İnci Küpeli Kız

Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in İnci Küpeli Kız’ı ne kadar bakarsam bakayım bıkmadan uzun uzun incelemeyi en çok sevdiğim sanat eserlerinden biri. Doğal olarak ilgimi çeken bu güzel resim hakkında yazılmış bir kitabı da okumazsam ölürdüm :)

Nihayetinde kitaplığımda gördükçe mutlu olduğum bu güzel kitap beni bambaşka bir dünyaya götürdü. Kitapta tam da beklediğim gibi resmedilen kadının kimliğine dair büyük bir gizem barındıran ünlü yapıt harika bir kurguyla işlenmiş. Bunun yanı sıra her karakterin tek tek özenle ele alınışı ve okuru daha ilk sayfalardan yakalayan anlatımı kitabı güçlü kılan özelliklerden biri diye düşünüyorum. Griet’in ailesinden mecburi bir şekilde ayrılarak hizmetçi olarak gittiği ressamın evinde yaşadığı süreç çok etkileyiciydi. Kitapta sadece tablonun yapılışını değil öncesi ve sonrasını da okura sunan Tracy Chevalier sevdiğim yazarlar arasında yerini garantiledi ;) Ayrıca son sayfalarda ressam Vermeer’in diğer sanat eserlerinin renkli resimlerine de yer verilmesi hoş olmuş. Her yönüyle okuduğum en büyülü kitaplardan biri olan “İnci Küpeli Kız”ı ben çok sevdim! Okumayı düşünen ya da okuyacak güzel bir kitap arayan herkese severek tavsiye ederim. Aynı zamanda bu kitaptan uyarlanan “Girl With a Pearl Earring/İnci Küpeli Kız” filmini de kitaptan sonra izleyin derim.

Dünyanın en sevilen portrelerinden biri olan ve ‘Hollanda’nın Mona Lisa’sı olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer’in ‘İnci Küpeli Kız’ adlı portresi, büyük bir gizem taşımaktadır. Portredeki model kimdi ve neden resmi yapıldı? Bize bakarken aklından neler geçiyor? O iri gözleri ve esrarlı gülümsemesi masum mu yoksa baştan çıkarıcı mı? Ve neden inci bir küpe takıyor?
Tracy Chevalier’nin, sanatsal bakış açısı ve duygusal uyanış üzerine kurduğu ‘ışık’ dolu bu romanda, tarih ve kurmaca kusursuz bir biçimde bir araya geliyor. On altı yaşındaki Griet’in gözünden, 1960’lı yılların Hollandası, Vermeer’in en ünlü resimlerinden birine ilham veren geçn kadının düşlerle dolu portresiyle, baş döndürücü bir biçimde canlanıyor.

https://www.goodreads.com/book/show/2865.Girl_with_a_Pearl_Earring

  • İnci Küpeli Kız
    Özgün Adı: Girl With a Pearl Earring
    Yazar: Tracy Chevalier
    Çevirmen: Gökçen Ezber
    Sayfa Sayısı: 248
    Yayınevi: Bilge Kültür Sanat

tracy_chevalier

Tracy Chevalier, 19 Ekim 1962’de ABD’nin Washington eyâletinde doğmuştur. Yazdığı tarihi romanlarla dünyaca üne kavuşmuş olan Tracy, 1984’den beri oğlu ve eşiyle beraber Londra’da yaşamaktadır.

http://www.tchevalier.com/
https://www.instagram.com/tracychevalierwriter/
https://www.goodreads.com/author/show/1973.Tracy_Chevalier

