Mumi Baba’nın Anıları

    Benim, Tove Jansson’ın pek şahane Mumileriyle tanışma şansı yakaladığım ilk kitap olan “Mumi Baba’nın Anıları” Mumi serisinin esasen 4. kitabıymış. Bir seriye hep ilk kitaptan başlamayı tercih etsem de bu kitabın konusu gereği olayların devamlılığına dair herhangi bir dezavantaj yaşanmıyor. Çünkü Mumi Baba bu kitapta gençliğine dönüyor ve o unutulmaz maceralarını tekrar yaşayarak bir bir paylaşıyor.
Mumi Baba çok çok hasta olduğu bir gün habire söylenip öfkelenirken Mumi Anne’nin aklına gelen parlak bir fikirle gençlik anılarını kaleme almaya karar verir. Çatıyı temizlerken bulunan büyük bir defter ve anı kalemi onun macera dolu değerli hayatını akıllara kazıması için yeterlidir. Mumi Baba işe elbette her şeyin en başından yani hayatının yetimhanede geçen ilk yıllarından başlar. Hem kahvaltılardan ve akşam yemeklerinden sonra yazdıklarını Mumi Anne ve çocuklara okuyacak, onları meraklandırıp keyifli vakit geçirmelerini sağlayacaktır…

Tove Jansson’un o harika dünyası öyle güzel öyle derin ayrıntılarla dolu ki insan okurken hayran olmadan duramıyor. Pek çok karakterle karşılaşıp yaşanan maceralar ile adeta Mumi Vadisine dev bir adım atıyoruz. İnsanın içini ısıtan o güzelim dünyaya balıklama dalmak için hiç de geç kalmış sayılmayız bence ;) Kitapları gerçekten pek çok dile çevrilip dünyanın her bir yanında hayranları bulunan Tove Jansson’un keşke daha çok kitabı dilimize çevrilse de kitap raflarımız Mumilerle şenlense! Türkçe olarak şimdilik Mumilerin 3 kitabı “Kuyruklu Yıldız Geliyor” “Büyücünün Şapkası” ve “Mumi Baba’nın Anıları” saklı kalmış birer hazine gibi raflarda onları okuyup yürekten sevecek şanslı okurları bekliyor.🖤

Buradan kitabın ilk 16 sayfasını inceleyebilirsiniz.

Mumi Vadisi’nin en geniş ailesi olan Mumi ailesi, bu kitapta geçmişe dönüyor ve anılarla hafızasını tazeliyor. Mumi Baba’nın yıllardır üzerinde çalıştığı anıları sonunda bitmiştir. Herkes merakla onun maceralarını dinler. Mumi Baba da anılarını evdekilere okudukça heyecanlanıyor, yaşadıklarını sanki bir bir tekrar yaşıyor. Küçük yaşta Kimsesiz Çocuklar Yurdu’ndan kaçması, ilk arkadaşını edinmesi ve artık hayatını bir serüvenci olarak devam ettirmeye karar vererek maceradan maceraya sürüklenmesi tanıdık geldi size, değil mi? Evet, Mumi evinde yaşayan herkes maceraya gözü kapalı atılmayı seviyor.

Mumi Baba, anı kalemini hokkanın içine koydu, kalkıp pencereye gitti. Mumi Vadisi sessizdi. Yalnızca bahçede hafif bir kuzey rüzgârı fısıldıyor, Mumiş’in ip merdiveni duvara çarpıp duruyordu.
“Şimdi de kaçabilirim” diye düşündü baba. “Bunun için fazla yaşlı değilim!”
Kendi kendine güldü. Bir bacağını pencereden dışarı sarkıttı, ip merdiveni kendisine doğru çekti.
“Merhaba baba” dedi yandaki pencereden Mumiş. “Ne yapıyorsun?”
“Jimnastik yapıyorum” dedi baba. “Çok faydalı! Bir basamak aşağı, iki basamak yukarı, bir aşağı, iki yukarı! Kas yapar!”

  • Mumi Baba’nın Anıları
    Özgün Adı: Muminpappans Memoarer
    Yazan ve Resimleyen: Tove Jansson
    Çeviri: Ali Arda
    Sayfa Sayısı: 192 Sayfa
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları/Dinozor Çocuk

Tove Jansson (1914-2001) Finlandiya İsveçlisi heykeltıraş bir babayla, İsveçli çizer bir annenin kızı olarak dünyaya gelmiştir. İki erkek kardeşi de sanatçı olan Tove’nin çocukluğu bohem bir burjuva çevrede geçmiştir. Yazlarını geçirdikleri Finlandiya Körfezi’ndeki takımadalar, Mumi kitaplarında resmettiği çevreye ilham vermiştir.

