Kocaman Kalpli

Bir süre önce Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Kocaman Kalpli” babasının kaybının ardından küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatan duygu yüklü naif bir kitap. Jo Hoestlandt’ın tatlı tatlı anlattığı küçük Louis’nin öyküsü insanı bir anda sarmalayıp derinden etkilemeyi başarıyor.
Thomas Baas’a ait güzel resimlemelere sahip olan bu kitapta kendisi küçük ama kalbi kocaman bir dev ile tanışıyoruz. Louis adlı bu küçük oğlan bataklıkta babasıyla beraber cambaz ayaklıkları kullanarak çobanlık yapmaktadır. Küçük oğlanın hep aynı şekilde süregiden yaşantısı bir gün babasının ani kaybıyla değişime uğrar. Oysa Louis, o zamana kadar hayatının hep aynı şekilde babasıyla sevdiği topraklarda koyun otlatarak geçeceğini sanmıştır.
Bu sarsıcı değişimden bir süre sonra Louis ve annesi uzun zamandır yaşadıkları bataklığı bırakıp büyük şehire taşınırlar. Louis, kökten değişen yaşantılarına uyum sağlama çabası içindeyken yan daireye taşınan komşular sayesinde yepyeni bir heyecan yaşamaya başlar.

Çok ödüllü Fransız yazar Jo Hoestlandt, Türkçe’ye kazandırılan son romanında, çocuksu duyguların, kuşların, yaprak hışırtılarının dilinden konuşuyor. Ölüm gibi, anlatılması zor bir konuyu bile şiirsel üslubu ve incelikli gözlem gücü sayesinde, çocukların duygu dünyalarını zedelemeyecek zarafette işleyen yazar, yaşamı yüceltiyor ve umudu elden bırakmıyor. Zengin dil kullanımı ve temalarıyla da dikkati çeken roman, doğanın kusursuz uyumunu ve döngüsünü hatırlatıyor. Başarılı illüstratör Thomas Baas’ın siyah-beyaz desenleriyle bezeli kitap, deneyimli çevirmen Azade Aslan’ın yetkin Türkçe’siyle her yaştan okuru etkileyecek güçte.

Louis’nin yaşamı, cambaz ayaklıklarının tepesinde, gökyüzüne yakın ilerlemekteydi. Hayran olduğu babasıyla birlikte, her sabah koyunları otlatmaya giderlerdi ve bu, Louis’yi en mutlu eden şeydi. Ama bir anda öyle şeyler oldu ki, annesiyle birlikte büyük kente taşınmak zorunda kaldılar. Artık, cambaz ayaklıklarının tepesinde değildi. Üstelik, sevdiklerinden de uzaktaydı. Louis, kent yaşamına ayak uydurabilecek, kendini yeniden gökyüzüne yakın hissedebilecek miydi?.. (Tanıtım Bülteninden)

Jo Hoestlandt,
1948 yılında Paris’in batısındaki banliyö şehri Rueil-Malmaison’da doğdu. 1969-1972 arasında, Paris’te edebiyat eğitimi aldı. Üç yıl edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra kendini tamamen yazmaya adadı ve çocuklar için yazma-çizme atölyeleri de düzenledi. Çocuklarla konuşulamayacak hiçbir konu olmadığına, yalnızca kelime ve cümleleri doğru seçmek gerektiğine inanan Hoestlandt, çocuk edebiyatına yüzün üzerinde eser kazandırdı. La Grande peur sous les étoiles (Yıldızlar Altında Büyük Korku, 1993) adlı resimli kitabıyla Bologna Ragazzi Ödülü’ne değer görüldü. Türkçe’ye çevrilen son çocuk romanı Kocaman Kalpli (2017; Géant, 2014) olan yazar, Paris’te yaşıyor.

Thomas Baas, 1975 yılında Strasbourg’ta doğdu. Dekoratif Sananatlar’dan mezun olan Baas, illüstratörlüğün yanı sıra poster çalışmaları da yapmaktadır. Birçok yayınevi için resimlemeler yapan sanatçı, Paris’te yaşıyor.

