Gece ile Gündüz

   Bu aralar Mete ile beraber daha önceden okuyup pek sevdiğimiz kitapları dönüp dönüp tekrar okuyoruz. Bu kitaplardan biri de 4 kitaplık”Gece ile Gündüz” serisi. Biz Meteyle beraber bir şeyler okurken artık bir de bize katılan Bilge var. O da Gece ve Gündüz’ü minik parmaklarıyla gösterip seslerini çıkartmaya çalışıyor, sayfaları kafasına göre çeviriyor, habire bir şeyler anlatıyor… O hallerine gel de gülme :)

Seri boyunca, ellerinden kitaplarını düşürmeyen, kırmızı çitli şirin mi şirin mavi evlerineden mis gibi lezzetlerin eksik olmadığı Gece ile Gündüz adlı bu sevimli ikilinin yaşadığı maceraları okuyoruz. “Zamansız Pişen Kurabiyeler” adlı ilk kitapta çeşit çeşit kurabiyeler pişiren Gündüz’ün yaşadığı bir soruna en yakın arkadaşı Gece’nin çare oluşunu okuyup çok sevmiştik. Örnek alınası tatlı ikilinin maceraları ardı ardına çıkan 3 kitapla daha devam etti. Sima Özkan’ın yazıp Mert Tugen’in resimlediği hepsi birbirinden güzel bu kitaplarda kurabiyeler, mektup arkadaşlığı, vapurlar ve daha pek çok tatlı detayla karşılaşmak çok mutluluk verici. Mete de kitapların sonunda yer alan minik oyunlara bayılıyor.

Serinin diğer kitapları: “Kaç Saat Kaç” “Kuşlara Uzanan Dallar” “Pudra Şekeri Yağmuru”

Burgazada’da, bahçesinde kiraz ağaçları, pencerelerinin önünde mis gibi karanfilleriyle, kapısında “Gece ve Gündüz’ün Köşkü” yazan masmavi bir ev; içinde de Gece ile Gündüz… Gece, yıldızsız bir gecedeki gökyüzü kadar siyah bir köpek; Gündüz ise güneş ışığında parlayan tüyleriyle kumral bir kedi…
Aynı evi, aynı mutfağı, aynı çiçekleri, aynı ağaçları ve adanın tüm güzelliklerini paylaşan bu iki yakın arkadaştan Gündüz’ün zamanla ilgili bir sorunu var, Gece’ninse basit bir çözümü.

  • Gece ile Gündüz Zamansız Pişen Kurabiyeler
    Yazan: Sima Özkan
    Resimleyen: Mert Tugen
    Sayfa Sayısı: 40
    Yayınevi: Final Kültür Sanat

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı.
Çeşitli yayınevleri için özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı, dergilerde makaleleri yayınlandı. Halen yazarlığa ve çevirmenliğe devam eden Sima Özkan, bir anaokulunda İngilizce öğretmenliği yapmıştır. Üstelik kendisi dünyada bulunabilecek en özel ve güzel arkadaşlardan biridir.

Reklamlar

Öbürküler

Kapağına bakıp bakıp bir hayli meraklandığım “Öbürküler” Mahir Ünsal Eriş’in okuduğum ilk kitabı oldu.
Daha önce yazarın okurlar tarafından en sevilen kitabı sanırım “Dünya Bu Kadar” olmuş.  Bu kitabı sevdiğime göre artık diğerini de okuma listemize ekleyebilirim :)
M.K. Perker’in resimlemeleriyle renklenen kitapta yerlerinden yurtlarından kalkıp İstanbul’a gelip yerleşmek durumunda kalmış bir ailenin yeni taşındığı 57 numaralı evde yaşanan tuhaf olaylar ilgi çekici bir üslupla anlatılıyor.
Gerçekten de hem bir yandan hüzün taşırken hem de gülümsetmeyi başarıyor. Bir kere içine daldınız mı akıp giden bu güzel kitap benim epey hoşuma gitti! Kitap resimlemelerinin siyah-beyaz olacağını zannederken renkli çıkması beni çok şaşırtan şeylerden biriydi. Eğer benim gibi yazarla -hâlâ- tanışmayan varsa bu kitabını tavsiye ederim.

