar” dizisi beşinci kitaba ulaştı. Benim Bir Karışım’la başlayan, Bizim Tombiş Taştan Hiç Anlamıyor, Bizim Tombiş Fiyonk Makarnayı Çok Seviyor ve Ben Ne Zaman Doğdum?’la devam eden dizi, bu kez maskelerin ardına gizlenemeyen kişisel özelliklere işaret ediyor. Baloya katılmaya can atan Memo ve maskelerle derdi olan yakın arkadaşı Tombiş, çocukları, ayrıntıların farkına varmaya davet ediyor. Felsefe okumalarının kapısını aralayan “Tombiş Kitaplar”, hem renkli desenleriyle hem de yaratıcı okumalara davet eden öyküleriyle çocukları soru sormaya ve kendi öykülerini yaratmalarına esin kaynağı oluyor.
Konu Özeti:
Akşam balo düzenleneceğini duyan Memo, arkadaşı Tombiş’in yanına koşar. Öyle bir maske takacaktır ki, kimse onu tanıyamayacaktır! Oysa, arkadaşı üzgündür; Memo’nun önce onu ikna etmesi gerekir…

  • Tombiş Maskeli Baloya Katılmak İstemiyor
    Yazan ve Resimleyen: Behiç Ak
    Sayfa Sayısı: 48
    Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

Samsun’da doğan Behiç Ak, İstanbul’da mimarlık öğrenimi gördü. 1982’den bu yana Cumhuriyet gazetesinde çizdiği bant karikatürlerin yanı sıra tiyatro oyunu yazarlığıyla da tanındı. Karikatürleri yurtdışında sergilendi. Ayrılık ve Bina’nın yanı sıra Avrupa ülkelerinde sahnelenen Fay Hattı ve Tek Kişilik Şehir adlı oyunları geniş ilgi gördü. Belgesel film alanındaki çalışmasıyla ödül alan sanatçı, çocuk kitapları yazıp çizmeye yoğunlaştı. Toplumsal eleştiriye dayalı dizisi “Gülümseten Öyküler”le her yaştan okurun büyük ilgisini topladı. İlk yayımlandığı Japonya’da ödül kazanan renkli öykü kitabı Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı, Günışığı Kitaplığı tarafından özgün bir tasarımla yenilendi ve Çince’ye çevrildi (2014). Bilyeler gibi, ilgi gören resimli çocuk kitabı Gökdelene Giren Bulut da Günışığı Kitaplığı tarafından yenilendi (2017). Benim Bir Karışım, Ben Ne Zaman Doğdum? gibi, küçükler için felsefeye giriş niteliğindeki “Tombiş Kitaplar” dizisini sürdüren Behiç Ak, otuz yıllık karikatür birikiminden bir seçkiyi Karikatür Kitabı adı altında topladı. Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği! adlı çocuk romanı, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin (ÇGYD) 2013 Yılın Çocuk Romanı Ödülü’nü ve Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (ÇOGEM) 2014 Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Roman Ödülü’nü kazanan sanatçının son çocuk romanı, Çatıdaki Gezegen (2016).

Reklamlar

Öbürküler

Kapağına bakıp bakıp bir hayli meraklandığım “Öbürküler” Mahir Ünsal Eriş’in okuduğum ilk kitabı oldu.
Daha önce yazarın okurlar tarafından en sevilen kitabı sanırım “Dünya Bu Kadar” olmuş.  Bu kitabı sevdiğime göre artık diğerini de okuma listemize ekleyebilirim :)
M.K. Perker’in resimlemeleriyle renklenen kitapta yerlerinden yurtlarından kalkıp İstanbul’a gelip yerleşmek durumunda kalmış bir ailenin yeni taşındığı 57 numaralı evde yaşanan tuhaf olaylar ilgi çekici bir üslupla anlatılıyor.
Gerçekten de hem bir yandan hüzün taşırken hem de gülümsetmeyi başarıyor. Bir kere içine daldınız mı akıp giden bu güzel kitap benim epey hoşuma gitti! Kitap resimlemelerinin siyah-beyaz olacağını zannederken renkli çıkması beni çok şaşırtan şeylerden biriydi. Eğer benim gibi yazarla -hâlâ- tanışmayan varsa bu kitabını tavsiye ederim.

Öbürküler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykuları kaçıran, basamakları gıcırdata gıcırdata tırmanan, tel dolapları karıştıran misafirlerin romanı. Mahir Ünsal Eriş, 57 Numero’da gerçekleşen ürkütücü olayları anlatırken, bizi Menderes’in makadam yollarda sarsıla sarsıla giden otobüsünden indirip, asfaltta yaylanan damalı Impala’ya bindiriyor. Hasan Dağı’nı solumuza aldırıp, Haydarpaşa’da denizin laciverdiyle tanıştırıyor.
Öbürküler, bize 60’lı yılları, komşuluğu, darbeleri, göçleri, hevesleri, yolları; daha da çok, bir daha asla dönemeyen Ötekileri geri getiren, hem hüzünlü hem de gülümseten bir roman.
(Tanıtım bülteninden)

  • Öbürküler
    Yazar: Mahir Ünsal Eriş
    Resimlemeler: M.K. Perker
    Sayfa Sayısı: 136
    Yayınevi: Karakarga Yayınları