Çok Evin Yok Kedisi

Geçenlerde güzel ve bol güneşli bir günümü neşelendiren çok tatlı bir kitapla karşılaştım. Göknil Genç’in yazıp Mert Tugen’in resimlediği “Çok Evin Yok Kedisi” adlı bu kitap nevi şahsına münhasır bir kediyi ve patisinin izini bıraktığı insanların öyküsünü anlatıyor.

Kedili kitapları zaten pek severim hele ki böylesine eğlenceli ve ilginç olanına rastladıysam hayatta kaçırmam doğrusu ;) Çağdaş Türk Çocuk Edebiyatı’nda bu derece keyifle okunan bir kitapla karşılaştığım için de çok mutluyum. Göknil Genç ne iyi etmiş de yazmış. Okurken Gümüş’ün yaptıklarına hem şaşırdım hem de çok güldüm kısacası çok severek okudum 🖤

Günlerini çocuklara yünden oyuncaklar yaparak geçiren emekli Güliz Hanım, uzun zamandır tek başına yaşamaktadır. Yalnızlığını paylaşmak için de evine alıp sahipleneceği bir kedi istemektedir. Ama öyle sıradan değil de dillere destan güzelliğe sahip özel bir kedi olsun diye diretmektedir. Bir gün limanda  karşısına çıkıveren gri bir kedi, bakışlarıyla hemencecik dikkatini çeker. Aradığı kedinin o olduğuna inanan Güliz Hanım, kediyi kucakladığı gibi eve getirir. Ne zamandır arayıp hayalini kurduğu kediye nihayet kavuşmuş ve ona Gümüş ismini vermiştir. İşte her şey böyle başlar… Zamanla boynuna bir tasma bile taktırmayan Gümüş, gerçekten de özel bir kedi çıkar. Farklı insanları farklı yaşamları birleştirip pek çok hikayeye dokunan Gümüş’ün adı günler geçtikçe serüvenleriyle anılır olur.

Bir cumartesi günü, kalabalığı yeni dağılan limanda karşılaştılar. Güliz Hanım onu görür görmez anlamıştı, aylardır hayalini kurduğu kedi tam karşısındaydı! Gümüş adını verdiği bu asilzadenin arkadaşlığıyla geçecek günlerin mutluluğu yansıyordu yüzüne. Derken, bir gün Gümüş sokağı tanıdı. Bu, beklenmedik karşılaşmaların başlangıcıydı…

Öyküleri ve biyografik romanlarıyla sevilen yazar Göknil Genç, hayatına tanıklık ettiği bir kediden yola çıktığı romanında, farklı insanları ortak bir öyküde buluşturuyor. (Tanıtım Bülteninden)

İstanbul’da doğan Göknil Genç, 1989’da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda başladığı viyola eğitimini 1999’da tamamladı. Mezun olduğu yıl katıldığı Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’ndaki görevini 2012’ye dek sürdürdü. Almanya’da başlayan yüksek lisans eğitimini MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nda tamamladıktan sonra, aynı konservatuvarda öğretim görevlisi olarak viyola eğitmenliğine başladı. 1997’den bu yana yurt içi ve yurt dışında resital, oda müziği ve orkestra konserleri vermeyi sürdürüyor. Edebiyata küçük yaşta, gazeteci-yazar olan dedesi sayesinde adım atan Genç, ilkokul yıllarından itibaren yazdığı çeşitli hikâyeler, denemeler ve kısa oyunların ardından, ilk biyografik romanı Sihirli Mozart’la yazın yaşamına başladı. Aynı kitaptan oyunlaştırdığı Mozart Küçük Dâhi: Gençlik Müzikali, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin 2013-2014 sezonunda sahnelendi. Klasik müzik bestecilerinin yaşamlarını konu alan biyografik romanlarının dışında ilk okuma kitapları da yazan Genç, konserler vermeye ve MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’ndaki viyola eğitmenliğine devam ediyor. Kızı Yaz’la İstanbul’da yaşayan yazar, farklı yaş grupları için yeni öyküler, romanlar kaleme alıyor. Bach Yürürken, Böcek Orkestrasının Muhteşem Sınıfı 1, Böcek Orkestrasının Muhteşem Sınıfı 2, Böcek Orkestrasının Muhteşem Turnesi, Chopin: Küle Dönüşen Kalp, Değirmenci İle Baykuş, Emekli Vagon, Küçük Kırmızı Düğme, Sihirli Mozart adlı kitapları Can Çocuk Yayınları’ndan çıktı.

