Kristina Digman ile Sanat Atölyesi

Bu haftanın başında katıldığımız etkinliklerden biri de Kumkurdu’nun çizeri Kristina Digman ile sanat atölyesiydi. Günler öncesinden etkinlik programında çocuklarla beraber yapılacak bu sanat atölyesini görünce öyle heyecanlandım ve mutlu oldum ki anlatamam -bu heyecanı ancak Kumkurdu kitaplarını okuyup bağrına basanlar bilir ;) Kumkurdu ile çizimlerine hayran olduğum çizer kalkıp Ankara’ya gelecek ben de heyecandan ölmeyeceğim-mümkün mü? Bir de atölyede kullanılacak doğal malzemeleri taa İsveç’ten toplayıp getirmiş ki dışarı her çıktığımda eve ceplerimde yaprak, dal vb. ile dolu dönen benim için bu malzemeleri incelemek tarifsiz bir mutluluk kaynağıydı. Kristina Digman ile buluşup güzel bir sanat etkinliği gerçekleştirmenin yanı sıra kendisinin yazıp resimlediği kitapları da inceleme fırsatı bulduk. Hakkında pek çok şey öğrendik, bol bol güldük ve çok eğlendik. Çok güzel bir gündü!

 

Reklamlar

Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali

Ankara’da 9-16 Kasım tarihleri arasında Çocuklar için harika bir festival düzenlendi. Öncesinde neymiş bir bakayım dedim ve içeriğine şöyle bir baktıktan sonra hiç vakit kaybetmeden bir program belirledim. Sürekli evire çevire incelediğim festival kitapçığının içinde ise şöyle yazıyordu “Düş kurmanın bile lüks olabildiği çocuk yaşamlarını, o yaşamlardan yansıyan çığlıkları, dertleri, umutları da görünür kılmayı kendimize görev edindik. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali’nde birlikte olmak dileğiyle…”. Biz de fırsatımız varken hem filmler hem de atölyeler ile dolu dolu olan bu festivali kaçırmak istemedik. Böylelikle Mete’yle beraber İsveç çocuk edebiyatı sergisini gezip çok merak ettiğimiz filmleri izledik. Çocuklara yönelik birbirinden güzel çeşitli filmler dublajlı ve altyazılı olarak belirli bir program dahilinde sunuldu. “İlk Festivaline Gelsene” diye çağrı yapan bu güzel organizasyonda Mete’de ilk festival filmini izlemiş oldu. Benim dikkatimi en çok çeken filmlerden bazıları şunlardı: Ma vie de Courgette/Kabakçığın Hayatı, Die Sennerin und ihr Sohn/Yaylacı Kadın ve Oğlu, The Last Norwegian Troll/Son Norveç Trolü, Emil und die Detektive/Emil ve Dedektifler.

Bizim izlediğimiz filmlerden biri de Pija Lindenbaum’un “Siv sover vilse” adlı kitabından uyarlanan “Siv Sleeps Astray/Siv’in Uykudaki Yolculuğu”ydu. Benim bu filmden isveç’te ilk gösterime girdiği zaman haberim olmuştu ve acaba bizim de bir gün izleme fırsatımız olur mu diye düşünmüştüm ki festival programında görünce çok çok sevindim. Ve tabii ki gözlerimi kırpmadan izledim :)

Bu arada Burada Çocuk Büyüyor adlı İsveç çocuk edebiyatı sergisini gezerken çok hoşumuza giden bir şeyle karşılaştık -türkçesi tam olarak nedir bilemiyorum- hani şu fotoğraf çekim panosu/face in hole-photo board denilen şeyden vardı, hem de Pippi Uzunçorap’lı! Hiç durur muyuz hemmen denedik ve Pippi Uzunçorap olarak kameralara mutlulukla gülümsedik :)

 

Kedimle Sohbetler

“Kedimle Sohbetler” adlı bu kitapta hayatı pek çok açıdan iyiye gitmeyen Sara ve konuşan bilge bir Habeş kedisi olan Sibila ile tanışıyoruz.

Sibila tam da Sara’nın zor zamanında karşısına çıkar. Adeta bir yaşam koçu gibi onun peşini bırakmaz ve hem desteği hem de verdiği öğütlerle yaşamında yeni kapılar açmasını sağlamak için onu eğitir. Sibila’nın, evine ve hayatına adım atmasıyla olağan dışı bir durumun içine düşen Sara ise bu bilgili kedi sayesinde pek çok değişim yaşar.

Ben bu kitabı daha çok hafif bir romantik komedi tadında bir roman sanarak başlamıştım ama bambaşka bir şey çıktı. Hayattaki farkındalığı arttırmak adına bir kedi ve sahibi arasındaki fantastik ilişkiyle başabaş sunulan dersler ve küçük öğretiler barındıran bir kitap. Daha önce bu tarz bir kitap okumamıştım. Benim için bir değişiklik oldu.

İki tür arasında gelişebilecek en köklü dostluklardan birinin kanıtıdır Kedimle Sohbetler. Zekice, duygusal, mizahi ve bilgece…

Sara Leon otuzlu yaşlarını doldurmak üzere olan mutsuz bir kadındır. Artık çok sevdiği işi de onu tatmin etmemektedir. Sevgilisiyle ilişkisinin kötüye gitmesi, ailesinin ekonomik kriz yüzünden yaşadığı maddi zorluklar derken Sara’nın hayatı bir anda değişir.
Genç kadın, hayatının berbat bir hal aldığını düşündüğü sırada Sibila ile tanışır – zarif, gizemli bir Habeş kedisi.
Sibila, Sara’yı ondan iyi tanımaktadır. Dahası; zekâ dolu bakışı, sıra dışı mizah anlayışı ve bilgeliğiyle biz insanları binlerce yıldır gözlemlemektedir.
Sibila, Sara’ya yaşamındaki güçlüklere göğüs germesi için yardım edecek, hayallerini yeniden inşa etmesi için ihtiyacı olan desteği ona sunacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

  • Kedimle Sohbetler
    Özgün Adı: Conversaciones con mi gata
    Yazan: Eduardo Jauregui
    Çevirmen: Hazal Gül
    Sayfa Sayısı: 320
    Yayınevi: Altın Kitaplar