Tepe

Geçen sene sonunda 2018 için daha fazla çizgi roman okumayı hedeflemiştim. Ve bu seneye güzel bir çizgi romanla başladım, devamı da güzel geliyor…

Fırat Yaşa’nın yazıp çizdiği, Karakarga‘nın da yayımladığı “TEPE” çok ama çok güzel bir yerli çizgi roman. “TEPE” bize, insanlığın ilk dönemlerinde Göbeklitepe’de geçen eski -ve oldukça tanıdık– bir hikâye anlatıyor. Annesinin ölümünden sona kabilesinden ayrılıp tek başına takılmaya başlayan Rat ve kurban edilmek için kovalanan yavru ceyan Mur’un yolculuğu okuru bambaşka bir dünyaya taşıyor . ilk çağlarla ilgili bir şeyler okumayı zaten çok severim bir de söz konusu çizgi roman olunca keyfime diyecek yoktu doğrusu.

Kitabın çizimleri başlıbaşına bir harika zaten! Uzun uzun inceledim-inceleyeceğim… Çizimlerin özgünlüğü kitaba oldukça belirgin bir karakter kazandırırken konu akışında önümüze çıkan ufak ve önemli detaylar hikâyeyi sararak daha da bir güçlendirmiş. Kitabın en belirgin özelliği ise çizgi romanlarda görmeye alıştığımızın aksine öyle çok fazla yazı barındırmaması. Çizer hikâyesini anlatırken sözcülere ihtiyaç duymuyor, gerek de yok, her şey açık ve net. Müthiş olmuş!

Kitabın konusu, anlatımı, renkleri, özgün çizimleri, bütünü kaplayan o masalsı “atmosferi”, kısacası her şeyi muhteşem! İnsan eline alıp sayfalarını çevirmeye başlayınca bir türlü bırakmak istemiyor. Ben de kitabın içine gömülür gömülmez hayran oldum ve gizli kalmış bir hazine keşfetmişçesine büyük bir mutluluğa kapıldım. Umarım bu tip nitelikli yerli çalışmalara daha sık rastlarız…

Mezapotamya’da, Göbeklitepe’de 12 bin sene önce başlayan bir hikaye… Eskilerden bir ceylan ile yalnız bir adamın yolculuğu. Harikulade çizgi ve renklerle bezeli bir maya masalı. Tarihin bilinen ilk ve en büyük tapınağına, uygarlığın karanlık kıvılcımları çakıldığı zamana; insan türünün içindeki doymak bilmeyen delikten içeriye doğru süzülen mistik bir çizgi roman. “Senin zamanında değil… benim zamanımda da değil… İnsanın hayvanlıktan çıkmaya başladığı zamanda… Hayvanların zamanının sona ermeye başladığı zamanda… Yalnız, yaşlı ve taze dünyanın insan eliyle değişmeye başladığı zamanda… İnsanın içindeki deliğin açılmaya başladığı zamanda… Yalnız, yaşlı ve hala taze dünyada…”

Fırat Yaşa, 1977’de İstanbul’da doğdu. Beşiktaş-Çarşı’da anneannesiyle büyüdü. Mimarlık okudu. Okurken mimari büroda, reklam ajansında çalıştı; mizah dergilerinde renklendirme yaptı. Kemik dergisinde çizdi. İlk çizgi roman kitabı Çizgili Pijama’yı (2010) yazdı, çizdi, boyadı. Yiğit Değer Bengi’nin kısa öyküsü Avcı Nun’u (2013) uyarladı, çizdi, boyadı.

İda ve Mila Kuş Gibi

Hafize Çınar Güner’in ismini daha önce başka bir kitapla duymuştum, şimdi ise “İda ve Mila Kuş Gibi” adlı kitapla okuma fırsatı buldum.
İda ve Mila sahilde karşılaşıp arkadaş olan iki küçük çocuk. Mila bir hayal kuruyor, kuş olup uçma hayali. İda ise merak ediyor. Martılar, kargalar, kırlangıçlar… acaba Mila hangisi gibi olmak istiyor.
Bizim severek okuduğumuz İda ve Mila’nın hikayesini 2 yaş ve üzeri minik okurlar için Hafize Çınar Güner yazmış, Müjde Başkale resimlemiş. Sanırım İda ve Mila’nın devam kitapları da gelecek…

  • İda ve Mila Kuş Gibi
    Yazar: Hafize Çınar Güner
    Resimleyen: Müjde Başkale
    Yayınevi : Dinozor Çocuk

İda ve Mila iki yakın arkadaştır. Birbirleriyle oyuncaklarını, yiyeceklerini, giysilerini ve boyalarını ama en çok da hayallerini paylaşırlar.
Bu iki arkadaşın renkli ve çocuksu dünyasında bir geziye çıkıyoruz.
Bu gezide İda bize kuşları tanıtırken Mila da kulağımıza hayallerimizi fısıldıyor.
Hayata, doğaya, hayvanlara ve hayallere dair sımsıcak öyküler bu seride seni bekliyor!
İda ve Mila’ya eşlik edip, keşfe çıkmaya hazır mısın? Okumaya devam et