Burun

Domingo Yayınevi’nin Hepsi Sana Miras serisinin yeni kitabı, Gogol’ün “Burun” adlı eserini 8 yaş ve üzeri okurlar için yeni bir anlatımla sunuyor.
Okurlar tarafından pek sevilen Hepsi Sana Miras serisinin 9. kitabı olan “Burun”u anlatıcımız Andrea Camilleri, -kendininkiler ve başkalarınınkiler de dahil- bütün torunlara adamış ;)
Binbaşı Kovalev’in bir gün aniden firar eden burnunun o benzersiz hikâyesini okumak elbetteki pek keyifliydi. Bunun yanı sıra Andrea Camilleri’nin bir yandan hikâyeyi anlatırken bir yandan da araya serptiği açıklamalar ve ayrıntılar çok hoşuma gitti.
Neticede Andrea Camilleri, eserlerinde pek çok şeyi etkili ve derinden kulanan Gogol’ün epey heyecanlı ve uç bir şekilde kaleme aldığı yapıtını hakkıyla anlatmayı başarmış.
Bana göre kitaba renk katan Maja Celija’ya ait harika illüstrasyonlar da en az anlatımı kadar güzel olmuş. Genel olarak bakacak olursak bu güzel kitap, resimlemesi ve baskı kalitesiyle bir adım öne çıkıp resmen ben buradayım diyor :)
Gogol’ün bu unutulmaz eserini yeni bir anlatımla okumak benim için eşsiz bir deneyim oldu. Çok sevdim!

Sayın bayım, burada mesele son derece açık.
Siz… Siz benim burnumsunuz!

“Bu, bir burnun hikâyesidir; yasal sahibinin suratından yok olup sırra kadem basan ve bağımsız bir hayat sürmeye başlayan bir burnun hikâyesi.”

Binbaşı Kovalev’in burnu bir sabah berber İvan Yakovleviç’in ekmeğinin içinden çıkar. Şehirde müsteşar kılığında gezip tozan, pek çok söylentinin alıp yürümesine neden olan ve Binbaşı Kovalev’i hayli zor durumda bırakan bu burnun ilginç hikâyesidir bize anlatılan.

On kitaplık HEPSİ SANA MİRAS serisinin dokuzuncu kitabında
Nikolay V. Gogol’un eşsiz eseri Burun’u, Andrea Camilleri yeniden anlatıyor, Maja Celija resimliyor.

  • Burun (Hepsi Sana Miras) (Nikolay Vasilyeviç Gogol)
    Özgün Adı: La storia de Il Naso
    Anlatan: Andrea Camilleri
    Çevirmen: Kemal Atakay
    Sayfa Sayısı: 100
    Yayınevi: Domingo Yayınevi

Andrea Camilleri 1925’te Sicilya’da doğdu, ergenlik yıllarını İkinci Dünya Savaşı koşullarında geçirdi. Çeşitli alanlara yayılan kariyerine tiyatroda başlayıp televizyonda devam etti ve hep farklı görevler üstlendi. Her türden pek çok kitap yazdı fakat esas ününe yarattığı Montalbano karakteriyle kavuştu: Boğazına düşkün Sicilyalı bir komiser olan Montalbano, düşsel Vigata şehrinde yaşar, okumayı sever ve zaman zaman televizyona çıkar.

Nikolay V. Gogol Ukrayna asıllı Rus roman ve oyun yazarıdır. 1809-1852 yılları arasında yaşamıştır. En çok tanınan eseri Ölü Canlar, Palto ve Burun’dur.

Böcek Çocuk

“Böcek Çocuk” babasının bir anda ortadan kaybolmasıyla böceklerin dünyasına adım atan Darkus adlı bir çocuk hakkında yazılmış gayet keyifli ve temposu yüksek bir kitap. Üstelik kapağı da pek ilgi çekici!

Kitabı Darkus’un babası Bartholomew Cuttle’ın ortadan kaybolmasını çevreleyen gizem etrafında döndüren M.G. Leonard, bizi Darkus’un hikayesinin peşine takıp hızlı bir macera içine sürüklüyor. Kitap ilk başta yavaş ilerlese de konu oturunca okuru olayların içine dahil etmeyi başarıyor.

Kitabın birbirinden ilginç karakterlerle dolu olduğunu ve bu söz konusu karakterlerin dengesi de gayet iyi kurulduğunu da belitmeliyim. Vee benim kesinlikle en sevdiğim karakter Novak oldu. Yakında dilimize çevrilecek devam kitabı “Böcek Kraliçe”de kendisiyle daha da çok karşılaşmayı umuyorum.
İkinci kitabın isminden yola çıkarak Lucretia hakkında daha geniş bilgi edineceğiz gibi geliyor bana. Hikayenin nereye doğru gideceğini de gerçekten çok merak ediyorum.