Öbürküler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykuları kaçıran, basamakları gıcırdata gıcırdata tırmanan, tel dolapları karıştıran misafirlerin romanı. Mahir Ünsal Eriş, 57 Numero’da gerçekleşen ürkütücü olayları anlatırken, bizi Menderes’in makadam yollarda sarsıla sarsıla giden otobüsünden indirip, asfaltta yaylanan damalı Impala’ya bindiriyor. Hasan Dağı’nı solumuza aldırıp, Haydarpaşa’da denizin laciverdiyle tanıştırıyor.
Öbürküler, bize 60’lı yılları, komşuluğu, darbeleri, göçleri, hevesleri, yolları; daha da çok, bir daha asla dönemeyen Ötekileri geri getiren, hem hüzünlü hem de gülümseten bir roman.
(Tanıtım bülteninden)

  • Öbürküler
    Yazar: Mahir Ünsal Eriş
    Resimlemeler: M.K. Perker
    Sayfa Sayısı: 136
    Yayınevi: Karakarga Yayınları

Tepe

Geçen sene sonunda 2018 için daha fazla çizgi roman okumayı hedeflemiştim. Ve bu seneye güzel bir çizgi romanla başladım, devamı da güzel geliyor…

Fırat Yaşa’nın yazıp çizdiği, Karakarga‘nın da yayımladığı “TEPE” çok ama çok güzel bir yerli çizgi roman. “TEPE” bize, insanlığın ilk dönemlerinde Göbeklitepe’de geçen eski -ve oldukça tanıdık– bir hikâye anlatıyor. Annesinin ölümünden sona kabilesinden ayrılıp tek başına takılmaya başlayan Rat ve kurban edilmek için kovalanan yavru ceyan Mur’un yolculuğu okuru bambaşka bir dünyaya taşıyor . ilk çağlarla ilgili bir şeyler okumayı zaten çok severim bir de söz konusu çizgi roman olunca keyfime diyecek yoktu doğrusu.

Kitabın çizimleri başlıbaşına bir harika zaten! Uzun uzun inceledim-inceleyeceğim… Çizimlerin özgünlüğü kitaba oldukça belirgin bir karakter kazandırırken konu akışında önümüze çıkan ufak ve önemli detaylar hikâyeyi sararak daha da bir güçlendirmiş. Kitabın en belirgin özelliği ise çizgi romanlarda görmeye alıştığımızın aksine öyle çok fazla yazı barındırmaması. Çizer hikâyesini anlatırken sözcülere ihtiyaç duymuyor, gerek de yok, her şey açık ve net. Müthiş olmuş!

Kitabın konusu, anlatımı, renkleri, özgün çizimleri, bütünü kaplayan o masalsı “atmosferi”, kısacası her şeyi muhteşem! İnsan eline alıp sayfalarını çevirmeye başlayınca bir türlü bırakmak istemiyor. Ben de kitabın içine gömülür gömülmez hayran oldum ve gizli kalmış bir hazine keşfetmişçesine büyük bir mutluluğa kapıldım. Umarım bu tip nitelikli yerli çalışmalara daha sık rastlarız…

Mezapotamya’da, Göbeklitepe’de 12 bin sene önce başlayan bir hikaye… Eskilerden bir ceylan ile yalnız bir adamın yolculuğu. Harikulade çizgi ve renklerle bezeli bir maya masalı. Tarihin bilinen ilk ve en büyük tapınağına, uygarlığın karanlık kıvılcımları çakıldığı zamana; insan türünün içindeki doymak bilmeyen delikten içeriye doğru süzülen mistik bir çizgi roman. “Senin zamanında değil… benim zamanımda da değil… İnsanın hayvanlıktan çıkmaya başladığı zamanda… Hayvanların zamanının sona ermeye başladığı zamanda… Yalnız, yaşlı ve taze dünyanın insan eliyle değişmeye başladığı zamanda… İnsanın içindeki deliğin açılmaya başladığı zamanda… Yalnız, yaşlı ve hala taze dünyada…”

Fırat Yaşa, 1977’de İstanbul’da doğdu. Beşiktaş-Çarşı’da anneannesiyle büyüdü. Mimarlık okudu. Okurken mimari büroda, reklam ajansında çalıştı; mizah dergilerinde renklendirme yaptı. Kemik dergisinde çizdi. İlk çizgi roman kitabı Çizgili Pijama’yı (2010) yazdı, çizdi, boyadı. Yiğit Değer Bengi’nin kısa öyküsü Avcı Nun’u (2013) uyarladı, çizdi, boyadı.

(Zeyno Kitapları Dizisi) Eyvah, Babam Şiir Yazıyor! – Annemle Uzayda

Daha önce öykü kitapların okuyup sevdiğim, ödüllü yazar Ahmet Büke bu sefer çocuklar için kitap yazmış. Kızı Zeynep’e ithaf ettiği “Zeyno Kitapları Dizisi” toplumsal roller konusunda alıştığımızdan çok farklı bir aile tablosu çizen 2 kitaptan oluşuyor. Hani bazı kitaplar vardır ilk bakışta her şey iyi güzelken okuyunca bi türlü ısınamazsınız.  İşte bu kitaplarda bana öyle oldu. İyi işlenirse parlayacak bir konuyu birazcık zorlama bir hale sokan kitapları okurken keyif alamıyorun, napayım…  Kitaplar ilk çıktığında çocuklar artık Ahmet Büke’nin kalemiyle erken yaşlarda tanışabilecekler diye sevinmiştim. Belki de büyük bir bekleti içine girdim, bilemiyorum. Bir de ilk başta Ahmet Büke’nin çocuk kitabı yazmasına değil de Sedat Girgin’in resimlediği dizide babanın yazara tıpatıp benzemesine şaşırdım. Zeyno Kitapları bu özelliğiyle bile ‘ben bir Ahmet Büke kitabıyım’ diyor resmen.