Her zaman sanatçı olmayı istemiş olan Tove, Stockholm, Helsinki ve Paris’te değişik sanat okullarında eğitim almıştır. Otuzlu ve kırklı yıllarda savaş yıllarındaki gündelik hayatı ve politikacıları hicveden karikatürleriyle ünlenmiştir.

1945 yılında yayımladığı ilk Mumi kitabı Küçük Troller ve Büyük Sel’de Garm dergisinde çizdiği figürlerden yararlanmıştır. Kendi deyimiyle ilk başta bir oyun olarak başlayan yazarlığı, daha ilk kitabından itibaren ciddiyet kazanmış, Kuyruklu Yıldız Geliyor’la devam eden Mumi serisi sekiz kitaba çıkmıştır. Bu serinin üçüncü kitabı Büyücünün Şapkası’yla büyük bir başarı sağlayarak ünlü çocuk kitapları yazarları arasına katılmıştır. Ellinin üzerinde dile çevrilen Mumi kitapları tiyatro, sinema ve operaya uyarlanmıştır.

Reklamlar

Andersen Masalları

Andersen Masalları sanırım ilk öğrendiğim masallardandı; Kibritçi Kız’a olağanüstü üzülürken Çirkin Ördek Yavrusu ve Kurşun Asker’i de pek severdim. Hatta kocaman resimlemelerini hâlâ anımsayabiliyorum.
Andersen Masalları’nı artık neredeyse ezbere bildiğimi düşünürken bu kitabı okuduğumda bazılarını unutmaya başladığımı, bir kısmını da berbat çevirilerden hatırladığım için birtakım ayrıntıları çok yanlış bir şekilde öğrendiğimi farkettim. Artık bu yeni kitabımız sayesinde uykudan önce birer masal ile Andersen’i yeniden anıyoruz ;) Mete’nin seçimi hep Kurşun Asker oluyor! -kime çekmiş acaba :P-
Bu arada Aysun Altındağ’ın renkli, minik ve sevimli çizimlerinin bu masallara farklı bir dokunuş kattığını da eklemek gerek.

Masallar başka bir dünyanın kapılarını aralamak, hayal gücünü geliştirmek ve hayatla ilgili bir mesaj almak için varlar. H. C. Andersen de kendi hayatından ve yaşadığı dönemden yola çıkarak yazdığı masallarda, hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap ediyor. Gerçekler ve hayaller; çocuklar, hayvanlar, periler ve cadılarla varlık buluyor. Andersen’in en bilinen masallarının toplandığı bu kitap, özgün çizimlerle masal geleneğini evinize taşıyor.

  • Andersen Masalları
    Özgün Adı: Märchen
    Yazan: Hans Christian Andersen
    Resimleyen: Aysun Altındağ
    Çevirmen: Zeynep Atayman
    Sayfa Sayısı: 224
    Yayınevi: Ayrıntı Yayınları-Dinozor Çocuk

 

Hans Christian Andersen, 1805’te Danimarka’da doğdu. 1819’da tiyatrocu olmak üzere Kopenhag’a gitti, 1828’de de Kopenhag Üniversitesi’ne girdi. Aynı yıl ilk önemli yapıtı sayılan Holmen Kanalından Amager Adasının Doğu Ucuna Bir Yürüyüş’ü yayımladı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere’ye geziler yaptı. Gezi yazıları, roman, oyunlar da yazan Andersen, asıl başarısını halk hikâyelerinden esinlenerek yazdığı masallarla kazandı. Masallarında gündelik dilin deyimlerini ve kalıplarını kullanarak döneminin yazarlarından farklılaşan Andersen, 1875’te Kopenhag’da hayata gözlerini yumdu.

Aysun Altındağ, 1980 yılında Bolu’da doğdu. İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2006 yılında Omlet İstanbul tasarım ofisini Meltem Maralcan ile beraber kurdu ve halen bu firmada kurucu ortak ve endüstri ürünleri tasarımcısı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye’nin önde gelen mobilya aksesuarları üreticileri, mimari aydınlatmacılar, mobilyacılar ve sağlık ürünleri gibi farklı endüstriyel ürün üreticilerinin bulunduğu sektörlerden firmalara dışarıdan tasarım desteği vermektedir. Yurtiçi ve yurtdışında bulunan birkaç müze mağazasına, kendi koleksiyonlarına özel tasarımları üreterek mağazaların ürün gamlarına katkıda bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların yanında kendini geliştirmek, markasını duyurmak ve çevresine de katkıda bulunabilmek için farklı etkinliklere de katılmaktadır. Atölye çalışması yürütücülükleri, farklı sergilere katılımlar ve yurtiçi ve yurtdışı fuar katılımları bu etkinlikler arasındadır.
https://www.instagram.com/aysun.altindag/