Küçükken epey yakından inceleme fırsatı bulduğum karıncalar dışında pek de böceklere meraklı bir çocuk değildim ama bu kitabı okusaydım muhtemelen ilgi alanlarımdan biri olurdu.

Kocaman bir gergedan böceğinin dostu olmak  oldukça enteresan bir düşünce!
Ben de bir böceğin beni seçmesini isteseydim bu elbette ki bir uğurböceği olurdu :)

sf 13 “…Yetişkin hayatı son derece sıkıcı olabiliyor Darkus. Politika ve tavizlerle dolu bir hayat…”

Babası Bartholomew Cuttle’ın sıradan bir salı günü ortada hiç bir iz bırakmadan gizemli bir şekilde ortadan kayboluşu Darkus’u oldukça zora sokar. İlk başta yetimhaneye yerleştirilse de daha sonra bir  arkeolog olan Max amcasının yanına yerleşmek durumunda kalır. Tabi bir de yeni okula başlayacak ve okul zorbalarıyla da tanışacaktır. Ama sadece kötü şeyler oluyor sanmayın elbette güzel şeyler de olacak. Yeni arkadaşlar edinecek, babasını bulma yolunda güçlü adımlar atacak ve hatta Baxter adını verdiği özel bir böceği olacaktır.
Her zaman babasının geri döneceğine inanan Darkus amcasıyla beraber babasından bir iz bulmak üzere araştırma yapmaya başlar. Babasının onu bırakıp gitmeyeceğine emin olduğu için ilk yoğunlaştığı konu nasıl ve neden kaçırıldığı olur. Esasen bu olayın arkasında daha büyük bir şeyler olduğundan şüphelenen Darkus, pes etmeden inandığı şeyin peşinden gider ve karşısına yeni sorular çıkar; Komşularının evindeki böcekler de neyin nesidir? Lucretia Cutter neyin peşindedir ve böceklerle ne alakası vardır…

Kitabın Goodreads adresi burada —> https://www.goodreads.com/book/show/25582830-beetle-boy  daha ayrıntılı incelemek isterseniz de buraya bakabilirsiniz ;)

“Böcek çılgınlığı başlatabilir.” TIMES

“Yılın En İyi Çocuk-Gençlik Kitabı Seçkilerinde” Guardian, Publisher’s Weekly

Darkus tuhaf, çok tuhaf, hatta Max amcasından bile tuhaf yeni komşusunun pantolon paçasından kocaman bir böcek düşünce gözlerine inanamadı. Dev bir kınkanatlı ve galiba Darkus’a bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
Ama bir çocukla bir böcek nasıl dost olabilir ki? Peki bu böceğin, Darkus’un babasının ortadan kayboluşuyla ve tüyler ürpertici mücevherlere meraklı Lucretia Cutter’ın ortaya çıkışıyla ne ilgisi olabilir? Bir şey kesin: Darkus babasını bulmak için böceklerle işbirliği yapmak zorunda.

“Hayal gücü kanatlanmış… Harika bir kitap.”
Mr. Ripley’s Enchanted Books

“Etkileyici karakterlere sahip heyecanlı bir macera… Roald Dahl ve Lemony Snicket severler kaçırmamalı.”
Helen Boyle, WRD

  • Böcek Çocuk
    Özgün Adı: Beetle Boy
    Yazar: M. G. Leonard
    İllüstrasyonlar: Júlia Sardà
    Özgün Kapak Tasarımı: Helen Crawford-White
    Çevirmen: Cenk Pamay
    Sayfa Sayısı: 336
    Domingo Yayınevi

http://www.mgleonard.com/

http://mglnrd.tumblr.com/

MG Leonard kitap, şiir ve senaryo yazarıdır. İngiliz edebiyatında birinci sınıf onur derecesi ve Kings College London’dan Shakespeare Studies’de yüksek lisans derecesi bulunmaktadır. Dijital Prodüktör olarak çalışıp müzik endüstrisini terk ettikten sonra, hikayelerini yazmaya karar verdi. MG Leonard, kocası ve iki oğluyla Brighton’da yaşıyor.

aşağıdaki bu video ise kitabın kapağına bayıldığım için benim pek hoşuma gitti…

İnsan Vücudu Tiyatrosu

insan_vucudu_tiyatrosuMaris Wicks’in hem yazıp hem resimlediği “İnsan Vücudu Tiyatrosu” her yaştan bilim canavarlarının çok hoşuna gidecek acayip eğlenceli bir çizgi bilim kitabı.