 

KEPLER62 Davetiye

Kuzey edebiyatına ait harika bir macera serisi olan “Kepler62” dilimize çevrilmeye başlandı. “Kepler62” serisinin ilk kitabı “Davetiye”de birbirinin tam tersi olan Ari ve Joni adlı iki kardeş’in Kepler62 adlı oyunu oynamalarıyla başlayan serüvenine ortak oluyoruz.

Playstation 10’un eski püskü sayıldığı distopik bir dünyada geçen bu kitabı video oyunlarına olan sonsuz ilgim nedeniyle de daha bir meraklanarak ve keyif alarak okudum. Zaten kitabın haklarının  satın alındığını öğreniğimden beri çıkacağı günü dört gözle bekliyordum. Kuzey edebiyatı söz konusu olunca karşımda iyi bir kitap bulacağımı biliyordum ama beklentimin  üstünde olacağını tahmin etmemiştim.
Kitabın -bana göre- en ilginç özelliği biri Finli diğeri Norveçli iki çok sevilen yazar tarafından ortaklaşa yazılması. Bjorn Sortland zaten uzun zaman önce Türk okurlara macera türünde kendini kanıtlayan bir yazar, Timo Parvela’nın ise yakın zamanda sevilen kitapları dilimize çevrilmişti. Hal böyle olunca rahatlıkla sevilen iki kuzeyli yazar bir araya gelmiş ortaya sürükleyici ve ilgi çekici bir macera çıkmış diyebilirim.

Bu güzel kitabın resimlemelerini ise Angry Birds’ün çizeri Pasi Pitkänen yapmış. Olayların heyecanını hakkıyla yansıtmayı başaran harika çizgiromanımsı resimlemelerinin yanı sıra kitabın sonundaki Kepler62 Ekibi çizimine de bayıldım demeden geçemeyeceğim.Beni her yönüyle mutlu eden bu kitabı çok sevdim <3 Hazır yeri gelmişken “Kepler62” serisinin toplam 6 kitap olmasını planladıklarını da eklemeliyim. Bu anlamda kitabın sonunda bazı noktalar aydınlansa da devam kitaplarında cevaplanmak üzere karşımıza yeni soru işaretleri de çıkıyor. Ari ve Joni neler yapacak nelerle karşılaşacaklar çok merak ediyor ve devamını sabırsızlıkla bekliyorum ;)  “Kepler62″nin Kanepeye yayılıp harika bir maceranın içine atlamak isteyen her yaştan macera severin hoşuna gideceğine eminim :)

Dikkat ettiyseniz Can Çocuk bazı dizilerinde klasik beyaz kapak yerine böyle güzel ve ilgi çekici kapaklar kullanmaya başladı ve bence çok da güzel oldu. Keşke kitabın kapağı biraz daha kalın olsaydı…

Herkes Dünya’nın en iyi ve bir o kadar da zor olan oyunu “Kepler62″nin peşindedir. Meyve ve ekmeğin bile lüks sayıldığı bu dünyada öyle kolay kolay sahip olunamayan oyunu oynamak için ya satın almak -dolayısıyla çok zengin olmak- yada bulmak gerekmektedir. Başlarında anne ve baba olmadan yaşayan Ari ve Joni de oyunu ele geçirmeye çalışırken bir anda oyunu oynama fırsatı bulurlar. Kitaptaki ilk kırılma noktası da bundan sonra yaşanır.