Nisan Şenliği

Lindsey Davis’e ait “Flavia Albia” serisinin ilk kitabı “Nisan Şenliği” bir süredir hakkını vererek okumayı beklediğim kitaplardan biriydi ve nihayet bulduğum ilk fırsatta okuyup bitirdim-oley-.
Nerede ilginç bir polisiye görsem gözlerim parlar ve heyecandan yerimde duramam -ki bu kitabıda ilk çıktığında görmüş ve sabırsızlıktan ölüp bitmiştim :) -antik yunan var, bir kadın dedektif var, eğlenceli bir üslup var daha ne olsun-
Şöyle bir düşününce epeydir güzel bir polisiye okumadığımı farkettim. Bu tip gizemli kitaplara bayılan bir okur olarak “Nisan Şenliği” karşılaştığım en güzel tarihi polisiye kitaplardan biriydi diyebilirim. Alfa Yayınları 5 kitaplık Flavia Albia serisinin ilk iki kitabını hızla dilimize çevirmesi de büyük mutluluk doğrusu.
Şimdi Flavia Albia’yı okuyunca doğal olarak Marcus Didius Falco kitaplarını da merakettim doğrusu. Bir ara Falco serisinin üç kitabı çevrilmiş ama  yarım kalmış.  Lindsey Davis gibi eğlenceli bir yazar ve Flavia Albia gibi dikkat çeken bir karakterle tanıştığım için mutluyum. Bilgi toplayıcımızın diğer maceralarını merak etmeden duramıyorum ;)

Lindsey Davis, kullandığı keskin alaycı diliyle her hali her tavrıyla kendine has belirteçleri olan Flavia Albia gibi sıra dışı bir dedektif karakter ortaya çıkarmış. Böylece erkek egemen bir dünyada bilgi toplayıcı bir kadın olarak var olmaya çalışan Flavia Albia üzerinden kadınların sesini yerinde ve dozunda kullanarak dengeyi tutturmayı başarmış. Bunların yanı sıra keyifli diyaloglar ile eski Roma hayatının ayrıntıları ve canlılığı da gayet güzel kullanılmış.

Yirmilerinde genç bir dul olan Flavia Albia, eski Roma’da suçları araştıran bir bilgi toplayıcı olarak çalışmaktadır.
Bilgi toplayıcı babasının izinden giden, geçmişini asla unutmadan yaşayan,  zamanını geçirdiği belli başlı yerlere takılarak geçiren, köhne dairesinde sanatsal dokunuşlara önem veren azimli bilgi toplayıcı Flavia Albia, aynı zamanda bir hayvanseverdir. Nisan’ın başında küçük bir çocuğun ölümündeki ihmali araştırmak için işe alınır fakat müvekkili ani ve şüpheli bir şekilde hayatını kaybeder. Flavia Albia’nın karşısına çıkan bu ilk şüpheli durum, bir dizi ani ölümlerin başlangıcı olacaktır…

Marcus Didius Falco ve Helena Justina’nın kızları Flavia Falco, İmparatorluk Roma’sında bilgi toplayıcı olarak çalışmaktadır. Ve babasının sadece eski mesleğini değil, Çeşme Meydanındaki sefil pansiyonu da devralmıştır. İşini enerji, kararlılık ve geleneksel Falco şansıyla yapagelmektedir. Ölümcül bir kazayı araştırmak için tutulmuşken, kendisini mümkün en kötü müşterilerden birinin çektiği bataklıkta bulur. Ne var ki müşterisi birden “şüpheli koşullar” altında ölür. Ama şimdi de Albia ve soruşturması katilin dikkatini çekmiştir ve ölüm hiç olmadığı yakındır.

“Flavia cin fikirli babasına yakışan bir halef olduğunu kanıtlıyor ve her zamanki gibi bütün heyecan dalgasının altında, Davis’in tarih bilgisi sağlam bir biçimde akıyor.”
–The Independent

“Davis kadim Roma’ya öyle ustalıkla hayat veriyor ki, Flavia da en az babası Falco kadar yaşayacak.”
–Publishers Weekly

“Davis bir kez daha cana yakın karakterleri zengin dönem ayrıntılarıyla öyle harmanlıyor ki, keyif almamanız imkânsız.”
–Booklist

https://www.goodreads.com/series/95742-flavia-albia-mystery

https://www.goodreads.com/book/show/16045096-the-ides-of-april

  • Nisan Şenliği
    Özgün Adı: The Ides of April
    Yazan: Lindsey Davis
    Çevirmen: Ayşen Anadol
    Sayfa Sayısı: 140
    Yayınevi: Alfa Yayınları

Lindsey Davis, 1949 yılında Birmingham’da doğdu,Oxford Üniversitesi’nde (Lady Margaret Hall) İngiliz edebiyatı diplomasını aldıktan sonra memur oldu. 13 yıldan sonra memuriyetinden ayrılmış ve 1985’te düzenlenen Georgette Heyer Tarihi Roman Ödülü için roman yazmaya karar vermiş ve böylece yazarlık kariyerine adım atmıştır. Bilinen en ünlü kitapları antik Roma’da geçen Didius Falco’nun tarihsel suç romanlarıdır.