Bir üzüm salkımının taneleri; Zeyno, babası ve annesi. Zeyno’nun babası evde nefis pastalar hazırlayan, üstüne baklalı enginar pişirmekle kalmayıp gürültücü kargalardan şikayet edenler için şiir yazan komik bir adam. Zeyno’nun annesi ise uzayda.. pilotluktan astronotluğa geçiş yapmış görev peşinde koşan bir anne. Ve kitapta okuyacaklarımız da bu üzüm tanelerinin dünyası.

  • Eyvah, Babam Şiir Yazıyor!
    Annemle Uzayda
    (Zeyno Kitapları Dizisi)
    Yazan: Ahmet Büke
    Resimleyen: Sedat Girgin
    Sayfa Sayısı: 36
    Yayınevi: Günışığı Kitaplığı

Uzaya da gitsen şiir peşinden gelir!

Ödüllü öykücü Ahmet Büke, “Zeyno Kitapları”yla ilk kez çocukların dilinden konuşuyor. Okuma serüvenine yeni başlayan küçükler için sevgi dolu bir aile hikâyesi anlatıyor. Dizinin bu ilk kitabı okurunu, şiirlerden gökyüzüne uzanan, sıcacık bir maceraya davet ediyor. Usta sanatçı Sedat Girgin’in desenleriyle bezeli Zeyno Kitapları, herkese ilham verecek.
Konu Özeti

Zeyno, mutlu bir çocuktur. Annesi Sevinç, uzaybilimcidir. Babası Ahmet’se, belediyenin şikâyet masasında çalışmaktadır; ayrıca, evde de “ünlü” bir şairdir! Anne uzun bir yolculuğa çıkınca, baba kız birlikte yine çok eğlenirler. Ama babası bir gün öyle ilginç bir fikirle çıkagelir ki, Zeyno bir sürü şiir dinlemek zorunda kalır…

Sait Faik Hikâye Armağanı ve Oğuz Atay Öykü Ödülü gibi önemli ödüllerin sahibi Ahmet Büke, ilk kez çocukların dilinden konuşuyor. “Zeyno Kitapları” dizisinin bu ikinci macerasında, eğlence ve heyecanın dozu artıyor, aile içindeki alışılmış roller değişiyor. Usta sanatçı Sedat Girgin’in desenleriyle bezeli bu renkli kitaplar, küçük büyük birlikte okumak için birebir.
Konu Özeti

Zeyno’nun günleri, uzaya gidip gelen annesi Sevinç’e heyecanlanmak ve ev işlerini beceremeyen babası Ahmet’e gülmekle geçmektedir. Bir gün babası, işinden ayrıldığını, artık kâğıthelvacıda çalışacağını söyler. Kâğıthelvaların paketlerine şiirler yazıp satışı artırmayı hayal etmektedir! Annesiyse, Zeyno’nun ayaklarını yerden kesecek bir sürprizle çıkagelir!..

 

Ahmet Büke, 1970’te Manisa’da doğdu. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu. 2008’de Alnı Mavide (2008) kitabıyla Oğuz Atay Öykü Ödülü’nü, 2011’de Kumru’nun Gördüğü (2010) ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Öykü kitaplarıyla dikkati çeken yazarın ON8 Blog’da tefrika etmeye başladığı öyküleri, Mevzumuz Derin (ON8, 2013) adıyla bir ilk romana dönüştü ve aynı yıl Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin (ÇGYD) 2013 Yılın Gençlik Romanı Ödülü’nü kazandı. Aynı blogda “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi” adlı köşesinde her hafta paylaştığı öyküleriyse, Dünya Kitap 2015 Yılın Telif Kitabı Ödülü’ne değer görülen İnsan Kendine de İyi Gelir (ON8, 2015) ile Gizli Sevenler Cemiyeti (ON8, 2016) adlı kitaplarda toplandı. Eyvah, Babam Şiir Yazıyor ! ve Annemle Uzayda  adlı resimli “Zeyno Kitapları”nda (2017) ilk kez çocuklara öyküler anlatan Büke, eşi ve kızı Zeynep’le birlikte İzmir’de yaşıyor.