Kitabın ilk sayfalarında bizi bir iskelet karşılıyor. İlk olarak kendini tanıtıp, bizi 11 perdelik özel bir gösteriye davet ediyor. Ve vücudu en küçük yapıtaşı olan hücrelerden başlayarak adım adım -perde perde- anlatmaya başlıyor.Biz de baştan sona kadar mizahla tatlandırılmış gerçekçi diyagramlara sahip renkli sayfalar arasında geziniyoruz.
Sırasıyla İskelet Sistemi, Sindirim Sistemi, Üreme Sistemi ve Bağışıklık Sistemi bu kitapta yer alan önemli başlıklardan sadece birkaçı. Fakat sadece bölüm isimlerine bakıp sıkıcı olacağını sanmayın. Biyoloji delisi bir eğitimci olan Maris Wicks’in baştan sonra kadar çok zekice tasarlayarak ortaya çıkarttığı bu kitap, esprili yaklaşımıyla biyoloji konularını eğlenceli, anlaşılır ve ilgi çekici hale getiriyor. ilk perdede karşımıza Okumaya devam et

Sevgili Bill

sevgili-bill-kapak

Bir süredir gözlerim uykudan kapanmadan önce açıp açıp baktığım çok güzel resimli bir kitabım var. Metni ve Resimlemeleri Alexandra Pichard‘a ait olan  “Sevgili Bill” adlı bu kitap Karınca Oskar ve Ahtapot Bill’in mektup arkadaşlığını öyle güzel anlatıyor ki.. insanın kağıdı kalemi eline alıp kitaptaki gibi güzel ve içten mektuplar yazıp posta kutusunu yoklayası geliyor.
Özellikle mektup ve kartpostal işini sevenlerin ayrı bir keyif alacağı bu harika kitapta Küçük Karınca Oskar ve Ahtapot Bill’in Eylül’den Temmuz’a kadar olan mektuplaşmaları yer alıyor.  Birbirinden tatlı mektuplardan oluşan Sevgili Bill’i okurken sanki onlardan biri benmişim gibi heyecanlanıp bir sonraki mektupta ne yazacağını epey merak ettim :)
Her ayrıntısı ayrı bir güzel olan kitapta yavaş yavaş birbirini tanıyıp aralarında sıcacık bir arkadaşlık geliştiren Oskar ve Bill’in mektuplarında bahsettikleri minik şeyleri gördüğümüz sayfanın hakkını yememek lazım zira kitaba olan beğenim o sayfada tavan yaptı :)
Bu kitabın bir diğer güzel özelliği de MEB’in tavsiye ettiği el yazısı tipinin kullanılmış olması. Gerçekten iyi düşünülerek özenle hazırlanmış bu kitabın -yazarın kitaba sevgisini kattığını da mutlaka söylemem gerek-  çizimlerine, renk paletine ve konusuna tek kelimeyle ba-yıl-dım! Herkese keyifli okumalar ;)


“Sevgili Bill,
Mektubun için teşekkür ederim. Sanırım seninle iyi anlaşacağız çünkü ben de masa tenisi oynamayı ve çizgi film izlemeyi seviyorum. Öğretmenim diyor ki, tüm sınıf sene sonuna kadar iyi notlar alırsak sizin okulunuzu ziyarete gelecekmişiz. Böylece seninle tanışırız.
Sen gerçekten mavi misin? Ne kadar şanslısın! Bense küçük ve griyim. Altı ayağım var. Kardeşin var mı? Oyun hamurlarını sever misin? Kendine iyi bak,Oskar”

Ahtapot Bill ile Karınca Oskar arasındaki mektup arkadaşlığını konu alan Sevgili Bill, ilköğretim müfredatında bulunan mektuplaşma konusunu farklılıklara rağmen arkadaş olabilme ana temasıyla anlatan eğlenceli bir kitap. Fransa’nın önemli çizerlerinden Alexandra Pichard tarafından yazılan ve resimlendirilen Sevgili Bill’in Türkçe baskısında MEB’in tavsiye ettiği el yazısı tipi kullanıldı.
(Tanıtım Bülteninden)

sevgili-bill-4

 

 

 

 

 

  • Sevgili Bill
    Özgün Adı: Cher Bill
    Yazan ve Resimleyen: Alexandra Pichard
    Çeviri: Hevdan Sönmez
    Sayfa Sayısı: 40
    Yayınevi: Domingo Yayınevi

alexandra_pichard

 

http://alexandrapichard.com/