Yıldız Gemisi

“Yıldız Gemisi” bir süre önce yazarı tanımak için merakla başlayıp kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Genç-Yetişkin türündeki bu kitap yazarın başka dünyalar sevdasının bir ürünü olarak dilimize çevrilen ikinci serisiymiş. İlk seri -Alianated- pek beğenilmiş olacak ki ikinciye de sıra gelmiş. Genel olarak bakıldığında sonu tahmin edilebilir gibi dursa da yazar okurları şaşırtacak şeyleri eksik etmemiş. Özellikle Banshee’deki yan karakterler benim ilgimi çekti. Onların hikayelerini sevdim ve daha fazla olsa hayır demezdim :)

Yıldızlara yolculuğun Okumaya devam et

Duygusal Beyin – Bağırsak

duygusal_beyin_bagirsakDaha önce Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul adını hiç duymamıştım, geçenlerde başka bir kitap ararken kapağıyla epeyce dikkatimi çeken “Duygusal Beyin – Bağırsak” adlı bu kitapla karşılaşmış ve yazar hakkında az çok bilgi edinme fırsatı bulmuş oldum. Arka kapağında “Bu kitap daha mutlu, daha genç, daha dinamik ve daha sağlıklı bir hayat isteyenlere.” diye yazan kitap, tam da olması gerektiği gibi “neden böyle bir kitap, niçin ikinci beyin?” diyerek başlıyor.
Kitabın asıl amacı ise ilerleyen sayfalarda “…bağırsaklardan kaynaklanan çoklu hastalıkları anlatmak ve bunlar ile baş etmenize rehberlik etmektir.” diyerek açıklanmış.

Hüseyin Nazlıkul, okurları ikinci beyin olarak adlandırdığı Okumaya devam et

Love Star

love-star Çok ama çok sevdiğim kitaplara kaçmak beni mutlu eden şeylerden biri. Ve bu ara tekrar kaçmak için seçtiğim kitabm da “Love Star”oldu. İzlanda’lı yazar ve aktivist Andri Snær Magnason’un yazdığı “Love Star” okuduğum en ilginç ve şaşırtıcı kitaplardan biriydi. Beni şaşırtan kitapları seviyorum hele ki bu kitap bir distopya ise karşıma neler çıkacak diye meraktan içim içimi kemirerek okumaya bayılıyorum. Büyük bir beklentiyle okumaya başladığım “Love Star”da beni hayal kırıklığına uğratmayarak -hatta kendine hayran bırakarak- en sevdiğim kitaplar arasında çoktan yerini aldı. Gerek yazarın kullandığı dil gerekse konunun işleniş tarzı özgün ve bir o kadar da keyifliydi. Tabii İzlanda’ya olan ilgim sebebiyle daha da bi severek okuduğumu da inkar edecek değilim :)

Bir bitki yakında öleceğini hissettiğinde tüm gücünü toplayıp küçük bir tohumda bir araya getirir ve solmadan kısa bir süre önce ortaya çıkarır onu. Böylece ödükten sonra da yaşamaya devam edeceği umudu doğar.”

İndiridi ve Sigridur… onların çağında herşey çok faklıdır, aşklar bile… Okumaya devam et

Komik Bir Hikâye

komik-bir-hikaye-ned-vizzini
“Kendinizi öldürmek isterken konuşmak öyle zor ki” diye başlayan bu harika kitap ne kadar da haklı olduğunun sinyalini okurlarına daha ilk satırlardan vermeyi rahatlıkla başarıyor. Craig’in kabul edildiği lisede işler pek de olması gerektiği gibi gitmemektedir. Her açıdan yetersizlik ve aşırı yüklenen gelecek kaygısıyla dolup kendini kocaman bir depresyonun ortasında yapayalnız bulduğunda Brooklyn Köprüsü’nden atlamayı bile düşünür. Bir süre  ilaç kullanıp tedaviyi denesede gittikçe dibe vurur ve en sonunda kendisini en yakın hastanenin yetişkin psikiyatri servisinde bulur. İşte buradan sonra da Okumaya devam et