Hükümet politikası gereği çocukların yalnız yaşamalarına izin verilmez. Bu nedenle çok geçmeden gri takım elbiseli adamlar yalnız yaşadıklarını farkettikleri Joni ve Ari’nin peşine düşer. Böylece bu adamlar sayesinde kardeşlerin uzun zamandır nerede olduğunu bilmedikleri anneleri eve dönmüş her şey düzene girmiş görünmektedir. Ama Ari’ye göre bu işte bir gariplik vardır…
Bir şekilde her şey yolundaymış gibi görünse de içlerine yerleşip her daim kendisini hissettiren tedirginlik çocukları rahat bırakmaz. Kimsenin sonunu görmeyi başaramadığı “Kepler62” oyununun dünyanın kaynakları yavaş yavaş tükendiği için yeni yaşam yerleri araştırmak amacıyla düzenlenen keşif seferiyle bir alakası olduğunu düşünürler. Ne olduğunu tam olarak çözemedikleri oyunu bir kez daha açıp oynamaya karar verirler ve ikinci kırılma noktası burada yaşanır. Artık hayatlarının en önemli ve en zor kararını vermeleri gerekmektedir…

“Oyun. Kepler62. Ari gözlerine inanamıyordu. Paketi elinde evirdi çevirdi, dünyanın en nadide camından yapılmış gibi özenle tutuyordu. Henüz kimsenin elde edemediği oyunu bizzat ellerinde
tutuyordu. Hakkında inanılmaz söylentilerin döndüğü şu oyun. Kimileri gizli bir seviyesinin olduğunu söylüyordu; son bölümden sonra ulaşılan gizli bir seviye. Daha da akıl almaz bir söylentiyse oyunu tamamlayanlara bir davetiye gönderildiği hakkındaydı.
Ama nasıl bir davetiyeydi? Kime gönderiliyordu? Ne anlama geliyordu? Bunları kimse bilmiyordu.“

Kepler62 İle Yepyeni Bir Uzay Macerası Başlıyor! Ari ve erkek kardeşi Joni, popüler video oyunu Kepler62’nin peşinde. Bir söylentiye göre, bu aşırı zor oyunun bütün bölümlerini tamamlayabilen çocuklar uzaya giderek, yaşamı desteklemesi olası bir gezegeni araştırmaya hak kazanıyor. Peki bu söylenti gerçek mi? Yoksa Kepler62 yalnızca bir oyundan mı ibaret? Peki ya Dünya Hükümeti’nin tamamen başka planları varsa? Hikâyenin bir parçası olun ve bu heyecanlı maceraya siz de katılın!

  • Kepler62 Davetiye
    Kitabın Özgün Adı: Kepler62 Kirja yksi: Kutsu
    Yazarlar: Bjorn Sortland, Timo Parvela
    Çeviren: Ebru Tüzel
    Resimleyen: Pasi Pitkänen
    Sayfa Sayısı: 120
    Yayınevi: Can Çocuk Yayınları

Timo Parvela,
Finlandiya’nın en sevilen çocuk kitapları yazarı. Birçok kitabı sahneye ve televizyona uyarlandı. Ultra popüler Ella serisi dünya çapında ün kazandı, beyazperdeye aktarıldı. Parvela’nın kitapları edebiyat eleştirmenleri tarafından da çok sevildi. Kitapları hâlâ çoksatar listelerinin başlarında yer almakta. Timo Parvela Finlandiya’nın en önemli çocuk ve gençlik edebiyatı ödüllerine değer görüldü, kitapları yirmi dile çevrildi.

Björn Sortland,
Çocuk ve gençlik kitapları alanlarında eserler veren ödüllü Norveçli yazarın kitapları yirmiden fazla dile çevrildi. Sortland kaleme aldığı “Moment of Honesty” ile 2005 yılında Almanya’nın en prestijli çocuk edebiyatı ödüllerinden Deutscher Jugendliteraturpreis’a değer görüldü. Björn Sortland’ın Sanat Serüvenleri dizisi dilimize de çevrildi.

Cédric : Kanepedeki Parazit

İlk olarak çizgi filmiyle tanıyıp çok çok sevdiğimiz ve hatta adeta aileden biri saydığımız Cédric’in çizgi romandan uyarlandığını ve bu çizgi romanların da dilimize çevrilip yayımlanmaya başlandığını öğrendiğimde inanılmaz derecede mutlu oldum. -Cédric’i tanıyıp da böylesine süper bir habere kim mutlu olmaz ki!-
Cédric’in ilk çıkan kitaplarından sonra Alfa Yayınları okurları bekletmeyerek seri halinde diğer kitaplarını da yayımlamaya başladı. Şimdiye kadar 12 kitabı yayımlandı ve Okumaya devam et